![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
testosteronnBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
tarım bakanı adayı olduğunu açıklayan gerçek bir toprak adamı.
süt hayvancılığında maliyetin bel kemiği olan buğday kepeği tartışmalarında, liyakatsiz kadroların "o zaman kepek ekin" şeklindeki akıl dışı çıkışlarına sahada, üretimin tam içinden cevap vermiştir. sahibi olduğu feyz çiftliği, rasyon planlamasından üretim tekniklerine kadar her bilgisini üreticiyle paylaşan bir akademi gibi yıllardır YouTube üzerinden ülke çiftçisine rehberlik etmektedir.
akademik eğitimi iktisat gibi alakasız bir bölüm olma rağmen tarım üzerine edindiği otodidakt birikimiyle hem süt üretiminde hem mısır üretiminde verim rekorları kırdığını daha önce zaten belirtmiştik.sencer bey sadece kendi kazancına değil, sektörün doğrularına odaklandığı için ziraat odalarında ve stk'larda üreticinin sesi haline gelmiştir.
Zamanında siyasal islam zihniyetinin "kepek ekin" diyebilecek seviye akıl almaz liyakatsizliğiyle girdiği çatışma sonucu; kredilerinin dondurulması ve işletmesinin cezalarla iflasa sürüklenmek istenmesi ise türkiye'deki tarım ve hükümet politikalarının özetidir. neyse ki sosyal medyadaki kamuoyu gücü sayesinde bu hukuksuz operasyondan geri adım atılmıştı ancak göz göre göre hukukun ve devlet gücünün zorbalığa araç edilmesi hafızamızda öylece duruyor.
kimlik insanın üzerine kazınmış bir yalandır. doğduğu anda kişiye biçilen bir rol; oynandıkça ondan çalan bir gölgedir.
kimlik, koruyan bir aidiyet gibi görünse de aslında aynı anda onu sınırlayarak körelten bir teslimiyettir. zira kimlik, güvenle hayatta kalmanın bedeli olarak ruhun ödediği paydır. fakat bugün varoluşsal düzlemde dengeler değişiyor; onurlu bir varoluş ve ortak güvenlik için "akıl" kimlikten daha fazla ön plana çıkıyor. artık bir zulme karşı durmak için o zulmü yaşayanın kimliğine bürünmek gerekmiyor. gazze'yi savunmak için arap, irandaki haksızlığa ses çıkarmak için şii olmak gerekmediği gibi...bugün artık vicdanın dili kimliğin sınırlarını aşıyor.
insanlar kimliklerini kendileri edindiklerini sanarak onları taşıdıklarını düşünürler; oysa kimlik, insanı hatta toplumu peşinden sürüklemek üzere dışarıdan yüklenmiş bir "kullanım kılavuzu"dur. kimliğe sarılmak ve onu kutsamak kalabalığın içinde eriyip gitmenin, herkesleşmenin en şık kılıfı, kendilik inşaasının sorumluluğunu sırtlanmaktan kaçınmanın en kabul gören yoludur.oysa insan ancak kendini bularak gerçekten insanlaşır
kimlikten soyunmak, karanlıkla baş başa kalmak demektir ancak insan sadece o karanlığın içinde ilk kez kendi sesini duyabilir.
varoluşun; kimlik gibi çevreden yüklenen ve kişilik(mizaç, fıtrat) gibi doğadan verilen aşamalarını aşıp, insanın kendi emeğiyle ulaştığı son mertebedir.
kimlik toplumsal bir donatım, kişilik ise genetik ve çevresel bir yazılımdır; her ikisi de insanı dışsal bir varoluşun nesnesi kılar. kendilik ise bu zorunluluklara karşı bir direniş ve bilinçli bir seçimdir. insana bir miras gibi bahşedilmez; aksine öğretilenleri aşarak ve verilmiş olanı yıkarak inşa edilir. bu yüzden kendilik, insanın en büyük başarısıdır; çünkü rastlantıların değil, hür iradenin sonucudur.
sıradanlaşma ve bayağılaşma hali.
insanın üzerine yapışan toplumsal kimliklerden sıyrılarak kendini araması ve nihayetinde bulması neticesinde; ancak "hiç kimseleşerek" üstesinden gelebileceği paradoksal durum.
| 1. | ![]() |
semraa-91 |
| 2. | ![]() |
alonestyle |
| Takip edilen yazar yok. |
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
