Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

Blue bells

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

893 entry 20 konu hiç puanı yok
30.10.2019 21:24 son işlem tarihi takip etme takip et

takım tutmanın ve dizi izlemenin hiçbir getirisinin olmaması

katılmadığım önerme.kadın olarak takım tutmak ne kadarsa o kadar tutuyorum.ama tutan koyu taraftarları biliyorum.sanki hayata tutunma sebepleri.yani getirisi var.insanlara heyecan,sevinç,mutluluk ve bazende üzüntü gibi duyguları yaşatıyor. bir nevi insanlar bu şekilde yaşadığını anlıyor.başka şeylerle anlayamaz mı,anlar anlar da sevilen şeyden alınan haz hiçbir şeyin yerini bence tutmuyor.gelelim dizilere.dizi izlemem ama diziler de insanları çoğunlukla kadınları hayata bağlayan başka bir unsur.örneğin annem, hint dizilerine bayılır.diziyi öyle bir izler, transa geçer.kimseyi duymaz.kimseyi duymadığı gibi sürekli şikayet ettiği sırt,omuz vs ağrılarını da duymaz.o sırada hipofiz bezi endorfin hormonu mu salgılıyor,nasıl oluyorsa...yanında kim varsa ona anlatmaya çalışır.bakarım izlemek ona yaşam enerjisi veriyor,mutlu ediyor izlesin varsın. elbetteki maç,dizi gibi şeyler yerine daha faydalı uğraşlar edinilebilir.ancak kişiye psikolojik olarak iyi geliyorsa,getirisini götürüsünü fazla düşünmemek gerekir.

26.02.2019 21:31
  1. cı ci eki

    isimden isim yapan, yapım ekleridir.

     
  2. nemlendirici krem

    cildin ideal nem seviyesine ulaşmasını sağlayan krem.

     
  3. sakallı kızlar

    Polikistik over sendromu sebebiyle yüzde kıllanma oluşabilir.bu gibi hormonel rahatsızlıklar sebebiyle yüzünde kıllanma olan kızlardır. kuaför yerine çözüm endokrin doktorunda aranmalıdır.kadının yüzündeki kıllardan ötürü dış görünüşü ile dalga geçen ruhlar için ise söyleyebileceğim hiçbir şey yoktur.

     
  4. Çözümü şiddette aramak

    Problemleri akılcı yollarla çözemeyenlerin sergiledikleri tutum.

     
  5. bireysel silah edinme tutkusu

    erkek öğrencilerimin ellerine bir karton parçası geçtiğinde yaptıkları ilk şey silah.ben çöpe attıkça ya da yanlışı açıkladıkça yapmaya devam ettikleri bir şey.küçücük yaşlarda başlayan bir tutku bu.silah,çocukların görebileceği her yerde.oyuncak raflarında,çizgi filmlerdeki olmak istedikleri bütün güçlü karakterlerin ve oynadıkları bilgisayar oyunlarındaki kahramanların elinde,evde silah olmasa bile ebeveynlerin sinirlenince söyledikleri sözlerde "tetiği çekip vurmak lazım"gibi sürekli karşılaştıkları bir gücün simgesi.çocuk öyle bir dünyanın içine doğuyor ki bireysel silahı olan bütün karakterleri güçlü,olmayanları ise ezilen,horgörülen tipler olarak görüyor.yani çocuk için silah güç,önemli biri olmak, güvende olmak demek.

    bireysel silahlanma kişinin kendini güçsüz ve güvende hissetmediği ortamlarda ortaya çıkan bir istek.bu bir tutku ise dediğim gibi temelleri çocukluk dönemlerinde atılıyor.önlem alınmazsa yetişkinlik döneminde de kişi kendini güvende hissetmediği ya da güçlü olma ihtiyacı duyduğu anlarda tekrar vuku buluyor.