![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
testosteronnBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
Bir at şampiyon olduğunda ganyancısından yetiştiricisine, seyisinden yatırımcısına kadar tüm camiada saygınlığı tescillenir.O andan itibaren sadece kendisi değil; yavruları "şampiyon yavrusu", yetiştiricisi "şampiyon yetiştiricisi", harası "şampiyon harası" olur. Yarış sektörünün en üst prestij etiketi şampiyonluktur ki bu at 3 kez şampiyon olmuş.
İstisnasız tüm şampiyonlar emekli olunca damızlığa ayrılır; ölene dek döl verir, doğum yapar. Peki ya sonrası? Doğurganlığı ya da döl kabiliyeti bittiğinde, takati kalmadığında ne olur?
"Etik" kelimesinin telafuzuyla bile alay edecek kadar düşük bilinçli, vefayı, haysiyeti ve ahlaki pozisyonu hiç tanımamış bir güruhla aynı gökyüzü altında yaşıyoruz. Aklı hiç keşfedememiş, insan bedeninde insanlaşamamış, hayvani formda kalmış memeli yaratıklar... İşte bu adamlar, o şampiyonu en sonunda üç kuruşa varoşlara satarlar. Gerisini yazmaya ne hacet; o prestij etiketi, bir kaçak mezbahanın dikkatsizliğiyle sofranıza gelebilir
siyah ya da beyaz romantizmine inat, tüm gerçekliğiyle gridir rengimiz.
ne iyiler salt iyi, ne kötüler salt kötüdür; hayat alacalıdır, bozcadır, ebrulidir.
ancak insan, sevdiği şeyin iyi rengine, korktuğu şeyin kötü rengine tutulur. aslında sorun olgularda değil, sevdiğini aklayıp korktuğunu boklayan insanın o kaçınılmaz acziyetindedir
Aslında ilgilendiğim konu Halife Osman'ın trajik sonu ve onu ölüme götüren politikalarıydı; ancak olaylar kaçınılmaz olarak her şeyin başladığı o kırılma noktasına, Hz. Muhammed'in vefatına kadar uzandı.
Tarih 8 Haziran 632 Medine'de kavurucu yaz sıcağı; gündüz ortalama 41°C, gece ise 27°C seyreden ortalama sıcaklık... İslam peygamberi, ağır bir ateşli hastalık sonrası Aişe'nin odasında vefat etmiş ancak dışarıda manevi bir yas havasından ziyade, tam bir siyasi fırtına kopuyor. Peygamberin naaşı henüz odasındayken, çeşitli kabile liderleri ve sahabe grupları Medine sokaklarında adeta birbirine girmiş durumda. Liderlik tartışmaları o kadar sertleşiyor ki, cenaze işlemleri bu iktidar kavgasının gölgesinde kalıyor. Öyle ki, naaşın başında toplu bir cenaze namazı dahi kılınamıyor; kabileler gruplar halinde içeri girip hızlıca namaz kılıyor ve hemen dışarıdaki hak iddialarına, o sert tartışmalara geri dönüyorlar.
Vefatın üzerinden yaklaşık 60 saat geçmişken, çöl sıcağının etkisiyle naaş fizyolojik olarak bozulmaya, koku yayılmaya başlıyor. İşte bu noktada Ebubekir'in siyasi ve insani müdahalesi devreye giriyor. O vahşi çöl ikliminde yetişmiş, kılıcı elinde bekleyen kabileleri kan dökülmeden ikna etmek her yiğidin harcı değilken, Ebubekir durumun vahametini ve cenazenin bir an önce defnedilmesi gerektiğini baskıyla kabul ettiriyor. Kabileler "şimdilik" geri adım atınca Ebubekir halife hseçiliyor ancak bu, meselelerin çözüldüğü değil, sadece ertelendiği anlamına geliyor.
Vefatın üzerinden geçen 60 saatin sonunda bir halife seçilebiliyor ancak cenaze artık hareket ettirilemeyecek kadar bozulduğu için taşınamıyor. Bu esnada Ebubekir, liderin kararlarının sorgulanamaz olduğunu hatırlayarak kıvrak bir zekayla bir fetva duyuruyor: "Peygamberler öldüğü odaya gömülür." Daha önce bir peygamber cenazesi gören yok, ondan sonra gelecek bir peygamber de yok; dolayısıyla itiraz edilemez ve o anki krizi çözen "mükemmel" bir formül oluyor.kabileler halife falan olamayınca dağılıp gidiyorlar, defindi kokuydu falan kimse elini sürmüyor. yakınlarından üç beş kişi odada defin işlemini gerçekleştiriyor.
Sonuç olarak o gün kapatılmayan hesaplar, İslam tarihinin tüm gidişatını belirliyor. Ebubekir'den sonra eceliyle ölebilen bir halife olmuyor; Ömer, Osman ve Ali'nin sonu hep suikast ve katliamla bitiyor. Halife Osman'ın ölüme giden yolunu anlamak için, önce o odadaki 60 saati ve o günkü "iktidar iştahını" iyi analiz etmek gerekiyor.
Hakikatlerimiz bir bir yıkılıyor dostum ve biz her geçen gün biraz daha hakikatsiz kalıyoruz
Katlanılmaz hakikatsizliğine karşı sahte hakikatler icat ettiğimiz yer.
Bilinç hakikatsizliğe katlanamıyor; sonuç sahte hakikatler...
Selam serpili
Sözlükteki son 1587 film tavsiyesini veren kişi olmana bakınca sinefil denecek seviyede bir sinemasever olduğunu anlamak pek zor değil
Bu yüzden senden küçük bir amme hizmeti rica edeceğim; yani zahmet olmazsa tabii
Netflix, HBO, Amazon Prime ve YouTube gibi platformlarda izlenebilecek filmlerden oluşan bir tavsiye listesi yaparsan, bizim gibi film seçerken yarım saat katalogda dolaşıp sonunda hiçbir şey izleyemeyen amatörlere büyük bir hayır işlemiş olursun.
Aslında farklı başlıklar altında yüzlerce film önermişsin ama çoğu kişinin kullandığı bu popüler platformlara özel bir derleme yapabilirsen gerçekten çok makbule geçer.
Şimdiden hayrın kabul olsun
Not:kurallara uygun olmadığı için bir süre sonra bu entriyi imha edeceğim.
| 1. | ![]() |
semraa-91 |
| 2. | ![]() |
alonestyle |
| Takip edilen yazar yok. |
siyah ya da beyaz romantizmine inat, tüm gerçekliğiyle gridir rengimiz.
ne iyiler salt iyi, ne kötüler salt kötüdür; hayat alacalıdır, bozcadır, ebrulidir.
ancak insan, sevdiği şeyin iyi rengine, korktuğu şeyin kötü rengine tutulur. aslında sorun olgularda değil, sevdiğini aklayıp korktuğunu boklayan insanın o kaçınılmaz acziyetindedir
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
