Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

testosteronn

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

1,357 entry 159 konu 50 puan
18.01.2026 13:34 son işlem tarihi takip etme takip et

ev hanımı

İnternette videolar izliyorum.

9 çocuklu, 10 çocuklu, 11 çocuklu anneler...

Muhtemelen yılda bir doğum yapmışlar.

Kadın sabahın köründe başlıyor mesaiye:

Kahvaltı hazırlanıyor, beslenme çantaları diziliyor.

Bir koli yumurtadan omlet, beş paket sosisle öğün planı?

Bu artık ev işleri değil, bildiğin profesyonel organizasyon.

Anneliği, haliyle ev hanımlığını bir meslek gibi icra ediyorlar.

Ve bunu romantize etmiyorum; durum bu.

Sonra işin maddi tarafını merak ettim.

Bu insanlar bunu nasıl sürdürüyor diye baktım.

Cevap rahatsız edici derecede net çıktı.

New York'ta 13 çocuklu bir aile;

kira yardımı, gıda desteği, vergi muafiyetleri ve doğrudan nakit ödemelerle

aylık yaklaşık 6.500 dolar gelire ulaşıyor.

Londra'da tablo daha mütevazı ama mantık aynı:

yaklaşık 2.200 pound civarı düzenli bir kamu desteği.

Hal böyleyken:

Huzur da olur

Motivasyon da olur

Anaçlık da olur

Çünkü devlet şunu söylüyor:

'Sen doğur, ben arkandayım.

Sen varsın diye toplum var.

Toplum varsa devlet var.'

Bu bir merhamet meselesi değil;

çıplak bir varlık hesabı.

Nüfus yoksa ekonomi yok.

Nüfus yoksa vergi yok.

Nüfus yoksa ordu yok.

Nüfus yoksa devlet zaten yok.

Bizde ne deniyor?

'Doğurursan doğur;

beş kuruş alamazsın.

Doğurmazsan sorun değil;

amelsiz gibi üreyen Arap ithal ederim.'

Yerli nüfusa destek yok,

aileye güven yok,

geleceğe yatırım yok.

Ama sonra dönüp 'neden gençler evlenmiyor,

neden çocuk yapmıyor' diye ağıt yakılıyor.

Bu bir çelişki değil.

Bu bilinçli bir tercihin sonucu.

Devlet, kendi yurttaşına

'sen pahalı bir yüksün' diyor.

Ama başkasına

'sen ucuz bir ikame' muamelesi yapıyor.

Sonra da toplumdan sadakat, fedakârlık ve aidiyet bekliyor.

Kusura bakılmasın.

Aidiyet böyle üretilmez.

Anaçlık böyle filizlenmez.

Devlet, 'doğur' diyerek değil,

doğuranı sahipsiz bırakmayarak var olur.

14.01.2026 17:46
  1. ölüm sayısını sıfırın altına indirmeliyiz

    bir garip reis ifadesi

    'ölenleri diriltmeliyiz' denilmek istendiği kolayca anlaşılıyor

     
  2. yeni pandemilere hazırlanın

    malumun ilanıdır.

    kapitalizm yıkılırken yerine kurulacak yeni düzenin sancılarının dalgalar halinde gelmesi gayet olağan bir durum.

    pandemiler sebep değil sonuç.pek yakın zamanda covid balonunun ciddiyetsizliği anlaşıldığında daha ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağımızı öngörüyorum.mesela muhtemelen yaşanacak olan sosyal depremler, sefalet, işsizlik, yağmalar vs vs vs.

    dikkat ettiyseniz küçük bir fragmanı amerikada yaşandı.illa bizde de aynısı yaşanacak demiyorum ama tüm dünya çalkalanmaya devam edecek.

    pek yakında güvenlik sorunlarıyla bile karşı karşıya kalabiliriz.öğretmenlerin maaşı göze batarken bu kadar polisin, bekçinin, paralı er ve erbaşın çılgınca teşkilatlandırılması, yeni yeni kolluk kuvveti birimlerinin oluşturulması falan tesadüf değil elbet.polis devletine dönüşüyor olmamız elbette huzursuzluk veriyor ama devlet politikamızı bu açıdan rahatsız edici olarak bulmuyorum, yaklaşan potansiyel tehlikeye karşı hazırlıklar yapıldığı kanısındayım.