![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
Bu sene ben üniversite sınavına girecek olan öğrencilerden daha heyecanlı olduğumdan üniversite sınavı ve gençlerin gelecek planları üzerine bir şeyler söylemek istiyorum.
Okul çağının sonlarına doğru yaklaşan her öğrenci, kendini popüler bir üniversitenin, popüler bir bölümünde okuyorken görme hayallerini kurar. Kimisi bu hayalini gerçekleştirebilirken kimininki hayal kurduğu ile kalır. Çünkü bu iş sadece hayal kurmakla olacak bir şey değildir. Aynı anda o kadar çok değişkenin bir arada olması gerekiyor ki, çok bilinmeyenli denklem gibi. İlk başta iş ailede başlıyor ve hatta ailede bitiyor. Daha çocuğuna istediği bölümü okuması için seçim hakkı tanımayan ebeveynler, çocuğun üzerinde 100 tonluk press makinesi gibi öyle bir baskı uyguluyorlar ki çocuk bu baskının altında ezilmekten bir şeyler başaracak mecâli kalmıyor. Alan seçiminden tutun, çocuğun çözeceği test kitaplarına, alacağı özel derslere, gideceği üniversite ve bölüme, akla gelecek her bir şeye karışan, tüm ipleri eline almış ebeveynler görüyoruz. Bu durumda istemsizce de olsa çocuğa acıyorum. Rahat Nefes alacak hâli kalmamış, şehir dışında bir yer kazansam da bu baskıdan kurtulsam gözüyle bakıyordur eminim. Şimdi bu tarz ebeveynlerin yanında, bir de tam zıt tüm yükü çocuğun omzuna yüklemiş, sıfır ilgi ve destek, her şeyi çocuğun halletmesini bekleyen anne babaların da en az diğer durum kadar doğru bir şey yapmadığını söyleyebiliriz. Doğru olan yaklaşım; ebeveynler, çocuğun kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kendi kararlarını almasını sağlarken, yanında oldukları, hangi kararı alırsa alsın destekleyecekleri duygusunu çocuğa hissettirip, güvende olduğunu bilmelerini sağlamalıdırlar. Çocuk, annem babam arkamda diyebilmelidir. Zaten günümüz gençleri internet ve sosyal medyanının da katkısıyla önündeki seçeneklerin gayet farkında. Zeka ve kapasite olarak da bizim nesilden daha ileri düzeydeler. Ancak en büyük handikapları ilgilerini bir alanda uzun süre yoğunlaştıramamaları, motivasyonlarının çok çabuk düşmesi ve teknojiye olan düşkünlükleri beklenenden az başarı elde etmelerine sebep oluyor. Eğer ki tüm değişkenleri kendi lehlerine çevirip, doğru hamleleri yaparlarsa çok parlak gelecekleri olduğuna inanıyorum. Sadece ayak bağlarından kurtulmaları ve ne istediklerini doğru analiz edip, o doğrultuda hedefe doğru ilerlemeleri gerekiyor.
Biraz dağınık oldu, aslında bu konuda saatlerce konuşsam, yazsam söyleyeceklerim bitmez, ancak noktayı şu şekilde koyayım, günümüz gençleri işlenmeye hazır, saf pırlanta gibi, parıl parıl parlıyorlar, her birinin gözleri ışık saçıyor, yeter ki o ışığı, aile, arkadaş, okul, eğitim sistemi gibi çevresel faktörlerle söndürmeyelim, bilakis güçlendirerek doğru yerleri aydınlatmalarını sağlayalım.
TATLI BİR KAYBEDİŞ HİKAYESİ
''Kaybetmenin neresi tatlı olabilir ki?'' sorusunun henüz yazının başındayken aklınıza gelmesi kadar normal bir durum olamazdı ama böyle tuhaf bir başlıkla başlamayan yazının da ne kadar sönük kalabileceği çiçeği burnunda bir yazarın asla gözünden kaçmazdı. Ayrıca dokuz on yaşındaki bir erkek çocuğun Ummuhan adlı sınıf arkadaşına yenilmesi aslında kıpkırmızı Maraş biberi gibi acı da olsa, yıllar sonra dahi bu mücadelenin o erkek çocuğunun aklından çıkmaması hikayeyi tatlandıran bir sebeptir.
Ali, yani ben, yani dokuz on yaşındaki erkek çocuk, asla yerinmek gibi olmasın kenar köyün ilkokulundaki sobalı 4-A sınıfının övünmek gibi olmasın ileri gelenlerindendi. Okul hayatı boyunca akranları arasında matematik alanında nevi şahsına münhasırken Resim dersinde oldukça başarısız, Türkçede ise vasattı. Kız öğrencilerin okul yıllarında kitap okumaya ne denli düşkün olduğunu gözlemlemeyen erkek öğrenci pek azdır. Ummuhan da Ali'nin sınıfında kitap okumaktan başka bir şey yapmayan al yanaklı, tombul bir kızdı. Ummuhan bol bol kitap okumasının ödülünü zaman zaman alnının akıyla kazanan başarılı bir öğrenciydi. Durun ya! Hemen bu hikayenin de bir aşk hikayesine evrileceğine kanaat getirmeyin çünkü alakası yoktur.
Emine öğretmen bu sıcacık sınıfı varlığıyla sobadan daha ziyade ısıtan muhterem bir kişiydi. Türkçe Derslerinde sık sık okuma yarışmaları düzenleyip birinciyi, sunduğu ödülle kutlardı. O zamanlar boğazımızı yırtsak yüz yetmiş kelimeyi geçemezdik bir dakikada. Ummuhan hızlı okuma işinin kompetanıydı. Sayısal bilimlerde bileğini kimsenin bükemediği Ali bu duruma içten içten üzülürdü. Ne yaparsa yapsın Ummuhan'ı geçemiyor, üç beş kelime geride kalıyordu. Uzun bir süre hızlı okumaya odaklanan Ali, Ummuhan'a iyice bileniyordu. Beklenen gün gelmişti, öğretmen okuma yarışının müjdesini vermişti. Sınıf arkadaşları hipodromda startın verilmesini bekleyen atlar gibi heyecanla sıranın kendisine gelmesini bekliyordu. Genellikle dakikada yüz yirmi kelime okuyanlar çoğunluğu oluşturuyordu. Ummuhan'a sıra gelince kendinden emin, gayet sakin bir şekilde metni okuyup yüz yetmiş kelimeyi devirmiş, kendine ait rekoru daha yukarı çıkarmıştı. Ve sıra Ali'ye geldi. Startın verilmesiyle birlikte Ali metindeki kelimeleri son sürat okumaya başladı. Allah'ım Allah'ım! zaman ne çabuk ilerliyordu, aynı esnada Ali nefes bile almaktan feragat ederek okuyor, şıpır şıpır terliyor, yüzü Maraş biberi gibi kızarıyordu. Son düzlüğe hızla giren Ali son saniyelerde adeta boğazını yırtıyordu. Nihayet zaman doldu. Ali durdu, yani mecburen durduruldu. Ali'nin bu azimkârane mücadelesine tüm sınıf ve Emine öğretmen gülmekten yerlerde yatarken Ali acaba Ummuhan'ı foto finişle dahi olsa geçmiş olabileceğinin merakındaydı. Ali'nin kelimelerini saydılar, yüz altmış sekiz çıktı. Ali tüm mücadelesine rağmen birinci olamamış, Ummuhan'ı yine yenememişti. Amacı Ummuhan'ı geçmek olan Ali ikinciliğe sevinememişti.
Bizimkisi sevgililerinki gibi bir aşk hikayesi olmasa bile okuma aşkı hikayesi olmuştu. Belki Emine öğretmenle birlikte kırk iki öğrenci bu tatlı anıyı tarihin tozlu raflarına çoktan kaldırmış olsa da Ali bunamadığı müddet bu tatlı hikayeyi unutmayacaktı. Okumak mühimdir, hızlı okumak mühimdir, En mühimi ise okumaktan terfi edip yazmaya başlamaktır.
Ali mühendis
Kıdemsiz Yazar
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
