![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
gül-feşanBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
2. Sezon 3. bölümünde ince detaylar var.
Narin ve kız çocukları unutulmamış; kır papatyası ve Gülpembe şarkısı ile bölüm noktayı koymuş.
4. Bölümü izlemek için bir ruh şarzı gerekiyor.
Diyarbakır'da, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Sena Düzgün, Onkoloji Hastanesi bahçesinde bir ağaç şahitliğinde yaşamına son verip, bir not ile en acı vedayı kelimelere dökmüştür.
Öyle üzgünüm ki bir kız çocuğu daha aramızdan ayrıldı.
Kız evladı olan babalar; kızlarınızı çok sevin, çok sevin ki yanlış insanlarda sevgiyi aramasınlar.
Ve her ne olursa olsun hatada yapsa her daim yanında ve kalbinizde olduğunu ruhlarına empoze edin.
Sena Düzgün'ün bu hayattaki son izi...
"Bütün elbiselerimi yardım kuruluşlarına verin. Kitaplarımı üniversiteye, oyuncaklarımı yuvaya, balığı Ahmet'e. Benden hiçbir şey kalmasın bu dünyada. Mezarımda tek bir çiçek dahi istemiyorum. Mezar taşım dahi olmasın. Hiç kimse 5 dakikadan fazla kalmasın mezarın başında. Ağlamak isteyen evine gitsin, annem de dahil. Cenazemde herkes bir tane sigara içsin. Ve asıl mesele Ahmet asla mezarıma gelmesin. Telefon şifrem 194650, ne yapıyorsanız yapın."
Seni öyle çok özledim ki bütün annelerde seni arıyorum.
Seni kaybettiğim günün sabahında beni işe uğurlarken Allah'a emanet ol sözünün son sözün, benim ise arkama dönüp sana bakışımın son bakış olduğunu bilseydim yanından hiç ayrılmazdım.
Asaletin öyle ihtişamlıydı ki benim annem olduğun için hep şükrediyorum.
Senin yarım bıraktığın yoldan ben devam ediyor, seni çok ama çok seviyorum.
| 1. | ![]() |
sabah melikesi |
| 2. | ![]() |
Metallurgist |
| 3. | ![]() |
Anılara Hasret DR 55 |
| 4. | ![]() |
**GAYE** |
| Takip edilen yazar yok. |
Görmeden bağ kurma sanatıdır radyo.
Sesi yüzünden ayırmak, kelimeden ruh tanımak, bir şarkının arasına saklanmış hayatı yakalamaktır.
Radyo; gözün değil, kalbin devrede olduğu bir mecradır.
Sunucunun kahkahasında bir samimiyet, ses tonunda bir yorgunluk, şarkı aralarında kendi hikayeni bulursun.
Frekans dediğin şey aslında biraz da kaderdir; o an açtığın istasyon, ruh halinle anlaşır.
Gece radyosu ayrı bir memlekettir mesela.
Sokaklar tenhalaşır, şehir uyur, sesler derinleşir.
Bir yabancının sesi, en tanıdık hisse dönüşür.
O an anlarsın; bazen insan, hiç görmediği birine en içten halini anlatabilir.
Radyo dinlemek; kalabalıklar içinde yalnız kalmak değil, yalnızken bir sese tutunmaktır.
Ve bazen tek bir şarkı, bütün günün yükünü omzundan alır.
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
