Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

emelkoca

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

2,651 entry 576 konu 364 puan
08.05.2024 18:20 son işlem tarihi takip etme takip et

astral seyahat

Üst entry, Aklıma, gözlerinin ardında (behind her eyes) netflix dizisini getirdi. Astral seyahatin tuzağına düşen, hem de aynı kişi tarafından, masum iki kadının hikayesi, hoş kadınlardan biri çok da masum olmayabilir. Yine de bunu haketmemişti. 6 bölümlük, minicik bir dizi. Çok spoiler vermeyeyim ama herşeyin düğümü, bu astral seyahatle çözülüyor. Dön, dolaş, gel ancak bedenine gireme, senden önce başkası girsin, mazallah kimseye vermesin dedirten bir durum. En iyisi hiç çıkmamak, ucunda gidip de dönememek var. Şakası bir yana, Zaten böylesi ancak dizi-filmlerde olur, ben bu astral seyahat denen olayı gerçeklikle pek bağdaşlaştıramıyorum.

08.05.2024 18:20
  1. selvi boylum al yazmalım

    Cemşit it de hata yapmış olsa da affedilmeyi ve mutlu olmayı hakeden(!) ilyas, sırf çocuğun öz babası diye aslan parçası öyle mi?

    Ne olmuş ki yolda görüp vurulduğu asya'yı kaçırıp köhne bir eve sokup, resmi nikah kıyma zahmetine bile girmeden çocuk dünyaya getirmiş, üstüne azıcık aile olmanın sorumluluğu yüklendi diye hemen gözü dışardaki kadınlara kaymış ve evde çocuk hasta mı, kadının karnı aç mı tok mu diye düşünmemiş, kafası estiği gibi evi terk etmiş, ne yani kadın da bu kadarcık şeye hemen yollara düşüp kendine sığınacak liman mı aramış değil mi? Ahh Asya hanım, İlyas efendinin, yok pardon yanına kaçtığı kadının insafını bekleyip, çıkmaz ayın son perşembesine kadar, kırıp dizini evinde bekleyememiş mi? Velev ki bekledi, ilyas beyfendi evine döndü, bugün sarı saçlı kadın için yuvasını terk eden, yarın kızıl saçlı için, kumral için yine terk etmeyecek midir? Herşey unutulup, mutlu mesut hayatlarına devam ettiler düşüncesi ancak masallarda olur.

    Kendi nezdimde ne ilyas ne cemşit, kadının çocuğu ile birlikte kendi ayakları üstünde durduğu, kimsenin çatısı altında kalmaya muhtaç olmadığı, kendine yetebildiği yol tercih edilmelidir.

     
  2. ben bilmem eşim bilir

    Bazen ben bilmem, eşim bilir; bazen eşim bilmez, ben bilirim. Bu durum bilinecek konunun ne olduğuna göre değişir. Bazen her ikimizin de bilgi sahibi olduğu konular olur; ki bu en güzeli. Son olarak her ikimizin bilmediği durumlar olabilir. Şöyle ki; Üç gün önce, misafirlik için geldiğimiz adana'da eşim bir sebepten dolayı aracı, otoyolun kenarına çekip, dışarı çıkıp, lastikleri kontrol etme ihtiyacı hissetti. Sonra içeri girip arabayı çalıştırmaya çalıştı ancak ne direksiyon dönüyor ne de kontak çalışıyor. Kaldık öyle. Aracın arkası da akrabalarla dolu. Fikir yürütüyoruz, neden olduğu ve nasıl çözüleceği hakkında, çare etmiyor. eşim bagajda duran aracın kullanma kılavuzunu inceliyor, bir tık da stresleniyor, ikimizin de şoförlüğü olduğu hâlde daha önce hiç böyle bir sorunla karşılaşmamıştık. sadece ikimiz olsak bu denli gerilmezdik, bir de gezmeye çıktığımız misafirler olunca stres katsayımız daha da yükseldi. Artık kaldık böyle yol kenarında, yetkili servisi mi arasak, aracı mı çektirsek diye söylenirken, "dur bir google a sorayım" dedim. "Direksiyon kilitlendi, kontak çalışmıyor" diye sihirli kelimeleri yazdığımda, karşıma ilk çıkan 2 dakikalık videoda, direksiyonu sallayarak kontağı çalıştırmak gerektiği söylenince o dakikada sorun çözüldü. Gerçekten basit de olsa, zor da olsa bir şeyi bilmenin ne kadar önemli olduğunu o ân bir kez daha anlamış olduk. Yol boyunca en azından artık direksiyon kilitlendiğinde ikimiz de ne yapacağımızı biliyoruz tesellisi ile yolumuza mutlu mesut devam ettik. (Bu arada bu tarz kriz anlarında çözüm yollarının yüzde 90'ını genelde hep ben bulurum, gülücük)

     
  3. Acemi sözlük yazarlarına yardımcı olup koruyup kollama el kitapç
     
    (Bkz: ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz)
  4. dik dik bakan insanlar

    Okuduğunu anlamaktan âciz misiniz? Nasihat etmedim bu bir. Olgunluğum hakkında fikir belirtmek size düşmez bu iki. Bana gösterdiğiniz şu tepkiyi size dik dik bakanlara gösterseniz, "ne bakıyorsun dik dik" diye hesap sorsanız bu başlığa gerek bile kalmazdı bu da üç. Kaldı ki yanlışı kollamış falan da değilim. sadece bu tarz gözleri ile insanı delen insanları kâile almadığımı ifade etmeye çalıştım, bakan bakar, o onun ayıbı dedim. Kollamak bunun neresinde? Valla artık birinin başlığına yazmaktan korkar olduk, agresiflik diz boyu.

     
    (Bkz: sözlükten soğutan şeyler)
  5. dik dik bakan insanlar

    Siz onlara bakmazsanız onların da size baktığını görmezsiniz. Şahsen tanımadığım kimseye 3 sn den fazla bakmam ve bu nedenle de tanımadığım insanların bana kaç derecelik açıyla, ne kadar süredir baktığıyla da ilgilenmem, böylece bu kişi/kişiler neden bana bakıyor diye de kafa yormam. Boş vakti bol olan insanlar, beynini yoracak işi olmayanlar için yapılabilecek bir eylem olabileceğini düşümüyorum. Bakıp da neyi görecek, neyi çözecek orası da işin trajikomik tarafı.