1 2 3 4 5 6 7 8

sim.ya

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

9,791 entry 1,678 konu hiç puanı yok
25.05.2018 22:40 son işlem tarihi takip etme takip et

15 nisandan beri başı ağrayanlar

bahar aylarında yaşanan sürekli hava değişimlerinden dolayı, insanların bu havalardan etkilenmesi sonucunda ortaya çıktığını düşündüğüm durum.

yalnız bu önermenin doğruluk payı tartışılır, şuana kadar hiçbir tanıdığımdan böyle bir şikayet duymadığımı belirtmek isterim.

16.04.2015 13:27
  1. sinirlenince klavyeye hızlı vurmak

    aslında senin suratına, kafana vurmak istiyorum da, elimde olanla yetiniyorum demenin bir şekli. keskin sirke küpüne zarar demişler. biz sadece sinirlerimizi hoplatmakla meşgulken karşı tarafın ruhu bile duymuyordur. bir de üstüne üstük, çok ses çıkarıyorsun, rahatsız oluyorum deme ihtimali de vardır. onun için sinirlenince ya odayı terk etmek ya da bilgisayarı terk etmektir, durduk yere hem kendimize hemde klavyeye zarar veriyoruz. karşımızdaki duymadıktan sonra bu hareketler ne işe yarayacak ki, duyurmanın başka yolu seçilmeli bence.

     
    (Bkz: keskin sirke küpüne zarar)
  2. kadına şiddete karşıyız ama bu kadın dövülür

    erkeğin kadını dövme gerekçelerinden biri.

    hem şiddete karşı olup da kadını dövmek istemesi hatta dövmesi o kadar çelişki dolu ki. sebeplere sığınmadan arkadaş ben dövmek istiyorum, tüm türkiye bilsin demek daha mantıklı olacaktır ama gelecek tepkilerden korkunca işte böyle oluyor.

     
    (Bkz: kadına şiddet neyi halleder)(Bkz: kadına şiddet uygulamak)(Bkz: kadına şiddet)
  3. ahdım olsun faizler,enflasyon ve cari açık düşecek

    seçim vaadi olarak kalmasın, gerçekleşsin dediğim cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan beyanı.

    güzel vaatler veriliyor siyasiler tarafından, emekliye maaş, öğrenciye burs, borcu olanlarının borcunun silineceğine dair. bu vaatlerden kaçı gerçekleşecek, gerçek anlamda merak ediyorum. bir asgari ücret belirlenirken, bütçeden bahseden, kaynak olmadığından dert yanan insanların, seçim anında yüksek vaatlerde bulunması da ayrı ilginç durum.

     
  4. naneye gelince hım hım sapa gelince meeee

    hangi yöreye ait acaba diye düşündüren ve düşündürmesinin yanında da güldüren söz.

    söz dedim ama atasözüymüş. komik ama çok komik, nüktedan bir atamızın bu sözü söylediğini hayal ediyorum ve onlara bir de yöresel kıyafetler, şivede ekledim mi, tadından yenmeyecek bir tiyatro ortaya çıkıyor. aynı hacivat, karagöz atışması olabilecek sözlerden biri. biri bana bunu dese gülerim, büyük ihtimal güldükten sonra karşı tarafında siniri geçecek ve o da gülmeye başlayacaktır. ortamı yumuşatma ihtimali olan yüzde tebessüm, hatta kahkaya mahal verebilecek kapasiteye sahip özlü sözümüz. (tebessüm)

     
    (Bkz: karagöz ile hacivat)(Bkz: kahkaha)
  5. deprem anında kaçmak

    iç güdüsel davranış.

    tehlike anında gayri ihtiyari kendimizi korumak adına, yapmamız gereken, yanlış olan yaptığımız o kadar davranış var ki. korku ve ölüm tehlikesi insana olmadık herşeyi yaptırıyor, yaşam duygumuzun ağır basması gayriihtiyari bir çok hareketi tetikliyor. deprem esnasında aklımıza masanın altına girmek gelmez, gelse bile ben girmem. koca binanın üzerime yıkılma ihtimali varken, masa beni ne kadar koruyabilir. ülkemizdeki binaların sağlamlık derecesini düşününce, kaçmak en iyi ve mükemmel davranış. japonya'da falan yaşasak tamam, deprem esnasında yapılması gereken şeyleri yapalım ama bizler türkiye'de yaşıyoruz. insan hayatının sıfıra indirildiği, para için birden fazla kaçak katların dikildiği, belediyelerin bu kaçak katları, belli bir para karşılığında yıkmadığı, göz yumduğu, rüşvetin kol gezdiği bir ülkede yaşayıp da, deprem esnasında kuralcı olmanın bir manası yok.

     
    (Bkz: Deprem)