1 2 3 4 5 6 7 8

med-czr

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

2,851 entry 431 konu 50 puan
05.02.2020 11:37 son işlem tarihi takip etme takip et

med-czr'in geri dönmesi

Fakirin Mânâ âlemlerinde bir vakit bicare ruhunu gezdirip gelmesi olayı.

Uzun zamandir buralarda olmadığımız elhak doğrudur.

Ümmetin içinde bulunduğu başıboşluk ve nemelazımcılık bir kader olmadığı gibi, keder vesilesi de olmasın diyerekten sahnelere, sübhanallah, siz değerli dostların arasına dönmüş bulunmaktan şeref duyarım efendim.

Bu arada yeri gelmişken (siz gelmiş kabul edin) rümuzumun "mehdi" kısaltması olduğunu da buradan duyurmak isterim. Ama siz yine de benden duymuş olmayın. Mehdiler yahud mehdî adayları ben mehdiyim demezler çünkü. Ortaya bırakırlar, nasibi olan alır. Kıps.

Selam ve dua ile...

01.02.2020 16:35
  1. 23 sentlik askere dair

    "kuzey atlantik paktı'ndan (nato) en ucuz askeri türkiye'den temin ediyoruz. bir türk askerinin günlük masrafı sadece 23 cent."

    bu sözler kore savaşı'nın devam ettiği bir zamanda, dönemin amerikan dış işleri bakanı john foster dulles'a ait.

    nato'ya girebilmek için mehmetçiği taa kuzey kore'ye yollayan dönemin sağcı ve amerikancı demokrat parti iktidarından bu söze karşılık çıt bile çıkmıyor. menderes, bayar, zorlu, sus pus... yalnız haberi gazetede okuduktan sonra en büyük silahı olan kalemine sarılarak küstah amerikalıya karşı aşağıdaki nefis şiiri yazan nazım hikmet'in sesi duyuluyor. vatan haini derler kendisine, utanmadan... vatanı amerikalıya peşkeş çekenlerin çocukları, mr. dulles'in uşakları, utanmadan hain derler ona. her neyse, buyurunuz:

    -23 sentlik askere dair-

    mister dulles,

    sizden saklamak olmaz,

    hayat pahalı biraz bizim memlekette.

    mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,

    koyun eti,

    ankara'da 23 sente,

    yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,

    elli santim kefen bezi yahut,

    yahut da bir aylığına

    yirmi yaşlarında bir tane insan

    erkek,

    ağzı burnu, eli ayağı yerinde,

    üniforması, otomatiği üzerinde,

    yani öldürmeye, öldürülmeye hazır;

    belki tavşan gibi korkak,

    belki toprak gibi akıllı,

    belki gençlik gibi cesur,

    belki su gibi kurnaz,

    (her kaba uymak meselesi)

    belki ömründe ilk defa denizi görecek,

    belki ava meraklı, belki sevdalıdır.

    yahut da aynı hesapla mister dulles,

    (tanesi 23 sentten yani)

    satarlar size bu askerlerin otuzbeşini birden

    istanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,

    seksen beş onda altısını yahut,

    bir çift ıskarpin parasına.

    yalnız bir mesele var mister dulles,

    herhalde bunu sizden gizlediler.

    size yirmi üç sente sattıkları asker,

    mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,

    mevcuttu otomatiksiz filan,

    mevcuttu sadece insan olarak,

    mevcuttu,

    tuhafınıza gidicek,

    mevcuttu

    hem de çoktan mı çoktan

    daha sizin devletin adı bile konmadan.

    mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,

    mesela mister dulles,

    yeller eserken yerinde sizin new york'un,

    kurşun kubbeler kurdu o,

    gökkubbe gibi yüksek,

    haşmetli, derin.

    elinde bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.

    halı dokur gibi yonttu mermeri

    ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına

    ebem kuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.

    dahası var dulles,

    sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz

    zulüm gibi,

    hürriyet gibi,

    kardeşlik gibi sözlerin,

    dövüştü zulme karşı o,

    ve istiklal ve hürriyet uğruna

    ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek

    ve yarin yanağından gayri her yerde,

    her şeyde,

    hep beraber

    diyebilmek için,

    yürüdü peşince bedrettin'in.

    o, tornacı hasan, köylü memet, öğretmen ali'dir,

    kaya gibi yumruğunun son ustalığı,

    922 yılı 9 eylülü'dür.

    dedim ya, mister dulles,

    herhalde bütün bunları sizden gizlediler.

    ucuzdur vardır illeti.

    hani şaşmayın,

    yarın çok pahalıya mal olursa size

    bu 23 sentlik asker,

    yani benim fakir, cesur, çalışkan milletim,

    her millet gibi büyük türk milleti.

     
    (Bkz: nazım hikmet)
  2. orospu

    Kendilerinden çok çocukları meşhurdur.

    Her yerde karşınızdadırlar. O kadar çokturlar ki şaşarsınız.

    Bazı ahmaklar bu sıfatın sadece kadınlara ait olduğunu sanacak kadar gerçeklikten uzak, yoz ve boşturlar.

    Birbirini seven iki Insanın sırf aralarında nikâh denilen resmi birleşme belgesi olmadan sevişmeleri, bazı kafaların kusmuklu düşüncelerle bulanmış beyinlerinden türemiş gizli kıskançlıkla lanetlenmektedir.

    Aynı kokuşmuş kafalar, daha sütten kesilmeyen bebelerin tecavüze uğramalarını da nikâh yoluyla aklamaya, temize çekmeye çalışacak kadar vahşi ve insanlıktan uzak çareleri ise dogru ve yerinde bulup canhıraş şekilde savunmaktadırlar.

    Oysa insanı ve hayatı biraz tanısalar orospulugun sadece kafada olduğunu bilirler, iki şahitle verilen sözlerin içlerindeki orospulugu öldürmediğini sadece meşrulaştırdığını anlarlardı.

     
  3. evlenme yaşı

    İslamda yoktur.

    Müslüman bir erkek Istediği yaştaki bir kıza nikâh kıyabilir.

    Çağdaş hukuk normları ile hayatın yaşandığı uygar toplumlarda ise spesifik bir yaş belirtilmiş ve bu sayede çocuk tecavüzlerinin önüne geçilmiştir.

    insanlığın ortak aklı, gökten indiği zannedilen buyruklardan üstündür.

     
  4. mal rejimi

    Güzelim rejimi beğenmeyip düşük zekaları ve şark kurnazlıklarıyla, bin türlü alavere ile değişiklik yapan malların yeni rejimi...

     
  5. Türk Mitolojisi

    Kendine türk diyenlerin atalarına ihanet sebeplerinden yalnızca biri.

    Kendi mitolojisini bırakıp arabın mitolojisini canhıraş sahiplenen uluslar az görülür.