1 2 3 4 5 6 7 8

En Beğenilen Entryler

  1. kulak arkası

    Argo bir küfürü aklıma getiren başlıktır.

    .... dik bir kulak arkası kaldı derler.

    Hayatta edinilen tecrübe kastediliyor sanırsam (gülücük)

  2. Artık bir yetişkin olduğunu fark ettiğin anlar

    Bisikletiyle etrafta dönüp duran velete " pişt, bi tur binebilir miyim?" diye soramayacağını fark ettiğin andır.

    Sordum.

    Olmaz dedi.

    (Bkz: bu bir dramdır)
  3. yallah arabistan'a

    sözlük etrafında da bir çok kişi için söylenmesi gereken söz.

    gerçi bu tipler, arabistan yerine niyeyse hırıstiyan avrupa'ya gitmek için yırtınırlar. oranın imkanlarından yararlanıp burada şeriatçılık oynarlar. ah sizi sizi

  4. evlenmeden önce beraber yaşamak

    Aaa, oldu mu ama sevgili ılık? ben sana git dinini oku, öğren, araştır diye zaman veriyorum;sen gelip burda nefret kusuyorsun.

    Ben sana Allahın var olmadığına dair açıklama yapmadım ki? Neden konuyu mecrasından saptırdın bakiyim? Cevab vermediğinde mi?

    Neydi konumuz? Sen bana Türk Medeni sisteminin kadına bakışı ile inandığın süper dininin bakışını karşılaştıracaktın. Neden dersine çalışmıyorsun? Ponçiklik yapmak çok rahat değil mi? Sen nasıl mr. Academia oldun böyle bakiyim? Bu tembellik ve okuduğunu anlayamama ile nasıl oldu bu işler? Daha doğru düzgün bir üslubun bile yok. Kaldı ki akademik bir özen sahibi olasın.

    Ama sen de haklısın. İnsan cahil olduğu konuda nasıl doğru düzgün bir şey ortaya koyabilir ki? Ilık ılık islam güzellemesi daha kolay nasılsa değil mi mr. Ponçik?

    Daha terbiyesiz ve seviyesiz bir üslupla, inandığın bozuk dini bile savunamıyorsun. Çünkü bilmiyorsun. Tek rehber dediğin kuranın tarihini, içeriğini bilmiyorsun, bir de arsızca savunmaya kalkıyorsun. Hem dinli olup hem okuduğu öğrendiğini uygulmazmış da kime neymiş? Ne içiyorsun lan sen ponçik? Hem canım cennette hem elim oynaşta olur mu? Sen nasıl mü'minsin lan gebeş demezler mi? Enseni patlatmazlar mı sanıyorsun a cahil? Bilmiyorsun bari edebinle sus. Bilene artizlik yapma. Akademik bir tavrın olsun, adam sayalım hiç olmazsa.

    Bak sana tavsiyem, şu Abdullah 130 bilmem kaç nickli molladan biraz feyz al. Dinin kaynağı neymiş Bi sor öğren. İlahiyat denen disiplin neymiş ne işe yararmış erbabından öğren. Senin okuyup araştıracağın yok. Bari terbiyeli ol. Sana inanma diyen mi oldu a sevgili ılık? İnandığını doğru bil de öyle inan inanacaksan. Ama kime laf anlatıyorım ki? Nato mermer Nato mr. Ponçik...

    Düzenli bir cinsel hayatı olan evli bir erkeğe abazan demen de senin seviyeni ortaya koyuyor sevgili ılık. Hayatımın hiçbir döneminde de abazanlık çekmediğim için salyalar saçarak saldırmanı anlayabiliyorum. Zinayı bırakmak sana yaramamış sevgili ponçik. Bari cimaya başla helalinden. İçliği de çıkar. Sanalda kimse anlamaz deme... Belli ki çok heveslisin kendine cima edecek birini bulmaya. Dikkat et baltayı taşa vurma. Hayırlı işler...

  5. evlenmeden önce beraber yaşamak

    Ahahaha donuna laf etmem ne zoruna gitmiş ama sevgili ılık Müslüman. Evet aynen öyle. İçlik giyme ki adam yerine konulasın.

    Gelelim saçmalamalarına cevap vermeye. Neyse ki bugün boş vaktime denk geldin de cehaletini giderecek birkaç şey öğrenme şansı yakaladın.

    İslam şeriatı konusunda belki kulaktan dolma bilgilerle amel etmeye çalışan tipik bir cahil Türkiye Müslümanısın. Bunu ılık ılık yazdığın entrilerinden ve yukarıdaki İslam güzellemenden bir kez daha gördüm. Belli ki itikatta ehli sünnet, amelde Hanefi mezhebine mensupsun. Cehaletinin sınırlarını tahmin etmek zor değil. İslam şeriatının değişmeyeceğini bilmiyor olman acınası bir durum ama sen iflah olmaz bir ukala olduğun için acınmayı hak etmiyorsun. En basitinden şunu bilmelisin ki sevgili ılık, senin mensubu olduğun mezhepte 'boşluklar devrin gereklerine göre' doldurulmaz. İmamı azam denen Numan adındaki mezhep imamın o konuda bir şey dememişse sana bok yemek düşer. Kulleteyn nedir bilir misin sevgili ılık? İki kulle demektir. Yaklaşık 13 tonluk bir hacim demek. Senin mezhep imamının öğrencisi Şafi'ye göre bu miktarda bir durağan su, İçinde bok böcek, idrar, türünden ne kadar pislik olursa olsun temiz kabul edilir. Bu fetvaya dayanarak bugün hala Şafi mezhebindeki denyolar bu miktarı geçmeyecek kadar boklu suyu temiz kabul edip içer, orasına burasına sürer, eliyle üzerindeki pisliği itip açılan boşluktan her türlü bu suyu kullanır. Neden? Çünkü imam Şafi denen 9.yüzyılda ölmüş bir çöl bedevisi öyle söyledi diye. Neden mi? Çünkü İslam denen senin çok minnoş dinin böyle çalışır sevgili ılık.

    Sen mr. Akademia olarak ne kadar bilirsen bil, mezhep imamı denen zırtolardan fazla bilemezsin sevgili ılık. Mezhep imamı deyip geçme ama. Hafife alma bu cüppelileri. Onlar senin süper dininde, içtihad yapma yetkisine sahip tek din adamlarıdır. İçtihad nedir sevgili ılık? O senin zamana göre değişriğini zannettiğin yorumlamalardır. Ama onlar beton kadar sabittir ve sen eğer mezhep mensubu bir ılık Müslümansan bu zırtoların söyledikleri dışında bir şey söyleyemez, yapın dedikleri dışında bir şey yapamaz, kafana göre ben yaptım oldu diyemezsin. Dersen o beyni kulaklarından taşan kafanı vururlar. İster ışid olsun ister nusra, istersen şeriat ile yönetilen herhangi bir ülke... Kan alırlar kamil kan. Bu da öyle masal veya benim kabusum falan değil. Savaş durumu olmasına da gerek yok. Senin şu sıcak şarap yapma muhabbetinin Suudi Arabistan'da cezası idam sevgili ılık. İdam. Daha hafif suçlar için bile kellesini alıveriyorlar adamın kamil. İslam hukuku olduğu gibi mi kalırmışmış. Vah zavallı budala seni vah... İslam hukuku zaten olduğu gibi kaldığı için sen ve senin gibiler bu haldesiniz ya. O yüzden mi kar payı faiz midir diye hala soruyorsunuz? Ev kredisi alsak haram olur mu diye soruyorsunuz? Sakız çiğnemek orucu bozar mı onu bari öğrenmiş olun. Zamana uyarla hadi koç. Görelim biz de hukuku, normu, kanunu, kitabı... Ilık ılık konuşmak ne rahat değil mi?

    Ama sen pembe kıçını koltuğuna yaymış oturup İslamın çok cici olmasından cahil cahil bahsedebiliyorsun. Sana bu imkanı veren cumhuriyete saygın olduğunu biliyorum. En azından diğer kara çarşaflı gibi şeriat sevdalısı Osmanlı torunu, devlet ve cumhuriyet düşmanı bir ucube değilsin. O nedenle senin haline üzülüyorum ama acımak yok bende. Sen cehaletinin ağırlığıyla takkeni önüne koy ve düşün diye söylüyorum.

    Yeri gelmişken söyleyeyim, Utanmaz biri olmasan hayatının bilim yuvasında geçtiği gibi ucuz ve anlamsız bir laf da etmezdin. Hadi diyelim ki öyle olsun, biraz utanman olsa, hayatı bilimle geçen insanlarla kendini aynı kefeye koymazsın. Heyhat, haftanın her günü, gece gündüz sözlükte 'takılabildiğine' göre asistan köleleri olan bir prof. Olmalısın. Ahahaha. Prof. Mr. Academia seni.

    Burada boşa zaman harcama. Git biraz dinini öğren. Sefil sefil çıkarımlar yapıp cehalet sergileme. Akademik bir ılık olman seni şeriat katında bir 'şey' yapmıyor. Kuran da ebedi geçerli bir kitap değil bu arada. Ahmaklığın göz yaşartıyor.

    Son olarak sevgili sözlükçü hemcinslerim, içlikten uzak durun ki mr.academia gibi olmayın.

    Siz sevgili kadınlar da lütfen neye inanırsanız inanın ama hz. Google'dan ufak bir arama yapın lütfen: fahire kara. Allah rızası için neye inanıyorsanız onun rızası için Bi okuyun şu kadının dramını.

    Bu arada, Türk Medeni hukuku ve islam şeriatının kadına bakışının nasıl olduğuna hala bir cevap veremeyen zavallı ılık mr. Academia gibi de olmayın.

    Adettendir tanımı: tam bir piyango olan durum. Amorti isteyen görücü gitsin.

    (Bkz: fahire kara)
  6. uzmanilke

    spoiler

    popülasyonu nasıl unutur(sunuz) dediğim yazardır/durumdur/dediğim konudur. #1nbg

    (Bkz: popülasyonda diş temizle merakı)(Bkz: bir de bu var)(Bkz: popülasyonda lüks araç merakı)(Bkz: popülasyonda moda!tutkusu)(Bkz: popülasyonun bir değişik olması)(Bkz: popülasyondaki önyargı)(Bkz: popülasyonun intikamı)(Bkz: popülasyonun boş boş sataşması)(Bkz: popülasyonun dolu dolu sataşması)(Bkz: meşum da meşum diye kıvranan meşum yazar)
  7. evlenmeden önce beraber yaşamak

    bazı insanların tercih ettikleri birliktelik türü.

    hatta bazıları evlilik kurumuna hiç inanmadığı için ilişkide olduğu insanla sürekli böyle yaşıyor, evlilik öncesi diye bir kavram yok çünkü.

    bu şekilde bir ilişkiyi tercih edenler veya etmeyenler zaten genelde birbirlerini bulur. yani siz bu tür bir ilişkiyi istemiyorsanız ve sizi bu tür bir ilişkiye zorlayan biri yoksa bu konunun sizi pek de ilgilendirmemesi gerek.

    dün tüik bir istatistik açıkladı, haberlerde vardı. geçen yıl evlenenlerin oranı 2017'ye göre %2,9 azalmış, boşananların oranı da yine 2017'ye göre %10,9 artmış. yani "evlilik kurumu" yavaştan gidiyor gençler, bunu ister savunun, ister reddedin, bu bir gerçek. siz evlenmişsiniz(ya da düşünüyorsunuz), -bir olasılık- çocuğunuz da evlenebilir ama bilin ki torununuz (veya sonrası) evliliği ilkel bir adet olarak görecek, istatistikler ortada. zaten herkesin, evliliğin mutluluğu sağlayan ve zinadan uzak tutan bir şey olmadığına dair gördüğü/duyduğu/belki de yaşadığı en az bir hikaye vardır. "evlenmeden beraber yaşamak mutluluğu sağlar" diye bir şey de yok elbette çünkü bu bireysel bir şey, ilişkinizle ilgili ama evliliğe nazaran daha masrafsız, prosedürsüz, stressiz vs. olduğunu düşünürsek insanların bu tercihlerini anlamak mümkün.

  8. evlenmeden önce beraber yaşamak

    İçliksiz çıkmam abi diyen sözlüğün tövbekar baytarının tespit kastığı başlık.

    Bak sen hele, sıcak şaraplar içip eline erkek Eli değmemiş din kardeşlerini iğfal eden ahlak kumkumasına... Tespihi sallamayı bırakmış, günde beş vakite beş daha ekleyip çekiyormuş şimdilerde. Rappin makbul buyursun inşallah.

    Tam bir türkiyeli Müslüman erkek örneği... Fırsatını bulunca her boku yiyen, gençlikte olur öyle diyen, erkeğin elinin kiridir diyen, belki babası/dayısı tarafından cebine para konup umumhaneye yollanan, nasılsa tövbe ederim diyen, o da kuyruk sallamasaydı diyen, üniversitede kendi kafasında tiplerle tanışıp ortamdan ortama atlayan, o yaşa kadar gerçekleştiremediği, içinde kalan ne varsa ele geçen ilk fırsatta yalapşap da olsa yapmış olmanın zavallı gururunu yaşayan, yaş kemale erince de tövbe edip namaza başlayan, bir de utanmadan ahlak satmaya kalkan yurdum Müslüman erkeği seni...

    Ben allahsızım değil mi? Ben senin gibilerin bu kokuşuk yaşantısına çok uzağım değil mi? Benim içine doğduğum toplum bu değil öyle mi? Ben uzaydan fırlatılmadım aslanım. Senin gezdiğin limanları ben de gezdim, geçtiğin yollardan ben de geçtim. Allahsız olmakla gurur duyuyor olsam da, maalesef kültürel olarak ben de en az senin kadar Müslümanım canım kardeşim. O nedenle bana sanki ermeni veya gayrimüslim herhangi bir milletten geliyormuşum gibi, yahut norveçli bir agnostikmişim gibi bakma. Ben de Müslümanlığıyla övünen bir ailenin mensubuyum. Tekrar Maalesef...

    Sorun şu ki türkiyeli Müslümanlar olarak siz de benden farklı değilsiniz ama bunun farkında değilsiniz. Şimdiye kadar İslam denen çöl kültürünü akvaryum koşullarında yaşadığınız için onu pek minnoş bişey sanıyorsunuz. Ama aşkın Yozgat'ta yaşanmadığı gibi, İslam da buralarda yaşanmıyor sevgili Arap kafalılar. Sizin en büyük sorununuz bu işte. Arabın 7.yüzyıldaki ahlak ve dünya görüşünü, evrensel bir olay, sihirli bir zamazingo sanmanız. İnandığınız dini içinde bulunduğunuz çağa uyduramayışınız, uymaması, uyumayacak olması sizi geriyor, öfkeli, tahammülsüz, saldırgan ve çaresiz yapıyor. Kafanız çalışıyor, mantığınız var, görgünüz, fikriniz, bilginiz var ama boynunuzdan, ayağınızdan, en kötüsü beyninizden zincire vurulmuş halde oluşunuz sizi çaresiz kılıyor. Sorun sizdeymiş gibi kendinizi boş yere suçluyor, tövbekar oluyorsunuz. Oysa sorun sizde değil. İslam'da... Onun şeriatının yetersizliğinde... Adil olmayışında, düşman yaratmasında...

    Zamanın ruhuna temas edemeyişiniz, gündelik hayatın dayatmalarına karşı koyamamanız, insan olmaktan gelen ihtiyaçlara cevap veremeyişiniz, helal-haram, günah-sevap kaygısı sizi zombileştirmiş. Etrafınızda hep sizin gibilerin toplanmış olması size bir şey ifade etmiyor mu? Evet, en yakın Arkadaşlarınız da sizin sorunlarınızı yaşıyor. O nedenle berabersiniz, birbirinize dert ortağı oluyorsunuz. Aynı kronik sorunun herkeste olduğunu görmeniz bunun normal olduğu izlenimi veriyor ama gerçek bu değil. Yaşadığınız bir yanılsama. Siz kalıbına sığmayan, doğası gereği sığmayacak olan evrenin en gelişmiş canlısı sapiens türüsünüz. Kendinize 'kulluk' gibi sıfatlarla ket vurmanız, potansiyelinize ihanettir.

    Yukarıda diğer bir Müslüman yazarın saydığı, Sizin ve çocuğunuzun nikah yoluyla kavuştuğunuz haklar üzgünüm ama İslam şeriatının sağladığı değil, bizzat evrensel hukukun bir parçası olan Türk Medeni Kanununun sağladığı haklardır sevgili mü'minler. Size ayrı, çocuğa ayrı nafaka veren, hukuki haklarınızı güvence altına alan, erkeğin sırf erkek olmakla sahip olduğunu sandığı iktidarı, kadın lehine genişleten af buyurun ama Türk Medeni Kanunudur.

    Bilmem kaç gram altın mehirle, boşol lafıyla falan ancak kaos ve anarşiye düşersiniz. Bugün üzülerek ifade ediyorum ama, pavyonlarda, umumhanelerde, yol kenarlarında çalışan, çalışmak zorunda bırakılan seks işçilerine bir sorun da İslami nikahın nelere yol açtığına şahit olun. Kaçta kaçı resmi nikahlı, kaçta kaçı imam nikahlı bir öğrenin. Sonra da vicdanınız varsa Resmi nikahın, ideal ve evrensel hukuk kurallarının ne kadar insani ve koruyucu olduğunu görün. Özgür akıl sahibi İnsan yapısı kuralların, Dinlerin köhne buyruklarından üstün olduğuna şahit olun bakalım bir.

    Bir de bu düzen olmasa kadınların ne halde olacağını bir düşünün. Şu sistemde Erkek için tek sorun daha çok kadına 'meşru' yollarla spermlerini bulaştıramamasıdır. Ama kadınların, cumhuriyetin getirdiği medeni kurallar olmasa ne hallerde olacağını bir düşünün. O çok Mi kem mel dininizin nasıl da erkekten yana olduğuna şahit olacağınız günler hiç gelmez umarım.

  9. Bakara 47

    görünce, allahsız bir gavur olduğum için yine kurana veya islama saldırmaya geldiğim başlık.

    kuran denen derleme kitabın allah kelamı olmadığı artık bilindiğine göre, girizgah kısmını kısa geçeceğim. muhammed'in kuranda böyle sitemleri ve tornistanları çoktur sevgili romalılar. muhammed, islam diye bir dini ortaya attıktan ve mekkeli müşriklere (rappim onları ultra herşey dahil konaklama dahil cennetine kabul buyursun inşallah) karşı güç kazanmak maksadıyla, o yörede çok bulunan hristiyan ve yahudi kabilelerin desteğini almayı/alabilmeyi çok önemsiyordu. onların güvenini kazanmak için, türlü türlü yahudi kıssalarını, uyduruk masalları falan, onlara şirin görünmek maksadıyla tekrar etti.

    islam literatüründe mekki sureler denilen, muhammed'in mekke döneminde söyleyiverdiği ayetlere göz atarsanız olayı anlarsınız. ben büyük bir amme hizmeti olarak sizler için göz attım ve aşağıya bir kaçını aldım. umulur ki ibret alıp doğru yolu bulursunuz. ehehehe...

    Mü'min Suresi, 53. ayet: Andolsun Biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğulları'na kitabı miras bıraktık.

    İsra Suresi, 2. ayet: Musa'ya kitap verdik ve "Benden başka vekil edinmeyin" diye onu İsrailoğulları'na kılavuz kıldık.

    İsra Suresi, 101. ayet: Andolsun, Biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğulları'na sor; onlara geldiği zaman Firavun ona: "Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.

    İsra Suresi, 104. ayet: Ve onun ardından İsrailoğulları'na söyledik: "O toprak (yurt)ta oturun, ahiret va'di geldiğinde hepinizi derleyip-toplayacağız."

    Meryem Suresi, 58. ayet: İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.

    Taha Suresi, 80. ayet: Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.

    Şuara Suresi, 59. ayet: İşte böyle; bunlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.

    Şuara Suresi, 197. ayet: İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir delil (ayet) değil mi?

    Araf Suresi, 137. ayet: Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz'afları) mirasçılar kıldık. Rabbinin İsrailoğulları'na olan o güzel sözü (vaadi), sabretmeleri dolayısıyla tamamlandı (yerine geldi). Firavun ve kavminin yapmakta oldukları ve yükselttiklerini (köşklerini, saraylarını) da yerle bir ettik.

    ayetler çoğaltılabilir. ancak, türkçe okuma yazma bilen, okuduğunu anlayacak zekaya sahip olanlar göreceklerdir ki, muhammed burada yahudilerin kendi kitapları ya da menkıbelerinde anlatılan hikayelerle etkilemeye çalışıyor. onlara bakın benim allahım da sizin olayları sayıyor. demek ki allahlarımız ortak gencolar demek istediği son derece açık ve nettir.

    arada ufak tefek dil sürçmeleri yaşamasa, meryemi harun kızı falan saymak gibi hayati yanlışlar yapmasa yahudilerin dalga konusu olmaz, yahudi dilini bilmediğine pişman olmazdı.

    neyseki medine döneminde güçlenmiş de yahudi keferelerinin desteğine ihtiyacı kalmamış. sonra vermiş küsküyü tabi. analarından doğduğuna pişman etmiş zavallı garipleri. bunları görmek için de medine dönemi surelerine bakmanız yeterli olacaktır sevgili mü'minler. işte bir amme hizmeti daha...

    Maide Suresi, 70. ayet: Andolsun, Biz İsrailoğulları'ndan kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.

    Maide Suresi, 78. ayet: İsrailoğulları'ndan inkar edenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.

    Saff Suresi, 6. ayet: Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler.

    Saff Suresi, 14. ayet: Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğulları'ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.

    Bakara Suresi, 83. ayet: Hani İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin" diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hala) yüz çeviriyorsunuz.

    Bakara Suresi, 246. ayet: Musa'dan sonra İsrailoğulları'nın önde gelenlerini görmedin mi? Hani, peygamberlerinden birine: "Bize bir melik gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi, O: "Ya üzerinize savaş yazıldığı halde savaşmayacak olursanız?" demişti. "Bize ne oluyor ki Allah yolunda savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan çıkarıldık ve çocuklarımızdan (uzaklaştırıldık.)" demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı (öngörüldüğü) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.

    başlıktaki ayet de dahil, bakara suresi ve medine döneminde inen yukarıda az birer örneği bulunan diğer sureler de okunursa olay anlaşılır. o gözünüzde çok büyütüp kutsallık atfettiğiniz kuran, işte böyle dönemsel, siyasi, düzensiz bir tarihsel metindir. içinde boncuk aramaya gerek yok.

    selam ve dua ile...

    bonus olarak:

    (Bkz: zebur)
  10. Kemalistçe

    Halkın dilidir. Osmanlıca hayranları sevmez, eleştirir.

    Neden mi ; osmanlıca sarayın yazisma dilidir cünkü, halk her zaman arapca, türkce, farsca konusuyordu ve osmanlica bilmiyordu. Osmanlica uyudurulmus bir esperantodur. Her milletten eyalet oldugu icin resmi yazismalarda kullanilan dildir.

    Mustafa kemal ne zaman halk ve devlet artik ayni dili ve alfabeyi kullanacak demistir, o zaman aklini, benligini, capini ya da capsizligini saraya emanet eden biatcilar rahatsiz olmustur.

    Nerde saray soytarisi varsa orada alfabe düsmani vardir. Osmanlica sarayin gücüyken , mevcut dil ve alfabe halkin gücüdür. Osmanlica hayranligi acikca halk düsmanligidir ve biz bunu zaten biliyoruz.