![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
testosteronnBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
Tek başınalıkla karıştırılan durum
Tek başınalık bir sayı nitelemesiyken yalnızlık bir durum nitelemesidir.
Yalnızlık aniden şekillenen bir şey değildir, diğerlerinden farklılaştıkça yalnızlaşılır.
Daha çok başlık vardı açılacak
En tuhaf başlıklar sensiz
Rastgele girip çıkmazdın, yazardın da yazardın.
Merak ediyoruz, nerelerdesin?
Eski entry'ler hâlâ dolaşımda.
Sözlük seni bekliyor
Bir akrostişli çağrı da buradan geldi
Bu yaşananlara şaşırılıyor olması bana komik geliyor; çünkü her şey zaten gözümüzün önünde olup bitiyor. 'Nasıl olur?' diye sormak bile bir tür saflık. Doğada aslan var, komodo ejderi var; yeri geldiğinde insanı, hatta kendi türünü bile yiyen yırtıcılar bunlar. Epstein ve müşterileri de aslında tam olarak böyle bir yırtıcıydılar: avladılar ve yediler, avlarıysa kendi türleriydi.
İnsan olmak, sadece insan bedeninde doğmakla ilgili bir mesele değil. Hepimizin içinde hem bir hayvan yanı hem de bir insan yanı var. Bizler, içimizdeki o hayvanı ne ölçüde denetleyebiliyorsak, o ölçüde 'insanız'. Epstein gibilerle aramızdaki temel fark, onların bu hayvanlığı gizleyebilecek güce ve imkâna sahip olmalarıdır.
Aslında toplumun büyük bir kısm (hangilerimiz olduğunu bilmesek de) sadece imkânı olmadığı için 'normal'. Bir İskender kebap karşısında ahlakını korumakla, sınırsız güç ve baştan çıkarıcılık karşısında ahlakını korumak aynı şey değildir. İskender karşısındaki iradeyle, Fransız havyarı karşısındaki irade bir tutulamaz.
Biz her şeyin siyah ya da beyaz olmasını istiyoruz: ya katıksız iyi olalım ya da süzme kötü. İçimizdeki karanlık tarafı, hatta inandığımız şeylerin içindeki kötülük ihtimalini kabullenemiyoruz. Ben insanları bu kadar keskin hatlarla ayıramıyorum. Mesele insan doğmak değil; tüm imkânlara rağmen insan kalabilmek.
Hâlâ bir 'sürü' gibi idare ediliyoruz, bireysel aklın kolektifine yaslanan bir toplum kurabilmiş değiliz; gerçek bir düşünsel aydınlanma yaşanmış değil.
Zengin iş adamlarına, medya patronlarına bakıyorsun 20 yaşında kızı olan adam 18 yaşında çıtırla sevgili oluyor, magazin durdırından kurtulmak için nikah da kıyıyor. Şeriatla yönetilen bir ülkede olsaydı bu yaş 12 olurdu. Onu 18'de sınırlayan şey ahlakı değil, yasal zorunluluklar.
Bizi sınırlayan şey ise yasanın ötesinde maddi imkânsızlıklar ve güçsüzlük. Gerçek şu ki biz gücümüz yetmediği için 'normaliz'
Eğer herkes aynı ölçüde sınırsız imkâna sahip olsaydı, Emin olun ki ortaya çok daha 'yaratıcı' kötülükler çıkardı. Asıl soru şu: Aynı imkânlar bizde olsaydı, bizden ne çıkardı?
Ben hiçbir düşüncenin canhıraş savunucusu, bir askeri değilim. Derdim, ne olduğunu hakkını vererek anlamaya çalışmak, maruz kaldığımız dünyayı inandığım şekilde görmek değil çıplaklığıyla deşifre etmek Düşüncelerin askeri olmaktansa, düşünceleri kendime asker etme peşindeyim. Gördüklerimden çıkardığım bir sonuç var ki: İnsan ya iyi ya da kötü bir varlık değildir; insan hem iyidir hem kötüdür. 'iyi insan', sadece olabildiğince iyi kalabilen insandır.
Epstein kötüdür, evet. Ama onun kötülüğü üzerinden kendimize sahte bir iyilik payesi biçemeyiz.
| 1. | ![]() |
semraa-91 |
| 2. | ![]() |
alonestyle |
| Takip edilen yazar yok. |
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
