1 2 3 4 5 6 7 8

İDAL*

Bu üye Yönetici

Bu üyenin profil sayfasına git

1,002 entry 224 konu hiç puanı yok
18.09.2019 15:58 son işlem tarihi takip etme takip et

tanrı

İnanmayı bıraktığın anda anlamsızlaşacak şeylerden yalnızca bir tanesi. Dinler, yasalar, devletler, siyasiler gibi.

Evet, hepsi bu kadar.

26.05.2019 19:25
  1. Bütün kadınların kafası karışıktır

    Okurunun;

    "Bu gün okusam karmaşıklığıma bir karmaşıklık daha ekleyemeyecek, kendi karmaşıklığımdan daha karmaşık olamayacak bir kitap..." diyebileceği öykücüklerden oluşan, var olan karmaşıklığı çok da ele alamayan kitap.

    "... çünkü; bir gün bir anda, bazı kızgınlıklarını unuttuğunun farkına varacaksın. artık pek düşünmediğini, çünkü artık bildiğini anlayıp..."

    Anlamak yoruyor, her fazla şey gibi.

     
  2. Sana duvar ördüysem tuğlasını sen verdin

    Bir savunma biçimi.

    Belki de her gelişi farklı anlayan insanın söylemi. Ve iletişim duvarlarını örmeye başlayan, tuğlaları tek tek olmayan algı biçimi ile yerleştirip, karşındakini uzaklaştırma bahanesi.

    Gelenin şekli böyleyse;

    "sen öyle çağırmasan, ben böyle gelmezdim..."

    Duvarları örmeden önce bir düşünmeli.

    Belki de sadece "sen" olduğun için gelmiştir, her gelişi seni biçimlendirmek olarak algılamışsan, ilk tuğla sana aittir...

     
  3. huzur-ı4

    #1sy2

    Bir adet "kendini, haddini" bilmeyen,

    "sen üç noktayı koyuyorsun ama bu kadar gevrek bir ifadeyle ne istediğini anlamamızı bekleyemezsin."

    Yazdıklarının ise sadece kendince anlaşılması ama cevap alamayışını da "tezimi çürütemiyorlar" gibi basit aynı zamanda "gevrek" ifadelerinizin "cevabıma değecek bir muhatap" olmadığından kaynaklandığını da o üstün zekası ile anlayabilmesini umduğum ama maalesef henüz yetersizliği nedeni ile "ekşi"yi övüp, burada "moderatöre" sallayarak bir yer edinebilme gayesinde bulunan; gereksizliği ile her başlıkta hortlayan yazarımsıları gösteren bir başlık da olmuştur ayrıca.

    Üye çaylak, bu kadar doğrusunuz ya; fikirlerinizi "yazar" iken söylemiş olsaydınız samimiyetinize bir derece inanabilirdim.

    Ama cevap hakkının olmadığını bile bile gelip burada ahkâm kesmek "ekşi" hayranlığı olan sizin haddine değil. Evet, belki en çok biz anlaşamadık huzur ile, ama ne olursa olsun haksızlığa tahammülüm yok.

    Ve sırf;

    Bu çirkin davranışınız ve her bir şeyi kendinizde hak olarak görme saçmalığınız ve samimiyetsizliğiniz için evet, yazar yapıyorum.

    Gelsin, sizin gibi hadsiz yazarlara had bildirsin.

    Bazen gerekiyor böyle hadsizlere!

    Neymiş; ifade özgürlüğü imiş; "hakâret"in adı ne zamandan beri ifade özgürlüğü olmuş.

    Keşke özgün olabilseniz de birilerinin gölgesinden gitmeseydiniz.

     
  4. tanrı

    İnanmayı bıraktığın anda anlamsızlaşacak şeylerden yalnızca bir tanesi. Dinler, yasalar, devletler, siyasiler gibi.

    Evet, hepsi bu kadar.

     
  5. Kitap Satıcıları

    Okur'a müşteri gözüyle bakan, en çok satan kitapları öven, gözlerini okura odaklamış, acaba hangi kitabı övsem de satsam diyen, ticari amaçla okura yaklaşan bazı satıcılardır.

    Oysa bilmez ki; okura "en iyi satan, en çok satan..." kitaplar gerekmez, okur; kitapların arasında dolaşmak, alıp bir iki sayfa okumak, önsözde, sonsözde bir anlam bulmak, belki de her kitaptan bir iki sayfa okuyup çıkmak isteyecek, o an hiçbir kitabı satın almak istemeyecektir.

    ve en önemlisi kitapla okur arasında kaynak yapmamak, okuru özgür bırakmaktır.

    İşte bazı "kitap satıcıları" çoğu okuru gözleriyle rahatsız eder, fazlaca konuşmaları ile bilgisizliğini, cahilliğini sergileyerek, ticarethanesi'nden okuru bir an önce kaçırdığının farkında bile olamayacak, ardından da;

    "bunlara da kitap beğendiremiyoruz, neyse yeni avıma polisiyelerden birkaç tane yutturayım" gibi basit bir yorumla günü/günleri ve okuru kapatır.

    Böyle satıcılar var...

    ...

    Atay çok güzel özetlemiş;

    bu adamları bir imtihandan geçirerek yeterlilik belgesi verilmeli olric. herkes kitap satamamalı. cahil kitapçıların, iyi okuyucuları rahatsız etmelerine izin verilmemeli artık.