1 2 3 4 5 6 7 8

Colonel Hans Landa

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

355 entry 12 konu 390 puan
18.02.2019 14:07 son işlem tarihi takip etme takip et

ingiltere'nin dizel araçlar için acil eylem planı

shell ceo'su bile çıkıp,"bir sonraki arabam elektrikli olacak,zaten biz elektrikli araçların yakıt sistemleri için yatırım yapmaya başladık bile" demesinden sonra normal karşıladığım durum.

petrol baronları elektrikli araçlar için gereken tekeli oluşturduklarında zaten biter petrollü araçlar ama önce ağalar bir kurulsun sofraya,köşebaşlarını tutsun.

03.08.2017 21:09
  1. körelmiş organ aldatmacası

    olmayan aldatmaca.

    öncelikle şu an biyoloji alanında dünyada evrimi baz almadan yapılan herhangi bir ciddi çalışma veya evrimin olmadığını iddia eden ciddi bir bilim insanı bulamazsınız. ülkemizde ve çeşitli islam ülkelerinde, ayrıca özellikle Amerika'da evrim karşıtı olan ve akademik unvana sahip insanlar mevcut olsa da, bunların hiçbiri dikkate dahi alınmaz, bu konu kesinlikle çok net. çünkü bilim hiçbir zaman iddianın ne olduğuna bakmaz, ispatlanabilir mi(yalnışlanabilir mi), değil mi? buna bakar. evrim var diyenler bunu on binlerce kez test etti ve en ufak bir şüpheye yer olmayacak şekilde evrim kanıtlandı.

    körelmiş organlara gelince, mesela 20 yaş dişi, eğer "körelmiş organ" iddiası aldatmaca ise, ne işe yaramaktadır? evrim bunu kabaca, önceleri, şimdikinden daha farklı şartlara ve diyete sahip olan insansı canlının daha geniş bir çene yapısının olmasına bağlamaktadır. zamanla değişen şartlar ve diyet, çeneyi daraltmış ama genetik kodlardaki diş sayısı henüz buna tam ayak uyduramamıştır.(bugün insanların yaklaşık %35inde 20 yaş dişi hiç çıkmıyor, yeterince beklenirse, tüm insan popülasyonunda silindiği görülecektir.) kaldı ki evrimsel süreçte bir işlevi olan 20 yaş dişleri bugün, hem diğer dişleri çürütebilmekte, hem de sıkıştırarak şekil bozuklukları veya kistler oluşturabilmektedir. bu, evrimsel olarak oluşan bir anormallik değilse, Allah'ın insanoğluna hatalı bir organ bahşetmesi onun sonsuz ilmi ile çelişir ve bunu iddia etmek de sanıyorum ki dinen hiç de uygun değildir.

    ali Demirsoy yanılmıyorsam evrimsel olarak her 100 yılda 1 adet kılın kalıcı şekilde düştüğünü söylemişti. peki önce ne işe yarıyordu? tabii ki soğuktan korunma. ürperince veya üşüyünce o kıllar diken diken oluyor değil mi? aynı hareketi kuşlarda da görüyoruz. yine yeterince beklerseniz saç, kaş-kirpik, sakal-bıyık ve genital bölgelerdekiler gibi hala işleve sahip olanlar hariç hepsinin döküleceğini görürsünüz.

    evrim, elbette mahalledeki pide ustası olmadığı için olması muhtemel tüm değişiklikleri hemen yapıp " al, artık mükemmelsin" demez, bir canlı hiçbir zaman mükemmel olamaz zaten. 4.5 milyar yıllık bu gezegende, ilk tek hücreli canlı 3.5 milyar yıl önce ortaya çıktı, denizlerde ve karalarda envai çeşit canlının fink atması ise sadece 550 milyon yıl öncesine dayanıyor. aradaki 3 milyar yılın nasıl bir süre olduğu ise sizin hayal gücünüze bağlı. insan gibi kompleks bir canlıda evrimi şu kısacık hayatınızda an be an gözlemleyemezsiniz çünkü bu devasa bünyenin geçireceği evrim öyle kısa sürede olmaz. illa da evrimi görmek istiyorum derseniz, gidip ilaç yapımında çalışan bir eczacı veya biyokimyager ile konuşun. 20 yıl önceki antibiyotiklerin şimdi kullanıl(a)madığını söyleyecektir, çünkü artık işe yaramıyor o ilaçlar. bakteriler sürekli evrim geçiriyor, yapılarının bizlere göre çok çok basit olmasından dolayı geçirdikleri hızlı evrim her an gözlemlenebiliyor ve bu sebeple yeni antibiyotik türleri oluşturulması elzem oluyor.

     
  2. Piremseslik sendromu

    onca sendromun arasından "sendromların piremsesi" seçtiğim vasat sendrom.

    bunlar için tek gerçek kendi ağızlarından çıkandır, herkes ve her şey kendilerine hizmet için gönderilmiş şeylerdir. suskunlukları asaletlerindendir filan fıstık işte.

     
  3. saldırmak

    birkaç yıl önce sahibi olduğum "çomar" adlı köpeğimin sık sık yaptığı eylem(di).

    sonra belediye zehirledi.(üzgün smiley)

     
  4. Göbeklitepe

    göbek-1 ve göbek-2 füze rampalarının bulunduğu askeri üs.

    duvarlarında "istediğini söyleyen, istemediğini işitir." yazıyordu sanırım, tam göremedim.

     
  5. Hindistan'da inek olmak

    Hindistan'ın neresinde olacağınıza göre değişecek durum.

    Müslümanların yaşadığı bölgelerde olacaksan, Türkiye'dekilerden pek de farklı olmaz, endüstriyel bir hayvansın. ama Hinduların bölgesindeysen, işte o zaman kralsın.-gülücük-