![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
ali mühendisBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
aroması ve kokusu muhteşem.
ancak yenmemesi gerekiyormuş, iç organları kesme, çizme, iç organlara hasar verme durumu varmış sanırım.
bizde pirinç pilavına katılır eğer bulursak.
az önce gördüğüm bir ağaçtan üç dört pilav yapılabilecek kadar, yani on beş yirmi adet topladım. toplarken ağaç bile muhteşem kokuyordu, ellerimde de bir miktar kokusu kaldı.
bugün uzun uzun yaptığım eylem.
gittik, terk ettik, habersizce. bu durumu defalarca yaptık. şimdi gidenden haber beklemek yüzsüzlük yapmak olur hâliyle. ama giden yüce gönüllüdür, bir haber vermeyi esirgemez.
bazı çiçeği burnunda yazarların hırslanmasına vesile olan sıralama.
bazı dönemlerde yazarlar arası frekans uyumu ile yarışmaya bile dönüştüğüne şahit olunmuştur.
bazı uzun soluklu yazarlarca sözlüğe kimin ne kadar yazdığının, yeni birisi gelip gelmediğinin hızlıca fark edebileceği bölüm.
her ne kadar niteliğin ön planda olması gerektiği geniş bir sözlük yazarı kesim tarafından benimsense de nitelikli yazıların çoğalması da ortama nicelik olarak yansıyacaktır.
aramızda mecazen dini imanı puan olan yazarlar bile vardır belki.:)
KIRKTAN ÖNCEKİ DURAK
.
ONCA YIL NASIL DA GEÇTİ, GÖZÜMÜ AÇIP KAPARKEN.
TADINA VARAMADIM GENÇLİKTEKİ GÜZEL GÜNLERİN.
UZAK GELİRDİ YAŞLILIK, ÇOCUKLUĞUMDAN BAKARKEN.
ZAMAN BUGÜNDÜR ARTIK, VARILMAZ YANINA DÜNLERİN.
.
DÜNYA! BU KADAR HIZLI DÖNDÜĞÜNÜ FARK EDEMEDİM.
OTUZ DOKUZA GELDİM, HÂLÂ SIRRINI ÇÖZEMEDİM.
KAFAMDAKİ SAÇLARA KARLAR YAĞDI, GİZLEYEMEDİM.
UZMANLARA YALVARDIM DA YAŞIMI KÜÇÜLTEMEDİM.
ZİYANI YOKTUR HİÇBİR ŞEYİN, SENİ TERK EDEMEDİM.
(akrostiştir.)
TATLI BİR KAYBEDİŞ HİKAYESİ
''Kaybetmenin neresi tatlı olabilir ki?'' sorusunun henüz yazının başındayken aklınıza gelmesi kadar normal bir durum olamazdı ama böyle tuhaf bir başlıkla başlamayan yazının da ne kadar sönük kalabileceği çiçeği burnunda bir yazarın asla gözünden kaçmazdı. Ayrıca dokuz on yaşındaki bir erkek çocuğun Ummuhan adlı sınıf arkadaşına yenilmesi aslında kıpkırmızı Maraş biberi gibi acı da olsa, yıllar sonra dahi bu mücadelenin o erkek çocuğunun aklından çıkmaması hikayeyi tatlandıran bir sebeptir.
Ali, yani ben, yani dokuz on yaşındaki erkek çocuk, asla yerinmek gibi olmasın kenar köyün ilkokulundaki sobalı 4-A sınıfının övünmek gibi olmasın ileri gelenlerindendi. Okul hayatı boyunca akranları arasında matematik alanında nevi şahsına münhasırken Resim dersinde oldukça başarısız, Türkçede ise vasattı. Kız öğrencilerin okul yıllarında kitap okumaya ne denli düşkün olduğunu gözlemlemeyen erkek öğrenci pek azdır. Ummuhan da Ali'nin sınıfında kitap okumaktan başka bir şey yapmayan al yanaklı, tombul bir kızdı. Ummuhan bol bol kitap okumasının ödülünü zaman zaman alnının akıyla kazanan başarılı bir öğrenciydi. Durun ya! Hemen bu hikayenin de bir aşk hikayesine evrileceğine kanaat getirmeyin çünkü alakası yoktur.
Emine öğretmen bu sıcacık sınıfı varlığıyla sobadan daha ziyade ısıtan muhterem bir kişiydi. Türkçe Derslerinde sık sık okuma yarışmaları düzenleyip birinciyi, sunduğu ödülle kutlardı. O zamanlar boğazımızı yırtsak yüz yetmiş kelimeyi geçemezdik bir dakikada. Ummuhan hızlı okuma işinin kompetanıydı. Sayısal bilimlerde bileğini kimsenin bükemediği Ali bu duruma içten içten üzülürdü. Ne yaparsa yapsın Ummuhan'ı geçemiyor, üç beş kelime geride kalıyordu. Uzun bir süre hızlı okumaya odaklanan Ali, Ummuhan'a iyice bileniyordu. Beklenen gün gelmişti, öğretmen okuma yarışının müjdesini vermişti. Sınıf arkadaşları hipodromda startın verilmesini bekleyen atlar gibi heyecanla sıranın kendisine gelmesini bekliyordu. Genellikle dakikada yüz yirmi kelime okuyanlar çoğunluğu oluşturuyordu. Ummuhan'a sıra gelince kendinden emin, gayet sakin bir şekilde metni okuyup yüz yetmiş kelimeyi devirmiş, kendine ait rekoru daha yukarı çıkarmıştı. Ve sıra Ali'ye geldi. Startın verilmesiyle birlikte Ali metindeki kelimeleri son sürat okumaya başladı. Allah'ım Allah'ım! zaman ne çabuk ilerliyordu, aynı esnada Ali nefes bile almaktan feragat ederek okuyor, şıpır şıpır terliyor, yüzü Maraş biberi gibi kızarıyordu. Son düzlüğe hızla giren Ali son saniyelerde adeta boğazını yırtıyordu. Nihayet zaman doldu. Ali durdu, yani mecburen durduruldu. Ali'nin bu azimkârane mücadelesine tüm sınıf ve Emine öğretmen gülmekten yerlerde yatarken Ali acaba Ummuhan'ı foto finişle dahi olsa geçmiş olabileceğinin merakındaydı. Ali'nin kelimelerini saydılar, yüz altmış sekiz çıktı. Ali tüm mücadelesine rağmen birinci olamamış, Ummuhan'ı yine yenememişti. Amacı Ummuhan'ı geçmek olan Ali ikinciliğe sevinememişti.
Bizimkisi sevgililerinki gibi bir aşk hikayesi olmasa bile okuma aşkı hikayesi olmuştu. Belki Emine öğretmenle birlikte kırk iki öğrenci bu tatlı anıyı tarihin tozlu raflarına çoktan kaldırmış olsa da Ali bunamadığı müddet bu tatlı hikayeyi unutmayacaktı. Okumak mühimdir, hızlı okumak mühimdir, En mühimi ise okumaktan terfi edip yazmaya başlamaktır.
Ali mühendis
Kıdemsiz Yazar
| 1. | ![]() |
sıdıkahanım |
| 2. | ![]() |
semraa-91 |
| 3. | ![]() |
burgulukalpler |
| Takip edilen yazar yok. |
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
