Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

QveA

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

909 entry 202 konu 599 puan
20.07.2026 14:00 son işlem tarihi takip etme takip et

idal

3 nokta da devrim yapan kişidir.

gerek başlıkları incelediğim de ... şeklinde 3 nokta görüyordum. hayaletmiydi neydi.

(Bkz: idal)
22.03.2018 11:00
  1. haluk levent

    içimi acıtan, beni gerçekten çok üzen olaydır.

    günlerdir yazılanları, iddiaları, bahis muhabbetlerini okudukça konduramadım, inanmak istemedim. ama her şey netleştikçe insan sormadan edemiyor:

    be adam, her şeyi geçtim o depremzedelerin, sana körü körüne güvenen insanların hiç mi hatırı yoktu? biz seni rock müziğin, yardımlaşmanın, abiliğin sembolü görmüştük. yapmamalıydın be haluk abi, bu halkın kalan son güven kırıntılarını da kumar masasında, usulsüzlük girdabında harcamamalıydın. çok yazık oldu, gerçekten çok üzgünüm.

     
  2. cahillerin en iyi olduğu konular

    kesinlikle "özgüven" konusudur.

    dünyayı kurtaracak formülü iki dakikada kahvehane masasında bulabilirler. şüphe duymazlar, tereddüt etmezler, "acaba mı" demezler. o muazzam ve sarsılmaz cehalet mutluluğundan gelen özgüven, nasa bilim insanında bile yoktur.

    Maalesef bu sitede çok var.

     
  3. cahillerin en iyi olduğu konular

    her konuda fikir sahibi olup hiçbir konuda bilgi sahibi olmamaktır.

    özellikle tıp, ekonomi ve kuantum fiziği gibi alanlarda ordinaryüs profesör edasıyla ahkam keserler. bir konuyu ne kadar az biliyorlarsa, o konuda o kadar büyük bir özgüvenle konuşurlar. dunning kruger sendromu'nun ete kemiğe bürünmüş halleridir.

     
    (Bkz: dunning kruger sendromu)
  4. Liyakatin bittiği yerde riyakat başlar

    kamuda veya iş hayatında KPSS puanının, kıdemin, bilginin ve emeğin hiçbir hükmünün kalmadığı; koltuk kapmanın tek yolunun yalakalık, dalkavukluk ve ikiyüzlülük (riya) olduğu o çürüme noktasını anlatan acı gerçek.

    işi gerçekten bilen adamların kenara itilip, tek vasfı üstlerine "haklısınız müdürüm" demek olan ceket ilikleme uzmanlarının baş köşeye oturtulması durumudur.

    mülakatlarda hakkı yenen, gece gündüz çalışıp emeğinin karşılığını alamayan her memurun, işçinin iç çekerek kurduğu cümle. adalet biter, biat başlar.

    işin ehli temizlenince, geriye sadece rüzgara göre yön değiştiren omurgasızlar kadrosu kalır.

    çalışanın performansına değil, müdürün odasına kaç kere çay götürdüğüne bakılmaya başlandığı an kurulan teşhistir. kurumun bittiğinin resmidir.

     
    (Bkz: Torpil)
  5. hakan şükür

    "kimler kimlerle berabermiş" sözünü tam olarak hatırlatan başlık burası işte. ülkenin, devletin, askerin, polisin sızılmadık yerinin kalmadığı dönemde sanki bu adamlar sadece florya'da top koşturmuş gibi davranılıyor.

    böyle ucuz numaralarla galatasaray'ı karalayamazsınız, çünkü:

    her şeyden önce bu iş topyekün bir sızma hareketidir. fenerbahçe'sinden beşiktaş'ına kadar her camianın içinden bu yapıya bulaşmış, bugün firari olan futbolcular çıkmıştır. eski futbolcuların bireysel günahları asırlık kulüpleri bağlamaz.

    bugün orada burada başkanlık yapan, camialarında kanaat önderi sayılan adamların geçmişte o malum yapı ve lideri için attığı taklalar, adliye önlerinde verdikleri destekler, televizyonlarda ettikleri teşekkürler internette iki tıkla önünüze düşüyor. hafıza tazelemek istemezsiniz.

    galatasaray bu yapıyla bağını kurumsal düzeyde tamamen koparmış, adı geçenleri üyelikten de camiadan da şutlamıştır.

    yani demem o ki; herkesin elinin çamura battığı bir dönem üzerinden kalkıp sadece galatasaray'ı günah keçisi ilan edemezsiniz. çamur atacaksanız önce kendi üstünüzdekileri temizleyin, altınızda kalırsınız.