1 2 3 4 5 6 7 8

sim.ya

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

9,791 entry 1,678 konu hiç puanı yok
25.05.2018 22:40 son işlem tarihi takip etme takip et

korku filmi izlemeye korkmak

korku filmi deneyimleri sonucunda ortaya çıkan durum. korkudan bir odadan diğer odaya geçememiş, odaların bütün ışıklarını açmış, her an arkasında birinin soluğunu hissetmiş insanların anlayabileceği bir korku. nasıl ne şekilde tarif etsem de hep bir yarım kalmışlık, manasızlık hakim olacaktır. kısacası korkan bilir demek istiyorum.

bu korkunun bendeki en büyük etkisinin de küçük yaşlarda, boyumdan büyük filmleri oturup izlememde kaynaklanıyor. havada uçan hayaletler, yatağın altındaki gizli eller, banyodaki katiller vs. bu liste bu şekilde uzar da uzar, en iyisi olayı tatlıya bağlayarak bitirip, korku filmlerini asla ve asla çocuklarınız büyümeden izletmeyin, bu travmatik olay hayatı boyunca devam ediyor. gerçek ve hayal arasında sıkışıp kalan bir çocukluk geçiren kişi, büyüdüğü zamanda aynı duyguları ister istemez ruhunda hissetmeye devam ediyor.

(Bkz: korku filmi izlemeye korkmak)(Bkz: korku filmi izlemeye korkmak)
25.05.2018 22:36
  1. chp'li 15 milletvekilinin iyi parti'ye geçmesi

    meral akşener'e jest olarak gözüken transferler.

    bir zamanlar bilirdik ki, sadece futbolcular transfer olur ama öyle olmuyormuş. siyasetciler de çıkarları doğrultusunda yön değiştiriyormuş. şimdi meral akşener milliyetçilerin partisi mi yoksa chp'nin zihniyetinin partisi mi oldu.

    sağ partisi mi sol partisi mi, yönü ne tarafta kaldı. seçmenler bu jeste karşılık olarak iyi parti seçmeni de oylarını chp'nin adayına mı sunacak. siyaset ne biçim şey böyle, insanın kafasında kırk sorunun ortaya çıkmasına sebep veriyor. allah'tan ne chp'nin ne de iyi partinin seçmeni değilim de bu karmaşanın içerisinde kalmayacağım.

    yalnız burasını meral akşener okumasın, sonra sana da selam vermem, gözüme gözükme falan diyebilir. üzülür müyüm, net bir şekilde tabi ki hayır.

     
  2. iktidara gelirseniz bizi vatandaşlıktan çıkarın

    çirkin siyaset söylemi sonucu ortaya çıkan rest çekme.

    normalde alisan'ı sevmem, dinlemem de ama vatan için, sınırımızı korumak adına şehit olmayı göze almış, cesurca ölümü bekleyen vatan evlatlarını ziyaret etmiş ve moral vermiş bir insan var ve sen diyorsun ki sizler gözüme gözükmeyin, tanımam sizi.

    ülkeyi yönetmeye aday birinden bu tarz söylemler duymak ne kadar çirkin. bu söylediklerini meral akşener duyuyor mu ya da iktidar ateşiyle sağı solu yakıp geçmeyi mi düşünüyor. sen bu ülkenin lideri olmak istiyorsan öncelikle sana oy verme ihtimali olan her seçmeni kazanman gerekiyor, höt hut ile bu işler yürüyor mu acaba, bunu bir düşünsünler.

    bir zamanlar recep tayyip erdoğan için muhtar bile olamaz dediler, halk ile restleştiler ve şimdi bu ülkenin en üst yerinde yer alıyor. demek ki seçmeni küçümsememek gerekiyor. oylar yön değiştirebilir, sabit kalır sanmayın.

     
    (Bkz: meral akşener)
  3. iktidara gelirsek o sanatçılara selam vermeyeceğiz

    türkiye partisi olması gereken bir parti liderinin hoş da olmayan sözü.

    ne demek selam vermeyeceğiz, siz bu ülkeyi sadece selam verip, selam aldıklarınızla mı yönetmeyi düşünüyorsunuz. ırkçı bir söylem olarak görüyorum, bu ülkenin birlik beraberliğe ihtiyaç duyduğu bir çevrede bu sözler çok çirkin.

    bu sağ sol düşüncesinden başka bir şey değil, bu düşünceyi yıllarca güttüğümüz için ülke olarak hep yerimizde saydık ve gözüküyor ki meral akşener başkanlık sınavından geçerse, ülkeyi ileriye götürmek yerine geriye saracağa benziyor. bu şekilde davranarak eline ne geçeceğini sanıyor acaba bu insan.

    mehmetçik bizim mehmetçiğimiz, afrin'de ki askerler bizim askerimiz, hatay bizim vilayetimiz, bu ülke bizim ülkemiz. bu tarz bir çirkin siyasete gerek yok.

    sonuç olarak ülkesini savunan askerlere destek vermek ve moral olmak için oraya giden bir grup var, gitmeyin yerinizde oturun siz sadece sanatçısınız, asker de sizin neyinize, vatan sizin neyinize mi denmeliydi.

     
  4. sakala çarpan çorbası

    sakalı olan kişilerin yememesi önemle rica edilen çorba.

    normal şehriyeli mercimek çorbasına bu ismi takan kişinin büyük ihtimalle sakallı olduğunu ve bu çorbayı her içtiğinde tel şehriyelerin fener ışığı gibi sakalında sallandığını hayal ediyorum an itibariyle. yalnız bu hayalden sonra bu çorbayı zevkle yemek isteyeceğimi sanmıyorum.

     
  5. cumartesi gecesi evde oturan insan

    cumartesi günü özel bir gün mü acaba da, bu kadar hayret uyandırıyor dediğim konu.

    her cumartesi dışarıya mı çıkılmalı, öyle bir ritüel mi varda benim ya da bizlerin mi haberi yok demek istediğim, bir cumadan bir salıdan çok da farklı olmayan, sadece haftasonu olarak gördüğümüz ve yaşadığımız, ömürden ömür verdiğimiz günlerden biri. kısacası o kadar da anlam yüklemenin anlamı yok. işte bir cumartesi ve yine ben o günün gecesinde bilgisayar başında sözlüğe karalıyorum.

    ha bir de koray avcı'dan yakarım geceleri şarkısını dinliyorum; tevafuk oldu konuyla alakalı olarak bu şarkıda.