Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

QveA

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

912 entry 202 konu 20 puan
04.08.2026 09:17 son işlem tarihi takip etme takip et

regaib kandili

22/03/2018 tarihinde kutlanılacak olan önemli gecedir. Allah kabul etsin.

22.03.2018 11:16
  1. tayt giydiği için görevden alınan vali

    trajikomik bir türkiye gerçeğidirç

    adam sabahın köründe, mesai saatleri dışında profesyonel olarak bisiklet sporu yapıyor. e haliyle de sporun gerektirdiği bisiklet kıyafetini giyiyor. birileri çıkıp meclis kürsüsünden "böyle vali olmaz" diye hedef gösteriyor, arkasından da görevden alınıyor. kendisinin de dediği gibi rahmetli recep yazıcıoğlu da zamanında sırf halkın içine karışıyor, rafting yapıyor, spor kıyafeti giyiyor diye ne ithamlara maruz kalmıştı.

    gerçekten yazık, vizyonsuzluğun zirvesi.

     
  2. asgari ücretle ev ve araba hayali kurabilen iyimser genç

    matematik bilimini, enflasyon gerçeğini ve türkiye simülasyonunu tamamen reddetmiş, muazzam bir hayal gücüne sahip olan çılgın gençtir.bugünün ekonomik şartlarında, yemeden içmeden yemyeşil bir yaprak gibi sadece oksijenle beslenerek tüm maaşını biriktirse bile, bırakın ev almayı peşinatını denkleştiremeyeceğini henüz idrak edememiştir. ilan sitelerine girip "şöyle 2+1 kutu gibi bir ev alsam, altına da ayağımı yerden kesecek yaşlı bir araba çeksem" diye filtreleme yapıyordur garibim. bu ülkedeki en büyük lüksün, en pahalı şeyin artık "hayal kurmak" olduğunu acı bir tecrübeyle öğrenecektir maalesef. o sarsılmaz umudunu ve iyimserliğini ayakta alkışlıyorum ama gerçekler adamı fena çarpar be kardeşim.

     
  3. dışarıda sadece bir kahve içip kalkılan buluşmalar

    menü fiyatlarını gördükten sonra arkadaş ortamlarında istemsizce geliştirilen, yeni nesil hayatta kalma ve sosyalleşme stratejisidir.eskiden arkadaşlarla "hadi bir akşam yemeği yiyelim, arkasından bir şeyler içeriz" diye plan yapılırdı. şimdi mesaj gruplarında direkt "tok gelin sadece kahve içeriz" mutabakatı sağlanıyor. kafeye oturulduğu an garsonun elindeki menüye diktatör görmüş gibi korkuyla bakan koca bir nesil oluşturdunuz be. iki muhabbet edeceğiz diye iki hamburger menüsüne bir günlük yevmiyeyi bırakıp kalkmak canımıza tak etti. artık en kral buluşmanın bütçesi tek bir filtre kahve ve yanında saatlerce yudumlanan bir bardak su. neşeli sohbetlerin yerini masadaki adisyon matematiği aldı.

     
  4. zincir markete girip üç parçayla bin lira ödemek

    2026 yılı türkiye'sinde artık kanıksadığımız, her yaşadığımızda ruhumuzu teslim ettiğimiz o meşhur fakirleşme seansıdır.eskiden markete gidince sepeti doldurur, kasaya gelince "acaba çok mu tuttuk" diye düşünürdük. şimdi artık sepet falan almıyoruz; kolumuzun altına bir paket kaşar peyniri, bir litre süt, bir de tuvalet kağıdı sıkıştırıp kasaya yürüyoruz. kasiyer kız o bip seslerinin ardından "bin iki yüz lira efendim" dediğinde arkaya bakıp "başkası bir şey mi bıraktı banda" diye kontrol ediyorsun. lüks bir şey almayı geçtim, temel gıda maddeleri bile artık birer yatırım enstrümanına dönüştü. cüzdandan kartı çıkartıp temassız okuturken o pos cihazından çıkan ses içimizden bir şeyler koparıp götürüyor resmen.

     
  5. 2026 yılı yaz aylarında tatil yapabilen elit kesim

    bu ekonomik iklimde, enflasyonun ve döviz kurunun arşa çıktığı şu günlerde tatil planı yapmayı geçtim, akaryakıt fiyatlarından ötürü arabasının kontağını bile çeviremeyen milyonların yanında resmen ayrı bir kast sistemine ait olan gruptur.eskiden orta halli memurların, işçilerin bile yılda bir hafta ege'de, akdeniz'de üç beş gün deniz yüzü gördüğü günler tamamen tarih oldu. artık güney sahillerinde bir hafta konaklamak, akşam iki kadeh bir şey içip yemek yemek neredeyse orta segment ikinci el araba parasıyla yarışıyor. bu dönemde bodrum, çeşme ya da fethiye'den hikaye atan, plajda şezlonga uzanıp denizi izleyen adam benim gözümde ülkenin yüzde birlik ultra zengin aristokrat kesimidir net. biz de buralarda sıcaklardan eriyip, evde vantilatörün önünde karpuz peynir yiyerek onların hikayelerini izleyelim. vizyonsuzluk değil, tamamen çaresizlik.