Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

testosteronn

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

1,375 entry 161 konu 25 puan
08.06.2026 13:39 son işlem tarihi takip etme takip et

ülke genelinde maske zorunluluğu getirilmesi

ölüm yaşı ortalaması 75 olan, über öldürücü, efsane ötesi öldürücü, öyle böyle öldürücü değil acayip öldürücü covid-19 hastalığına karşı alınmış önlemdir.

yani başka bişey için yapıldıysa çok saçma çünkü.

hem bu önlem öyle koruyucu ki acayip koruyucu, çok fena yahu akıl ötesi koruyucu bir yöntem.

gözenek boyutu covid-19 virüsünün boyutundan daha büyük olan maskelerin takılmasını zorunlu hale getirenler ve bu zorunluluğu hiç sorgulamadan kabullenenler kesinlikle müthiş mantıklı insanlar olmalı.

09.09.2020 14:24
  1. Yapay Zekanın Dünyayı Ele Geçireceği Yalanı

    "yapay zekâ dünyayı ele geçirecek" söylemi, meseleyi kavramsal derinlikten yoksun biçimde ele almanın en tipik örneklerinden biridir.

    Bu iddia, teknolojik ve toplumsal dönüşümün esas tartışmasını magazinleştirerek sulandıran bir kaçış rampası işlevi görür. Yeni üretim biçimlerinin, algoritmik tahakkümün ve gözetim toplumunun doğurduğu sorunlarla yüzleşmek yerine, tartışmayı bilimkurgu senaryolarına hapseder.

    Daha da ilginci, "yapay zekâ dünyayı ele geçirecek" diyenlerle bunu kategorik olarak reddedenler çoğu zaman aynı zeminde buluşur: Her ikisi de dönüşümün niteliğini kavrayamaz. Bir taraf teknolojiyi mitolojik bir özneye dönüştürürken, diğer taraf meseleyi küçümseyerek geçiştirir.

    Yetkinsizlik ve hakikatsizlik insanı bu tür basitleştirmelere mecbur bırakır. Kavranamayan ve kontrol edilemeyen bir olgu karşısında ya devekuşu misali kafayı kuma gömersiniz ya da korku hikâyeleri üretirsiniz. Her iki durumda da gözden kaçan şey aynıdır: Mevcut güç ilişkileri.

    Bugün tehlike, yapay zekânın insanlığa savaş açması değildir. Tehlike; sermaye, devlet ve büyük teknoloji şirketlerinin elindeki denetim kapasitesinin tarihte görülmemiş ölçüde artmasıdır. "Yapay zekâ dünyayı ele geçiriyor" korkusu da, bunun tamamen önemsiz olduğunu söyleyen tavır da aynı sonuca hizmet eder: Gerçek tahakküm mekanizmalarını görünmez kılmak.

    Görünen o ki insan kendinden üstün bir makine icat etti ve biraz çaresiz bir poziyona düştü.Bu tartışmaları yapan nesil ya da en geç bir sonraki nesil, algoritmik kuşatmaya karşı "fişi çekmek", sistemden kopmak, dijital bağımlılığı kırmak gibi radikal refleksler geliştirmeye başlayacaktır.

    Yapay zekâ dünyayı ele geçirmiyor. Dünya zaten çeşitli iktidar mekanizmaları tarafından yönetiliyor. Yapay zekâ ise bu mekanizmaların şimdiye kadarki en keskin, en soğukkanlı ve en erişilmez arayüzüne dönüşüyor.

    Not:kırık dökük Türkçe ve imla bilgimle yazdığım metni yapay zekayla düzenledim

     
  2. Büyü var mı

    İnanırsan var, inanmazsan yok

     
  3. insanların sevgiye muhtaç olması

    İnsan insanın şifadıdır, insansa eğer.

     
  4. Sencer solakoğlu

    tarım bakanı adayı olduğunu açıklayan gerçek bir toprak adamı.

    süt hayvancılığında maliyetin bel kemiği olan buğday kepeği tartışmalarında, liyakatsiz kadroların "o zaman kepek ekin" şeklindeki akıl dışı çıkışlarına sahada, üretimin tam içinden cevap vermiştir. sahibi olduğu feyz çiftliği, rasyon planlamasından üretim tekniklerine kadar her bilgisini üreticiyle paylaşan bir akademi gibi yıllardır YouTube üzerinden ülke çiftçisine rehberlik etmektedir.

    akademik eğitimi iktisat gibi alakasız bir bölüm olma rağmen tarım üzerine edindiği otodidakt birikimiyle hem süt üretiminde hem mısır üretiminde verim rekorları kırdığını daha önce zaten belirtmiştik.sencer bey sadece kendi kazancına değil, sektörün doğrularına odaklandığı için ziraat odalarında ve stk'larda üreticinin sesi haline gelmiştir.

    Zamanında siyasal islam zihniyetinin "kepek ekin" diyebilecek seviye akıl almaz liyakatsizliğiyle girdiği çatışma sonucu; kredilerinin dondurulması ve işletmesinin cezalarla iflasa sürüklenmek istenmesi ise türkiye'deki tarım ve hükümet politikalarının özetidir. neyse ki sosyal medyadaki kamuoyu gücü sayesinde bu hukuksuz operasyondan geri adım atılmıştı ancak göz göre göre hukukun ve devlet gücünün zorbalığa araç edilmesi hafızamızda öylece duruyor.

     
  5. kimlik

    kimlik insanın üzerine kazınmış bir yalandır. doğduğu anda kişiye biçilen bir rol; oynandıkça ondan çalan bir gölgedir.

    kimlik, koruyan bir aidiyet gibi görünse de aslında aynı anda onu sınırlayarak körelten bir teslimiyettir. zira kimlik, güvenle hayatta kalmanın bedeli olarak ruhun ödediği paydır. fakat bugün varoluşsal düzlemde dengeler değişiyor; onurlu bir varoluş ve ortak güvenlik için "akıl" kimlikten daha fazla ön plana çıkıyor. artık bir zulme karşı durmak için o zulmü yaşayanın kimliğine bürünmek gerekmiyor. gazze'yi savunmak için arap, irandaki haksızlığa ses çıkarmak için şii olmak gerekmediği gibi...bugün artık vicdanın dili kimliğin sınırlarını aşıyor.

    insanlar kimliklerini kendileri edindiklerini sanarak onları taşıdıklarını düşünürler; oysa kimlik, insanı hatta toplumu peşinden sürüklemek üzere dışarıdan yüklenmiş bir "kullanım kılavuzu"dur. kimliğe sarılmak ve onu kutsamak kalabalığın içinde eriyip gitmenin, herkesleşmenin en şık kılıfı, kendilik inşaasının sorumluluğunu sırtlanmaktan kaçınmanın en kabul gören yoludur.oysa insan ancak kendini bularak gerçekten insanlaşır

    kimlikten soyunmak, karanlıkla baş başa kalmak demektir ancak insan sadece o karanlığın içinde ilk kez kendi sesini duyabilir.

     
    (Bkz: herkesleşmek)(Bkz: kendilik)