![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
gül-feşanBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
Sadece çocukların yaşadığı bir dünya olurdu o.
Duvarları kahkahadan, yolları oyunlardan örülmüş.
Gökyüzü hep açık mavi, bulutlar pamuk şeker kokulu.
Orada ağlamak, adı bile unutulmuş bir kelime olurdu.
Sanki hiç var olmamış, hiç öğretilmemiş gibi.
Ama garip olan şu olurdu: Kimse onu merak etmezdi.
Çünkü bir diz kanasa, dünya hemen diz çöküp üflerdi yarayı.
Bir el mutlaka yetişirdi; gecikmeden, sorusuz.
Ve kalpler; kırılmayı bilmeden onarılırdı, sanki kırılmak hiç icat edilmemiş gibi.
Zaman orada yavaş akardı.
Büyümek bir mecburiyet değil, sonsuz ertelenen bir ihtimal olurdu.
Hiçbir çocuk "keşke biraz daha küçük kalsaydım" demezdi, çünkü herkes zaten olması gerektiği kadar çocuk kalırdı.
Ve hiçbir çocuk, çocukluğundan erken ayrılmazdı...
17.04.2026 tarihinde bir ses değil, bir süküt düştü dünyaya.
o, kalbiyle söyleyenlerdendi; biz yine yokluğunda işittik değerini.
yıldızı daha yeni doğmuşken gece onu sessizce aldı.
ardında bir şarkı bıraktı; giyildikçe yakan bir hatıra gibi.
ve dinledikçe çoğalan bir hüzün...
huzurla uyu güzel insan, mekanın cennet olsun.
| 1. | ![]() |
sabah melikesi |
| 2. | ![]() |
Metallurgist |
| 3. | ![]() |
Anılara Hasret DR 55 |
| 4. | ![]() |
**GAYE** |
| Takip edilen yazar yok. |
Bazı kalpler vardır; yeryüzü acılarını rastgele dağıtırken, en ağır payı onlara bırakır.
Bir çocuğun yarım kalan oyunu, bir annenin sustuğu yer, bir şehrin ansızın kararan sabahı.
Hepsi gelip o kalpte yer bulur.
Dünya onlara biraz fazla dokunur.
Her acı, her kırık hikaye, her yarım kalmış hayat; içlerinde yeniden yaşanır.
Sanki yeryüzü, bütün kederini onların kalbine emanet etmiş gibidir.
Alışamazlar.
Çünkü alışmak, acıyı sıradanlaştırmaktır.
Onlar ise hiçbir acıyı sıradan sayamayacak kadar incelikli bir yerden bakarlar hayata.
Her yaraya bakarlar.
Her sızıyı duyarlar.
Her sessizliği içlerinde büyütürler.
Dünya unutmaya meyilliyken, onlar hatırlamanın yükünü taşır.
Bu yüzden her sarsıntı, içlerinde derin bir yankıya dönüşür.
"dayanamamak" dedikleri şey, aslında kırılmamış bir vicdanın en saf halidir.
Çünkü bazı kalpler kalkan olmayı bilmez; yalnızca yankı olur.
Ne eksik, ne fazla.
Sadece hakikatin acısını olduğu gibi taşıyan bir yankı.
Ve en çok onlar yorulur, en çok onlar susar...
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
