1 2 3 4 5 6 7 8

En Beğenilen Entryler

  1. 16.05.2019 binali yıldırım'ın protesto edilmesi

    Çamlıca cami nin şakşakçı satilmiş müminlerini arayan binali nin neye uğradigini şaşırması.

    Opera orasi opera; sizin mahalleden kimse olmaz orda.

  2. hükümetin öcalan açılımı

    spoiler

    gün geçmiyor ki oy uğruna milliyetçiliği ayaklar altına aldık diyenler en koyu milliyetçi olmasın,

    gün geçmiyor ki terör örgütünün başına "sayın" diyenler aynı tipler olmasın sayın sayın seyirciler dedirten durum.

    bakmayın boşuna memurlar.net denilen çakma haber sitesi özentisine. orada göremezsiniz bu haberi. pek çok haberi göremediğiniz/göremeyeceğiniz gibi...

    alın yukarıda size link. tıklayın da dinleyin ne demiş hükümetin akıl hocalarından burhanettin duran.

    açın dinleyin ve bir kez de düşünün bu lafı bir chp'li ya da partili olmasına da gerek yok, bir akp muhalifi söylese ne olurdu diye? bunu yapmazsanız insan sayılmazsınız çünkü.

    bunu düşündükten sonra da, öcalan'ın avukatıyla görüşebileceğine dair adalet bakanlığı'ndan yapılan açıklamayı alt alta koyup bir daha düşünün.

    ve birkaç oy uğruna sergilenen şu kepazelikleri düşünün en sonra.

    selam ve dua ile...

    (Bkz: burhanettin duran)
  3. Ekşi sözlük sitesinin Öğretmenlikle fahişeliği bir tutması

    muhatabı hatalı ve birbirinden yanlış argümanlarla dolu başlık.

    bir kere, öğretmenlere veya fahişeliğe hakaret etmek kimsenin hakkı değil. haddi midir o tartışılır. ancak sanal ortamda yazılmış bir yazının, girilen bir entrinin, hatta açılan bir heştegin sorumlusu onu yazan kişidir. nokta.

    burada olay meb personel genel müdürünün iş bilmezliğidir, kolaycılığıdır. twitter'da haddinibilekşisözlük yazmak kolay ve getirisi büyük tabi. hedefe koy gitsin. tıpkı işlerine gelmeyen her entriden sonra havuz medyasının ve cahil "kanaat önderlerinin" yaptığı gibi...

    kimse de demiyor ki ekşi sözlüğün ne suçu var? ekşi sözlüğün suçu varsa o da bir yer sağlayıcı olarak her kesimden insana söz hakkı tanıyan bir platform olmasıdır. burası gibi kendi gölgesinden korkan, nemelazımcı, hatta çoğu zaman yalaka tiplerin yönettiği bir yer olmaması. ha bir de tabi, kanzuk gibi paragöz bir yöneticisi olmasından kaynaklı. son yıllarda haddinden fazla trollü sözlüğe doldurursa olacağı bu.

    herneyse bu zaten belli aralıklarla ekşi sözlükte gündeme getirilen, yazarların da kolektif bir çabayla kafa yordukları sorunlardan biri. çözümü aranıyor ve bulunacak. ama bu çözüm, buradaki bazı aklıevvellerin istediği gibi yasaklanması, kapatılması yahut kendini feshetmesi gibi angutça ve antidemokratik yöntemlerle olmayacak. özgürlüğün ne olduğunu bilmeyenlerin anlayabileceği bir şey değil bu. kıyaslama yapabilecek verilerden yoksunsanız çenenizi kapatıp oturmanız gerekir.

    yaklaşık 120 bin kayıtlı yazarı olan bir site ekşi sözlük. yüz yirmi bin!! bunların içinde her meslekten aklınıza gelebilecek her iş kolundan, evet barmenden gece bekçisine, degustatörden roman yazarına, öğretmenden fahişeye kadar her meslekten insan var. laf olsun diye söylemiyorum, gerçekten var. yukarıda saydığım her meslekten ekşide yazarlık yapan en az ikişer kişi gösterebilirim size. bunun anlamını düşünebiliyor musunuz? bu zenginliğin farkında mısınız? türkiye gibi bir ülkede, bu gibi kaç tane eli yüzü düzgün platform var söylesenize? dünyada bile örnekleri sınırlıyken, sizin şurada bir avuç insan olarak o çok nadide fikirlerinizi beyan ettiğiniz, adına memnet sözlük dediğiniz yer bile varlığını ekşi sözlüğe borçluyken, nasıl oluyor da bu kadar "yobaz" olabiliyorsunuz? fikir olarak bir devrim sayılabilecek bu oluşumu yaşatıp koruyacağımıza, yok edelim, kapatalım, yazarları da sallandıralım isterseniz. paşa gönlünüz nasıl uygun görürse...

    şunu herkes anlamalı. sanal ortamda herkes fikrini rahatlıkla söyleyebilmeli. 21. yüzyıl dünyasında işler böyle oluyor çünkü. her yer sizin köyünüz değil, bilmemneoğulları kardeşler apartmanı değil, fikirlerinizin tartışmasız kabul gördüğü arkadaş ortamınız, tostuna bayıldığınız, çayını sevdiğiniz cadde üstü cafe değil. her fikirden, her ahlak anlayışından, her farklılıkta insandan oluşan koskoca bir dünya... bu dünyada yer almak istiyorsanız kuralları siz koyamazsınız. asgari müşterek neyse orada buluşur, işinize geliyorsa yazarsınız, işine geliyorsa okursunuz, ya da voltanızı alır gidersiniz. bu işler böyledir.

    bir kaç tane angut ergenin, iktidar yalakası trollerin, fav kapma sevdalısı dangalağın olduğu ortam sırf onlar var diye kapatılmaz. öğretmenlere hakaret ve küfür eden 10 kişiyse, tam tersini savunan yüzlerce kişi var orada. kendisi öğretmen olup fahişelikle anılmaktan rahatsız olmayan da var, zinhar karşı çıkan da. orası öyle bir yer. öyle de olması gerekir. sizin de bunu anlamanız gerekir.

    sizin incileriniz dökülmesin diye kimse kendini durdurmak zorunda değil. yıkmak hep kolaydır. bir saniyede yıkar geçersin ama yapmak zahmetli ve zaman alaıcı bir şeydir. düzenli olarak kaka yapmaktan başka bir şey yapamayanlar için kapatılsın, uçurulsun demek ne kadar da kolay.

  4. Milli sporumuz

    Kesinlikle iş makinelerini izlemedir (Gülücük)

  5. Orucu da yanlış anladık

    Biz kendimize göre degerlendirdikce yasamayamadigimiz oruçtur.

    Oruç nedir aç kalmak mı

    Susuz kalmak mı

    Hiç sanmıyorum nefsi koreltmek bir hayvanı da aç susuz birakabiliriz insana ait bir nefsi onda göremeyiz

    Oruç adalettir bir nevi bizim ülkede iftara kadar tabi..

  6. İtimat etmek

    Güvenerek bağlanma

    Dayanmak

  7. cumhurbaşkanı erdoğan'ın 39 ilçede miting yapması

    Boşa vakit kaybidir.

    Hangi ilceden adaysa orda miting yapsin. Akp secmeni malum; pusulada tayyibi aramasin sonra

  8. cumhurbaşkanı erdoğan'ın 39 ilçede miting yapması

    devletin gücününü arkasına alıp, bunun yapılması seçimlerin meşruluğunu gölgede bırakır.

    seçim ekrem ve binali arasında. isterlerse 100 miting yapsınlar. ama tarafsız olması gereken bir cumhurbaşkanı miting yapıyorsa, faciadır bu.

  9. burası müslüman türkiye'nin kürsüsü

    spoiler

    dinci ve gerici bir müftü eskisinin sayısız çemkirmesinden biri.

    bir kere orası müslüman türkiye'nin değil, türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının kürsüsüdür.

    bu vatandaşların arasında müslüman olduğu gibi, başka dinlere ve inançlara mensup kimseler de vardır ve olacaktır. cumhuriyetin temelleri salt müslümanlar için değil, hiçbir dinin boyunduruğunda kalmayan aklı ve vicdanı hür, evrensel hukuk normları önünde eşit yurttaşların huzur ve selameti için atılmıştır.

    o kürsü, yobaz ve insanlık erdeminden nasibini alamamış sığ beyinlerin nefret saçabilecekleri bir yer asla değildir. su içmek gibi en insani ihtiyaçlardan birine hayvanca tepki gösterenlerin şov yaparak dini inançları siyesete alet etmelerine izin verilmemelidir.

    hakka olan saygım nedeniyle, bu ilahiyatçı müftü eskisi milletvekilinin üşenmedim tbmm.gov.tr'deki biyografisine baktım. ne görmeyi umduysam onu gördüm, dolayısıyla şaşırmadım. yine de üşenmedim ve meclis faaliyetlerini inceledim. siz de spoiler'a tıklayıp inceleyebilirsiniz.

    tahmin ettiğim gibi hep gündem dışı konuşmalar, söz almalari üç-beş cümlelik suya sabuna dokunmayan, mala davara faydası olmayan abuk subuk konuşmalar...

    bir tane yasa teklifi yok, bir tane yasa teklifinde imzası yok, soru önergesi zeten yok, araştırma-soruşturma zinhar yok! bir de ne gerekçeyle olduğunu anlamadığım bir kefek üyeliği var hazretlerinin. kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu yani. müftü eskisi olunca, hemen bu iş tam sana göre demişler sanırım. yeni türkiyeye yakışır bir tablo. oradaki birbirinden tutarsız konuşmalarını da okuyabilirsiniz. hele hele gündem dışı genel kurul konuşmaları tam evlere şenlik. tipik bir yobaz kafası dünyaya nasıl bakıyorsa öyle bakıyor, her konuşmasına uhrevi bir hava katıyor, sanki hala camide oturmaktan ayakları uyuşmuş, kıçları karıncalanmış cemaate vaaz ediyor. boş boş durum tespiti yapıp, klasik islamcılar gibi hiçbir reçete sunamıyor ya da zibilyon kez aksi ispatlanmış olan islamo-faşist goygoylara başvuruyor. ad hominemin allahını yapıyor kısacası.

    onun gibileri burada savunanlar da ger dururlar mı hiç? ad hominem islamcıların bir silahı olmuş ne de olsa. neymiş, çin'de müslümanlara yapılan zulmü iktidara gelince yapacağız diyenlerin kürsüsüymüş... ben de yapayım biraz ad hominem haydi. çok sevdiğiniz rahmetli fesli'nin deyişiyle söylüyorum: çüüüüüüşşşşşş, oooohhaaa çüüüüüüşşşşşş.... siz çin'i doğu türkistan'ı bir kenara bırakın da, daha yakındaki yemen'i görün biraz. müslümanın müslümana yaptığı zulmü dile getirin bir. korkudan, suudileri kızdırmayalım diye kulağınızın üzerine yattığınız günleri unutalım mı? aranız bozulunca aklınıza gelen, onda da korkarak yalandan üç-beş kampanya yaparak andığınız o zavallı yemeni unutalım he mi? açlıktan ölen, günahsız o masumları görmeyip, kafir çinlinin yaptığını diline dolamak riyakarlara yakışır ancak.

    bütün bunlar bir yana, şu "oruçlu ve mağdur" edebiyatını bir yana bırakın artık. kabak tadı verdi iyice. oruç olan sanıyor ki herkes biliyor ramazan ayında olduğunu, herkes her an birilerinin oruçlu olduğunun farkında. yok öyle bir dünya yavrularım. oruç tutmayan insan normal zamanda nasıl hissediyorsa, ramazanda da öyle hissediyor. valla bak, kendimden biliyorum. suyunu içmesi gerektiği anda içiyor, yemeğini yine acıkınca yiyor, canı sigara çektiğinde paketinden çıkarıp yakıyor ya da otlanıp yakıyor. ona ramazan değil çünkü. o senin gibi gün boyu hatırlamak zorunda olduğu bir oruç halinde değil. aklında ve gündeminde öyle bir şey yok çünkü, hiç olmadı ki olsun. kapiş? o nedenle her yiyip içeni gördüğünde "orucumuza saldırıyürler" diye karşılamak yerine bu şekilde düşünürsen insanlıktan uzaklaşmamış olursun. ama amacınız şov yapmaksa atış serbest tabi.

    bu vesile ile tüm islam aleminin (tüm islam alemi bu sözlüğü okuduğu için) mübarek ramazanını tebrik eder, bu havada yaklaşık 16 saat aç susuz kalma başarısı gösterdiğiniz için sizleri kutlarım. insanlık dışı bir ibadet olan arap orucuna bu şekilde canla başla sahip çıkıyor oluşunuz da sosoyolojik bir vaka olarak incelenmeli ama. dünyanın düz olarak kabul edildiği bir dönemde, gün doğumu ve batımının yıl içinde çok değişmediği bir coğrafyaya özgü olarak uygulanmaya başlayan bu ibadetin bu kadar tutacağını bilseler sanırım daha insaflı olurlardı birileri ama, üzgünüm, aradığınız insafa ulaşılamıyor.

    izlanda'daki bir kulu, 21 saat aç susuz kalırken, avusturalya'daki kulu yaklaşık 11 saatte aynı ibadeti yerine getiren bir yaratıcı bence var olamaz, olsa da çok şakacı falandır derim ama, siz yine de bana bakmayın. yarattığı dünyanın geoid şeklinde oluşu gözünden kaçmış sanırım, olsun.

    her neyse, umarım fedakarlığınıza değer.

    selam ve dua ile...

  10. feeling poor

    bebeği ile ilgilendiği için sözlüğe yazamayan yazarımız.

    bebeğinin ve kendisinin sağlığı inşallah iyidir. özledik ama olsun, sonucu çok güzel oldu. kendine geldikten sonra burada tekrardan göreceğimizi düşünüyorum.

    güzel arkadaşımın anneler günü kutlu olsun.

    (Bkz: anneler günü)