1 2 3 4 5 6 7 8

İDAL*

Bu üye Yönetici

Bu üyenin profil sayfasına git

1,003 entry 224 konu hiç puanı yok
21.07.2019 20:12 son işlem tarihi takip etme takip et

huzur-ı4

#1sy2

Bir adet "kendini, haddini" bilmeyen,

"sen üç noktayı koyuyorsun ama bu kadar gevrek bir ifadeyle ne istediğini anlamamızı bekleyemezsin."

Yazdıklarının ise sadece kendince anlaşılması ama cevap alamayışını da "tezimi çürütemiyorlar" gibi basit aynı zamanda "gevrek" ifadelerinizin "cevabıma değecek bir muhatap" olmadığından kaynaklandığını da o üstün zekası ile anlayabilmesini umduğum ama maalesef henüz yetersizliği nedeni ile "ekşi"yi övüp, burada "moderatöre" sallayarak bir yer edinebilme gayesinde bulunan; gereksizliği ile her başlıkta hortlayan yazarımsıları gösteren bir başlık da olmuştur ayrıca.

Üye çaylak, bu kadar doğrusunuz ya; fikirlerinizi "yazar" iken söylemiş olsaydınız samimiyetinize bir derece inanabilirdim.

Ama cevap hakkının olmadığını bile bile gelip burada ahkâm kesmek "ekşi" hayranlığı olan sizin haddine değil. Evet, belki en çok biz anlaşamadık huzur ile, ama ne olursa olsun haksızlığa tahammülüm yok.

Ve sırf;

Bu çirkin davranışınız ve her bir şeyi kendinizde hak olarak görme saçmalığınız ve samimiyetsizliğiniz için evet, yazar yapıyorum.

Gelsin, sizin gibi hadsiz yazarlara had bildirsin.

Bazen gerekiyor böyle hadsizlere!

Neymiş; ifade özgürlüğü imiş; "hakâret"in adı ne zamandan beri ifade özgürlüğü olmuş.

Keşke özgün olabilseniz de birilerinin gölgesinden gitmeseydiniz.

28.05.2019 09:51
  1. Kitap Satıcıları

    Okur'a müşteri gözüyle bakan, en çok satan kitapları öven, gözlerini okura odaklamış, acaba hangi kitabı övsem de satsam diyen, ticari amaçla okura yaklaşan bazı satıcılardır.

    Oysa bilmez ki; okura "en iyi satan, en çok satan..." kitaplar gerekmez, okur; kitapların arasında dolaşmak, alıp bir iki sayfa okumak, önsözde, sonsözde bir anlam bulmak, belki de her kitaptan bir iki sayfa okuyup çıkmak isteyecek, o an hiçbir kitabı satın almak istemeyecektir.

    ve en önemlisi kitapla okur arasında kaynak yapmamak, okuru özgür bırakmaktır.

    İşte bazı "kitap satıcıları" çoğu okuru gözleriyle rahatsız eder, fazlaca konuşmaları ile bilgisizliğini, cahilliğini sergileyerek, ticarethanesi'nden okuru bir an önce kaçırdığının farkında bile olamayacak, ardından da;

    "bunlara da kitap beğendiremiyoruz, neyse yeni avıma polisiyelerden birkaç tane yutturayım" gibi basit bir yorumla günü/günleri ve okuru kapatır.

    Böyle satıcılar var...

    ...

    Atay çok güzel özetlemiş;

    bu adamları bir imtihandan geçirerek yeterlilik belgesi verilmeli olric. herkes kitap satamamalı. cahil kitapçıların, iyi okuyucuları rahatsız etmelerine izin verilmemeli artık.

     
  2. Nçs

    #1stm

    Çünkü Mali Analiz'de kimse;

    "Gel tanışalım önce;

    Ben kısaca nçs, ama sen bana uzun uzun net çalışma sermayesi de." demez.

    (tebessüm)

    Tanım; ihaneti affetmeyen, çapraz ilişkilerin çapkınlıktan ileri geldiğini öne süren, platonik aşk'tan zarar gelmeyeceğini düşünen bir sistemdir.

     
  3. Nçs

    Net çalışma sermayesidir.

    Finansal Tablolar Analizi'nde Dönen Varlıkların, Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklardan çıkarılması ile varılan sonuçtur.

    Aramızda kalsın; burada bir aşk var.

    Dönen Varlıklar, Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklara Aşık.

    DV&KVYK

    (Tebessüm)

    Unutmayın; aşk varsa nçs değişmez, aşk ihaneti asla kabul etmez.

    İhanet olursa; nçs değişir!

     
  4. Kitapçıl

    Bir kitapobur, bir kitapdelisi değildir. O sadece kitapla beslenen bir okurdur.

    Erasmus'un tanımıyla toparlamak gerekirse;

    "elime para geçti mi hemen kitap alırım. ancak artarsa yiyecek ya da zorunlu gereksinimler için harcarım paramı."

    Hepsinin ortak yanı kitapsever olmalarıdır.

    Kitapçıl'lardan farkımı belirtmeden geçemeyeceğim;

    Kitaplarımı paylaş(a)mam, evet.

    İmzalı olması, cep kitap olmasının da bir önemi yok ama lütfen fotokopi ile çoğaltıp, kokusundan yoksun bırakılmış şeylere kitap, bu şeyleri severlere de "kitapçıl" demeyelim.

    Lütfen.

    (tebessüm)

     
  5. Senin gökyüzünde benim yerim yoktu

    Aynı gökyüzünde ayrılıkların izdüşümü.

    Vardır böyle gün yüzüne çıkmamış, sandık içinde eskimeye yüz tutmuş sevdalar. Yamalıklı sevinçler, yarım gülüşler, bir yanının hep eksik kaldığı burukluklar ve naftalin kokulu hatıralar.

    ... ve hep özlem dolu, hiç yaşanılmayacak ve o gökyüzünde bir olamamanın verdiği hüzünle bilinmeze doğru yol almak.

    Belki bir gün'le uykuya yenik geceler.

    ve yine yeniden sabaha uyanmak; o'nun gökyüzünde sensizliğin gerçekliği ile.

    Ayrılık diyorlar;

    İki ayrı güz'müş... Biri gidene, biri kalana.