1 2 3 4 5 6 7 8

En Beğenilen Entryler

  1. cumhurbaşkanı erdoğan'ın 39 ilçede miting yapması

    belediye başkanı mı seçiyoruz cumhurbaşkanı mı diye düşündüren mitinglerdir

    koskoca cumhurbaşkanının tarafsızlığı nerede şimdi burada, tarafsız kalacağına dair ettiği yemin hani ne oldu

    bu nasıl tarafsızlık birisi izah etsin şimdi

    sakın ha gelip de parti başkanı olarak miting yapıyor demeyin yemezler, bunu başka bir parti yapsaydı ortalığı ayağa kaldırırdı herkes

  2. kadir mısıroğlu

    değeri de davası da yerin dibine girsin dediğim fesli deli.(girdi)

    fesi de mezarın başına koymuşlar.

  3. Senin gökyüzünde benim yerim yoktu

    Aynı gökyüzünde ayrılıkların izdüşümü.

    Vardır böyle gün yüzüne çıkmamış, sandık içinde eskimeye yüz tutmuş sevdalar. Yamalıklı sevinçler, yarım gülüşler, bir yanının hep eksik kaldığı burukluklar ve naftalin kokulu hatıralar.

    ... ve hep özlem dolu, hiç yaşanılmayacak ve o gökyüzünde bir olamamanın verdiği hüzünle bilinmeze doğru yol almak.

    Belki bir gün'le uykuya yenik geceler.

    ve yine yeniden sabaha uyanmak; o'nun gökyüzünde sensizliğin gerçekliği ile.

    Ayrılık diyorlar;

    İki ayrı güz'müş... Biri gidene, biri kalana.

  4. türk askeri

    Ailesi yüreği ağzında yaşayandır hele ki hareketli bölgede görev yapıyorsa.

    Şehit haberleri gelir ve ondan gün boyu haber almamışsınızdır. Yüreğin ağzında uykuyla uyanıklık arası uyursun. O evrede türlü türlü kabuslar görürsün. Hele ki iki gündür haber almamışsan geceler zehir olur. Sokaktan geçen polis arabasının ışığını hissedersin uyku arasında.yüreğin ağzında beklersin kapı zili mi çalacak diye o an. Dakikalar geçmek bilmez. Kapın çalmayınca bir oh çekersin ama haber alana kadar huzursuz bir şekilde bekler durursun.

    İletişim kuruduğunda bugün de şükür iyi haberini aldım dersin.

    Türk askeri fedakardır. Ailesi vatanı olmuştur. Kendi çocuğunu düşünmez ülkesinin çocuklarını düşünür.

    Hiçbir özel ana tanıklık edemez çünkü hep görevdedir. Planlı programlı bir şey yapamaz çünkü her an her şey olabilir. Aniden tlf çalar gitmek zorunda kalır.

    Görev adamıdır. Herkeste hakları vardır. Bu bir gerçektir ki bizler sıcacık yataklarımızda rahat rahat uyurken onlar gecesi gündüzü olmadan çalışmaktadır.

  5. her şey çok güzel olacak

    #herşeyçokgüzelolacak şeklinde dün twitter'da tt olan slogan.

    peki neden bu slogan işine gelirsek de, genç bir kardeşimizin "ekrem abi üzülme her şey çok güzel olacak" demesinin neticesi. evet, her şey çok güzel olacak.

  6. Zekasını beğendiğin birisinin görüntüsünü merak etme

    Hegel'in sözlerindendir, devamı ise;

    Zekasını kullanmayan birinin ise görüntüsünden etkilenme.

    Güzel birinin zekasını fark edebilirsiniz lakin zeki biri güzel değilse herhangi bir paylaşımınız yoksa asla fark edemezsiniz.

    Günümüz için fazla geçerliliği olmayan bir söz, görsellik estetik öyle bir noktaya gelmiş ki, artık ne kadar aptal ve güzelse o kadar iyi...

    (Bkz: zeka var akıl yok)(Bkz: güzellik)
  7. yaşadığı an'a ait olamamak

    daha çok anılarda yaşamakla gerçekleşen durum.

    bizim millete özgüdür çokça.

    kadınlar mesela, analarımız, ninelerimiz,

    ya ölmüş eşini düşünür, ya yitip giden hayallerinin peşinde ömür çürütür.

    bileziklerini yok yere bozdurmasa, şimdi kendi evinde oturuyor olmaz mıydı?

    babalarımız ya da.

    zamanında keşke alsaydı oradan o arsayı.

    ahh ne olurdu basireti bağlanmasaydı da, o arabayı alacağına apartıman dairesini alsaydı.

    emekli ikramiyesiyle döviz alsaydı, ikiye katlanmış parasıyla hiiç borca harca bulaşmadan evini de arabasını da alırdı halbuki...

    ahh o sene tembellik etmeseydim şimdi odtü mezunuydum.

    bir sene daha kim bekleyecek demesem, bir daha hazırlansam o lanet sınava şimdi her şey bambaşka olurdu.

    ya da,

    o kız beni reddedince oldu bütün bunlar abi.

    başka adam yokmuş gibi bir de en yakın arkadaşımın kollarına attı kendini kahpe.

    o beni kabul etmiş olsa şimdi daha güzel olurdu hayat.

    bütün özgüvenim çöp oldu onun yüzünden.

    .....

    daha uzatılabilir elbet ama gerek yok.

    geçmişte kalmak, orada kalınan her dakika, kendimizden gidiyor aslında.

    marks'ın sevdiğim bir lafı var: "tarihte ne olmuşsa, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur."

    ne güzel, ne kadar anlamlı bir laf. hayır, kadercilik değil bu. tam tersine, diyalektik...

    başka türlü olamazdı çünkü. olması gerekiyordu oldu. asıl mühim olan, sonuçtur. sonuçtan çıkarılan derstir. sen o dersle, şimdini ve yarınını kurtarabilirsin. ileriye bakarak eskiyi telafi eder,kaderini kendin yazarsın, yapabilirsin bunu.

    yaşadığın an'a ait olursan, yaşayacağın an'lar da senindir.

  8. başkasının inancına hakareti özgürlük sanmak

    aferim size, eleştirdiğiniz adamların yanlışlarını kendinize kalkan yaparak kendi hatanızı kabullenmişsiniz dediğim durumdur.

    diyanet işleri başkanı inançsızlara sapkın dedi demekki benim inançlara hakaret etme hakkım var anlayışının diyanet işleri başkanı anlayışı olduğunu kabullenmektir bu durum.

  9. başkasının inancına hakareti özgürlük sanmak

    kandırılmış da olabilirim, din baştan sona yalanda olabilir dediğim,

    ama insanların buna inanması bunu kutsal sayması nedeniyle

    saygı duyulması gerektiğini düşündüğüm durumdur

    adına demokrasi deyin, bilim ilim kosmos artık adına her nederseniz deyin

    onun size verdiği yetkiye yada yetkisizliğe dayanarak insanların inancına hakaret edilmesin,

    her neye inanıyor ve inanmıyorsanız o size hoşgörü versin diyorum.

  10. başkasının inancına hakareti özgürlük sanmak

    inancumuza hakaret ediyürcülerin açtığı başlık.

    yalnız hatalı. çünkü ben inanca hakaret etmedim.

    edebilirdim, nitekim ettiğim yazılarım da var ama o entride asla etmedim.

    ve iki, hakaret etmeyi özgürlük sandığıma dair bir beyanda bulunduğumu da yazdığım entride göremedim.

    kısacası yanlış konu için açılmış, ya da eleştirmek için yanlış entry seçilmiş.

    konuya dönersek, evet peygamberlik müessesesi tam anlamıyla bir nitelikli dolandırıcılık faaliyetidir.

    bu o kadar böyledir ki, sizin peygamberler tarihi diye inandığınız kocaman bir masal anlatısı bunun sayısız örnekleriyle doludur. peygamber sevdalıları da günümüzde halen bunun en büyük ispatlarından birini oluştururlar.

    ayrıca, nasıl ki peşinden sürüne sürüne gitmek için bir peygamber görmeniz gerekmiyorsa, benim de peygamberlik mesleğini eleştirmek için bir peygamber görmem gerekmez. kapiş?

    isa'nın yaşayıp yaşamadığı bile belli olmadığı için onu bir kenara bırakarak diyorum ki,

    muhammedin peygamberlik mesleğinden ne çıkarlar elde ettiğini bilmeyenlere hayatta başarılar dilemekten başka çarem olamaz. ihtiyacınız var. zira, siz bu kafayla daha çok kandırılırsınız. ahahaha...

    çok mantıklı bir şey yazmış gibi bir de beğenenler var. siz beni güldürdünüz, peygamberiniz de sizi güldürsün emi? ahahahah...

    selam ve dua ile...