1 2 3 4 5 6 7 8

Lanet

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

658 entry 157 konu hiç puanı yok
05.05.2024 21:52 son işlem tarihi takip etme takip et

röportaj serisi

spoiler

bu haftaki sohbeti okumak için tıklayabilirsiniz.

28.01.2024 22:11
  1. hülagu han

    Hulagü Han'ı bilirsiniz en azından Nedim'in şiirine konu olan dehşetini okumuşsunuzdur.

    '' tahammül mülkünü yıktın, hülagu han mısın kafir '' ( Nedim bunu beğendi )

    bu hülagu abimiz Cengiz Han'ın torunu, varisi, İlhanlı devleti'nin kurucusu. Dedesi gibi yakıp yıkmakla nam salan bu abimiz, Bağdat seferine çıkar, Abbasi halifesine şehri teslim etmesi için elçi yollar, '' şehri teslim edin, arkanıza bakmadan gidin '' der.

    Abbasi halifesi geri durur mu? '' Bağdat miras değil alın teri bre çapulcu '' der ve elçiyi oracıkta öldürür. Hülagu toplar ordusunu, önüne ne gelirse yakıp yıkar. kütüphaneleri, alimleri, kadıları, dilencilere kadar toplayıp Dicleye atar. bunlar Tanrı'nın nimetlerini boşuna harcayan israf grubu der. Halifeyi atının ayakları altında öldürür.

    Kendisi hristiyan halka ve ibadet hanelerine dokunmamış, frank kralına mektup yazarak yaptığı katiamı ballandıra ballandıra anlatmıştır. Vakti zamanında hristiyanlar Atilla için şey demişlerdi hani,

    Tanrı onu bizi cezalandırmak için gönderdi, (Atilla sizi arkadaş olarak ekledi)

    Bu Cengiz han ve torunu hülagu de müslamanları cezalandırmak için gönderildiklerini, gittikleri her yerde dile getirmişler. Neyse gel zaman git zaman moğollar başa geçen birkaç han ile islamiyeti kabul eder, müslümanlaşır ama bir medeniyeti de yakıp yıktığı ile kalır kör olasıcalar.

    ( hülagu sizi engelledi )

     
  2. yakup kadri karaosmanoğlu

    başlarda fecr-i ati grubuna mensup iken '' sanat şahsi ve muhteremdir '' görüşünü benimser. yani sanat sanat içindir der fakat balkan harbi ve 1. dünya savaşları sonrası bu görüşü değişir. bu değişimi kendisi şöyle ifade eder.

    '' sanat şahsî ve muhteremdir!... yıllarca bu akidenin neşri için okumadığım kitap, başvurmadığım âlim kalmadı. bu coşkunluğum, sanat perisi yolunda bu serden geçtiliğim, ilk millî felâketimiz olan balkan harbine kadar, bütün ateşiyle devam etti. fakat ne vakit ki, çatalca önüne dayanan düşman toplarının sesini tâ yatağım içinden işitmeğe başladım, hisseder gibi oldum ki, hayatta benim yaptığım mücadeleden daha mühimleri vardır. balkan harbini daha bir sürü millî felâ ketler takip etti. ben gene sanat şahsî ve muhteremdir diyordum. fakat, onun yanı başında, hiç değilse onun kadar şahsî ve muh-terem şeyler olabileceğini de düşünmeğe başlamıştım. nihayet 1914, 1918 geldi. garp imperialismasının kandan ve yağmadan gözü dönmüş kurt sürüleri, bütün vahşetiyle bizim zavallı ağıllarımızın üstüne de saldırdı ve ortada ne edebî cemiyetlerden ne mukaddes sanat davâlarından eser kaldı. o zaman, artık bütün acı sarahatiyle anladım ki, istiklâli uğrunda o derecede ter döktüğüm sanat, evvelâ bir cemiyetin, bir milletin malıdır. sonra da nihayet bir devrin ifadesidir. bunlardan tecrit edilmiş bir sanatın ne manâsı, ne kıymeti vardır. müstakil sanat, müstakil vatanda olabilir. ''

     
  3. mezamorta hüseyin paşa

    Mezamorta Hüseyin Paşa, Osmanlı'nın büyük denizcisi.

    Venediklilerle yaptığı savaş sonrası aldığı yaralardan ötürü öldüğü sanılmış ancak mucizevi şekilde iyileşmiş, 17 yıllık esaretten kurtulmuş, bu yüzden Venedikliler ona mezamorta yani yarı ölü lakabını vermişler. ( biz de sen gibi yarı ölüyüz be paşam )

    Hüseyin Paşa, Fransızların Cezayir'i işgali sırasında, fransa'ya '' geldiğiniz gibi geri dönün, yoksa elimdeki fransızları topa koyar size geri gönderirim '' diye nota veriyor,

    Fakat fransızlar inanmıyor. hadi canım, bi insanı topa koyup nasıl ateşler, deli mi bu kuzum, yok daha neler falan diye geyik yapadursunlar,

    Bizim yarı ölü paşa, fransız konsolosunu harbiden topun içine koyup ateşliyor ve fransa, mezamorta hava yolları ile tanışıyor. Fransız amiral neye uğradığını şaşırıyor, bir iki derken insanlar havada uçuşuyor, çare yok geri dönüyor. sayıca üstün olmalarına rağmen Hüseyin Paşa'nın bu gözü karalığından korkup geri çekiliyor.

    Bu haber payitahta sevinç yaratıyor, kendisine Cezayir beylerbeyliği veriliyor,

    Hüseyin paşa ardından Venedik, İspanya gibi denizcilikte iyi olan devletleri paşa paşa yola getiriyor, hepsine benim adım bomba soyadım ölüm ulan! inanmıyorsanız Fransa'dan sorun gibisinden ders veriyor.

    Koyun Adaları muharebesinde yine büyük bir zafer kazanıyor. Zamanla Osmanlı'nın Kaptan-ı Deryası oluyor, denizlerden tek sorumlu kişisi yani. Denizcilik kanunnamesi ile de Osmanlı denizciliğine yön veriyor, yola sokuyor.

    Barbaros Hayrettin Paşa'dan sonra en büyük Osmanlı Denizcisidir, ( Barbaros bunu beğendi )

    gel gelelim çok da bilinmez adı sanı.

     
  4. mühtedi

    sonradan müslümanlığı seçenler, ruhen islam'a bağlanmış olsalar da maddeten hala batılıdırlar ve osmanlının içindeki küçük avrupa'yı temsile devam ederler. askeri ve kültürel alanda osmanlının batılılaşma yolunda epey hizmetleri olmuştur. ve yine yılbaşı kutlaması gibi avrupai gelenekleri de onlar başlatmıştır. bu isimlerden bazılarını tanıyorsunuz;

    misal ibrahim müteferrika, humbaracı ahmet paşa, mustafa celalettin paşa, osman nihali paşa

     
  5. Aşka inancı sıfırlayan şeyler

    insanın kendiyle alakalı bir durum diye düşünüyorum. çevresel veya sosyo-ekonomik-kültürel şartlar bir şeye inancı tamamen yok etmeye muktedir değil. sen ne kadar hevesli isen, inancın da o kadar enerjik olur, yüksek olur. kişi kendini şartlandırdığı vakit, ne aşka, ne dostluğa ne de hayata inancı kalır. insan kendinin kurdudur. kendi kendini yer bitirir, yalnızlığa, kimsesizliğe o kadar alıştırır ki kendini sanki içinde olduğu yaşta doğmuş gibidir ve evvelden beri hep yalnızdır sanki.

    kişi yaşadığı monotonluğun, sıradanlığın ne kadar dışına çıkabilir, hayatına ne kadar yenilik katabilir durumda ise, aşık olabilme potansiyeli de o kadar yüksektir. bir leyla-mecnun beklemiyor kimse ama yine de enseyi karartmamak lazım.

     

 

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam