1 2 3 4 5 6 7 8

İDAL*

Bu üye Yönetici

Bu üyenin profil sayfasına git

1,003 entry 224 konu hiç puanı yok
21.07.2019 20:12 son işlem tarihi takip etme takip et

tanrı

İnanmayı bıraktığın anda anlamsızlaşacak şeylerden yalnızca bir tanesi. Dinler, yasalar, devletler, siyasiler gibi.

Evet, hepsi bu kadar.

26.05.2019 19:25
  1. devrim

    Çoğunluğa, kitlelere ve kalabalıklara ihtiyaç duymayan değişim.

    Devrim için;

    "(...) kaç kişi bizi destekler?" diye değil, "destekleyenler ne kadar etkin iş birliği yapabilir?" diye sormanız gerekir."

     
  2. din

    Ayrıştırıcı yönü çok güçlü olan kavram.

    "tüm dinler beni hasta ediyor. din insanları birbirinden ayırmıştır."

     
  3. Öteki Şehir

    Tarzı, üslubu, fikirleri ile çoğu şehirden/insandan farklılık gösteren, anlaşılamadığı için ötekileştirilmeye çalışan bir şehrin/insanın hikayesidir.

    Vardır öyle şehirler, insanlar.

    Özgündürler.

    Farkındalık yaratıp, farklılıklar yaşatan şehirler/insanlar.

    Bazen bir şehirdir insana bürünen, bazen de bir insandır şehre bürünen.

    Kaybetmeyin böylelerini...

     
  4. Her yazarı bir cümleyle tanımlamak

    Bir insanın hayatına dokunulan an'ın başlangıcı, çoğalarak/azalarak bir insandaki yerini belirleyici özelliklerdir.

    Gubaz; iyi niyetine inandığım; her zaman da tek bir konuda ters düştüğüm yönetici. Bir mesaj göndermeli; bazı insanlar, bazen insanlar... Dersem anlaşılabilirim. (sanki)

    simurganka; Zor biri, neyse ki ikna edebiliyorum. (tebessüm) En sevdiğim yönü; insanların fikirlerine, konumlarına saygı duyması. Dinleyen, yönlendiren ama son kararı size bırakan, size ve duruşunuza saygı duyan, sizi olduğu gibi kabul eden insan.

    Buşra; derinliğin, dostluğun tam karşılığı. Çok özlediğim, çok ayrı kaldığım bir melek. Ruhun gökkuşağı, onun ismi bu benim için.

    Hep deriz birbirimize;

    "bir biz varız güzel,

    öbürleri hep çirkin..."

    slaw u rez..

    (tebessüm)

    çağındeniz; bambaşka bir dünya, çok başka bir deniz. Ruhunda huzur, dilinde hep mavilik. Maviler giyen kadın. Ve hayatıma değer katanlardan. Sesi, kaleminden dökülen o incelik hep kulağımda;

    "yüzünü dökme küçük kız..."

    "hadi uyuyalım yağmur..."

    fuzuli; Melankolinin adresi. Hüznün adı. Ve incecik bir ruh. Ve çok güzel bir insan. İlk tanıştıklarımdan. Çok ağladık, çok güldük. Çok uykusuz kaldık. Fuzuli atasözlerini çok özlediğimi not olarak düşeyim şuraya. Belki dokunur bir kalbe. Gece tavuğunun müdavimlerindendi(k). Ne günlerdi, özledim ki...

    sude; kurtulamadığım, her kurtulduğumda yine kendimi aynı adreste bulduğum, öylesine güzel bir insan. Biraz yavaş, biraz miskin. Çok tartışırız bu konuda. Azmine her zaman hayran kaldığım, hassas bir o kadar çocuksu yönünü canlı tutan, sevgili dost. Çok kızıyor bazen bana ama olsun, ben de ona kızıyorum. Ödeşiyoruz. Farklı görüşlere sahip olan iki insanın anlaşabilmesinin en güzel örneğiyiz, bence. Vazgeçemediklerimden.

    ulaş; geç kalınmışlık. Aynı alanda yer alıp, hiç yolları kesişmeyen iki arkadaştan biri. Güzel insan. Sağduyulu, çok duyarlı. Ve çok anlayışlı. Sevdiklerimden. Ve tabii bir de not alınan özlü sözleri vardır editör beyin;

    "yüreğin kış'ta kaldıktan sonra sen güneş'e ulaşsan ne yazar...."

    Der ve susarız.

    supporters.; Başka bir dünya.

    "Aslında meseleler basitti. Onları karıştıran, insan ihtirasıydı..." der gibi duruyor. Az duyarlı, az dinleyen, az cevap veren, az az az... Bu kadar az'lıkta nasıl bu kadar çok olunuyor, onun cevabı bende değil.

    (tebessüm)

    Her az'lığa bir karşıtlık gerek; fazlalıklarımdan.

    (tebessüm)

    med-czr; Çok neşeli, çok yönlü, çok donanımlı. Bu çoklukları ile kıskandığım yazar. (tebessüm) Her şeyin bir fazlasıdır. Bazen durmaz, durdurulamaz. O anlar kısa sürüyor neyse ki; hakkından geliyorum kısacası.

    Biraz şımarıkça, biraz değil çok sempatik. Sevilen isim. Sevilmese daha hoş olacaktı bence.

    (bik bik bik) dediğini duyar gibiyim, sustum.

    (tebessüm)

    maskov87; "az yaşamış hissediyorum..." diyen, Wilde hayranı, espri yönüne ve okur hallerine hayran olduğum yazar. Rafine Zevk sahibi. Hayatın tadını çıkaran isimlerden. Kim bilir, belki hakkını veriyordur çokça gezerek. Yokluğunda özlenilenlerden.

    ...

    (Bir mola, devamı gelecek...)

     
  5. mozaik

    Mozaik bir değer, her elementi ile.

    Minicik bir kesit;

    Ait olduğu element grubunun özelliklerini taşımayan iki element varmış. Ne ayrı takılabiliyorlar, ne de aynı havayı soluyabiliyorlar.

    İlginç tarafı; onlarsız da eksikmiş bir şeyler, bir yerler... Bazı şeyler.

    ASlında tepkileri de dahil, çoğu konudaki benzerlikleri esas anlaşamama sebepleri imiş. Yalnız, ne yaşanırsa yaşansın diğer uyum içinde olan iki element arada kalmaktan bitap düşerlermiş çoğu zaman.

    Gel zaman git zaman...

    Kavga, gürültü, patırtı.

    Hiç eksik olmuyormuş.

    Eksiltmeye karar verirler... ve ayrılırlar. Bir gün; elementin biri bir şey karalar bir yerlere. Diğer element; hem üzülür hem sevinir ama tepkisini belli edemez. Birkaç gün sonra üzülen element ayrı olduğu diğer elemente bir söz yazar.

    Aslında o söz; iki elementin hayatlarını özetleyen, kısacası hiçbir şey olamamanın verdiği hüznü en gerçekçi hali ile anlatan bir sözdür.

    Üzülür-ler.

    Sonra... tekrar, tekrar konuşmalar başlar. Bu döngü hep böyle devam eder.

    Sanki hikâye yarım kaldı.

    Belki daha sonra.

    ...

    Yani kısacası; sevmiyoruz, sevmeyi bilmiyoruz. Hakkını veremiyoruz. Ne sevdiklerimizin ne yaşadığımız anın. Bir gün güne onsuz uyanılacak; sen, ben, o ve dahi hepimiz bunu yaşayacağız.

    Bazı şeyler için geç kalmamalı insanlar. Özellikle birbirlerine, hayatlarına.

    Hiçbir şey ertelemeye gelmiyor.

    Ve evet; kimsenin hayatının özeti şu olmamalı:

    "Gel seninle bir kez daha ağlayalım.

    Yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanmayacaklara..."