Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

QveA

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

904 entry 200 konu 520 puan
18.07.2026 23:10 son işlem tarihi takip etme takip et

regaib kandili

22/03/2018 tarihinde kutlanılacak olan önemli gecedir. Allah kabul etsin.

22.03.2018 11:16
  1. Ne yani.

    haksız olduğunu anlayan insanın son sığınağı olan o meşhur savunma mekanizması.

    tartışmada köşeye sıkışan, mantıklı hiçbir argümanı kalmayan bünye aniden bu kalıbı devreye sokar. arkasından da genelde sizin asla söylemediğiniz, tamamen çarpıtılmış bir cümle gelir: "ne yani, biz hiç mi konuşmayalım?", "ne yani, hep sen mi haklısın?". konuyu saptırmak, manipülasyon yapmak ve üste çıkmak için icat edilmiş en kestirme ve en sinir bozucu retorik kalıbıdır.

     
  2. rusya Ukrayna'da bataklığa saplandığının ne zaman farkına varaca

    modern bir afganistan bozgunu hikayesidir.

    sscb de zamanında afganistan'a "iki haftada hallederiz" diye girip on yıl boyunca o çamurdan çıkamamıştı. putin ve kurmayları bataklığın dibine kadar battıklarını çok iyi biliyorlar ama bunu rus halkına anlatacak yüzleri yok. ukrayna insansız hava araçlarıyla kırım'ın lojistiğini kesip rusya içindeki depoları patlatırken, kremlin hala kağıt üzerinde yeni ordular kurup cepheye sürüyor. egoları ve kibirleri yüzünden "pardon, biz yanlış hesap yaptık" diyemedikleri için, koca ülkenin geleceğini ukrayna düzlüklerinde usul usul eritiyorlar.

     
  3. eskilerin dediği özlü sözler.

    insan ilişkilerini, dostluğu ve düşmanlığı çözmüş insanların bıraktığı miraslardır.

    "gözden ırak olan gönülden de ırak olur" derler, mesafelerin getirdiği o soğukluğu anlatmak için. ya da "keskin sirke küpüne zarar" diyerek öfkenin sahibini nasıl erittiğini hatırlatırlar. hepsi o kadar haklı ve o kadar zamansızdır ki, bugün yaşadığımız en modern sorunun cevabını bile gidip bin yıllık bir atasözünde bulabiliyoruz.

    favorilerinizi ekleyin de başlık şenlensin, hafızamız tazelensin dediğim sözlerdir.

     
  4. eskilerin dediği özlü sözler.

    zamana meydan okuyan, her biri yüzlerce yıllık yaşanmışlığın süzgecinden geçmiş muazzam hayata tutunma rehberleridir.

    "çiğnemeden yutulmaz, sormadan bilinmez" derler mesela; emeğin ve merakın önemini bundan daha saf nasıl anlatabilirsin? ya da "akıllı köprü arayana kadar deli suyu geçer" sözü. bazen fazla düşünmenin bizi felç ettiğini, aksiyona geçmenin kıymetini yüzümüze çarpar. modern kişisel gelişim kitaplarının yüzlerce sayfada anlatamadığı hayat felsefesini, eskiler tek bir cümleyle kalbimize mühürlemiştir.

     
  5. sözlüğe canlılık gelmesi

    hepimizin aynı anda klavyeye yumulmasıyla rahatlıkla başarabileceğimiz durumdur.

    buranın enerjisi düştükçe insanın giresi gelmiyor, farkındasınız di mi? ama hepimiz el birliğiyle organize olsak, günde üç beş kaliteli kelam etsek sözlüğü resmen uzaya fırlatırız. potansiyel var, yazar var, malzeme var; e geriye sadece üşenmeyip yazmak kalıyor. canlanın be sözlük ahalisi, gösterin şu mecranın gücünü!