Türkiye'nin memur portalı |
Oturum aç Üye ol Parolamı unuttum |
testosteronnBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
|||||||
|
esnek çalışma modeli, uzaktan çalışma modeli, kısa çalışma ödeneği vs tehlikeli sular bunlar.
üretim yok ama üretim varmış gibi para veriliyor. böyle saçma bir mantık ancak masallarda olur, kim kime karşılıksız iyilik yapar bu devirde.kıtlık döneminde efendilerin kölelerini karşılıksız beslediğini sanıyorsanız çok iyimsersiniz.
bu sosyal yardımları bedavadan alıyoruz sanıyorsanız yanılıyorsunuz, hepsi ödenecek.
ekstra vergiler, enflasyon, devalüasyon, yüksek faiz gibi yöntemlerle belimizi incitmeden ödetecekler hem de.
ölen her 100 okul müdüründen 3 tanesiyle aynı kaderi paylaşan okul müdürleridir.
okulların kapısına kilit vurulsa da bu oran çok değişmeyecektir,
tüm öğrenciler ve meb çalışanları zorla okula gönderilse de bu oran çok değişmeyecektir.
Yarışma kamuflajına bürünmüş bir realiti şovdur. Sosyal medyada prim gördükçe, izlendikçe, hakkında konuşuldukça acunun servetinin artmasına katkı sunan realiti şov.
Kendinize satın aldığınız bir saat servetinizin kaçta kaçıdır? Benim için belki iki-üç binde biri falan olurdu en fazla. Eminim ki bu oran zenginliğim arttıkça da azalacaktır. Acunun bir saati var fiyatı iki milyon tl. Bu saat Acunun servetinin on binde biri olsa acunun serveti yirmi milyar tl eder.bu çok para demek, aşırı çok.
Kendinize satın aldığınız araba servetinizin en fazla ne kadarı olurdu? Kendimi düşündüğümde en fazla ellide bir falan derim ve tabi zenginliğim artsa bu oran küçülürdü. Acunun bir arabası var değeri elli milyon tl. Bu araba acunun servetinin binde biri olsa acunun serveti 500 milyar tl eder. Bu çok para demek, aşırı çok.
Yaşadığınız eve servetinizin kaçta kaçını verirdiniz?zenginlik arttıkça bu oran da yine düşer. Kendinizi zengin hissetmiyorsanız çevrenizdeki zenginlere bakın. Çevrenizdeki en zengin kişinin yaşadığı evin bütün servetine oranı en düşük olan kişi olduğunu görürsünüz. Tanıdığım en zengin kişileri düşündüm yaşadıkları evler servetlerinin yirmi ila otuzda biri falandır en fazla. Acun kat ve kat fazla zengin olduğuna göre yine bu oran daha düşüktür. Geçenlerde Şeyma ile yaşadığı evi satmış fiyatı yüz milyon tl.bu ev servetinin yüzde biri olsa acunun serveti yüz milyar tl eder. Bu çok para, aşırı çok.
Uçağı, yatı, hız teknesi falan da varmış ancak bunlarla bir kıyas/oran falan yapacak kadar finansal ufka sahip değilim.
Gördüğünüz gibi yüzlerce milyarlardan bahsediyoruz.
Aramızda bir milyar tl'yi idare edebilecek biri olduğunu bile sanmıyorum.
Şu anda tv8'de kırmızı oda'yı izlerken bir yandan da acundan ve ürettiklerinden bahsederken acunun servetine servet katması için ne kadar katkı sağladığımı da aşırı merak ediyorum.
görevi milleti eğitmek olan milli eğitim bakanlığının varlık amacına uygun kararı.
ağaç yaş iken eğilir diye boşuna dememiştir atalar.
uygun yaşları geçmeden sınıf disiplinini almaları hayatlarını ve kimliklerini etkileyecek, dolaylı olarak tüm ülkeyi etkileyecek.
ölen her 100 tıp fakültesi öğrencisinden 3 tanesinin karşılaştığı durumdur; aynen trafik kazası, ishal veya karaciğer hastalığından ölen tıp fakültesi öğrencilerinin karşılaştığı gibi.
hatta ölen her 100 tıp fakültesi öğrencisinin;
34 tanesi kalp ve damar hastalıklarından
18 tanesi kanserden
6 tanesi şekerden
7 tanesi aynen corona gibi akciğer enfeksiyonlarından(bu dilimin büyük çoğunluğu influenzadan ölüyor)
5 tanesi koah gibi solunum hastalıklarından(bu 5 kişilik dilimin nerdeyse tamamı koahtan ölüyor)
3 tanesi ishalden
3 tanesi trafik kazasından
3 tanesi karaciğer hastalıklarından ölüyor.
ölüm hepimize aynı mesafededir.bu realiteden kopup, ölümü romantize etmek kontrolümüzü kaybedip ipleri başkalarına teslim etmemize sebep olabilir.
1. | semraa-91 | |
2. | alonestyle |
Takip edilen yazar yok. |
Bir topluluğun millet olup olmadığını sorgulamak, modern anlamda ulus kavramını anlamamaktır. Milletler, tarih boyunca birbirlerinden etkilenmiş, karışmış, birlikte var olmuştur. Türkler de tarih boyunca Farslardan, Araplardan, Kürtlerden etkilenmiştir; bu durum Türklerin millet olma özelliğini sorgulatmaz, aksine onların tarihsel zenginliğini gösterir. Aynı şekilde Kürtlerin, bulundukları coğrafyada çeşitli kültürlerle etkileşim içinde olması, onların millet olma hakkını elinden almaz.
Fransız Devrimi'nin "kardeşlik" anlayışı bize önemli bir ders verir: Bir milletin gücü, parçalarını bir arada tutan dayanışmadan gelir. Türklerle Kürtler arasında bin yıllara dayanan ortak bir tarih, kültür ve mücadele vardır. Bu topraklar, Türklerin ve Kürtlerin omuz omuza savaştığı; aynı toprağa can verdiği bir vatan olmuştur. Kürtlerin kimliğini inkâr etmek, aslında bu ortak tarihe ihanet etmektir. Kardeşliği reddetmek, sadece yabancıların ekmeğine yağ sürer.
Evet, dış güçlerin bu coğrafyada oynadığı oyunlar aşikârdır. Ancak bu oyunları bozmanın yolu, halkları birbirine düşman etmek değil; tam tersine, ortak bir gelecek inşa etmektir. Kürtleri "yok" saymak, onları yabancı ideolojilere daha da yakınlaştırır. Bölgenin huzuru, Türklerin ve Kürtlerin eşit birer yurttaş olarak, aynı çatı altında, ortak bir vatan için çalışmasından geçer.
Bir milletin varlığı, inşa ettiği taş yapılarla değil, inşa ettiği insanlarla ölçülür. Kürtler, bu coğrafyada binlerce yıldır var olmuş bir halktır ve bu halkı yok saymaya çalışan her ideoloji, bölgenin huzurunu dinamitlemekten başka bir işe yaramaz. Türkler ve Kürtler, kaderlerini ortak yazmıştır; bu ortaklık, bir milletin yükselişi için düşmanlık değil kardeşlik gerektirir. Bir ulusun büyüklüğü, kimseyi küçültmeden bir arada yaşama iradesinde saklıdır
İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2025 MN Yazılım |