1 2 3 4 5 6 7 8

En Beğenilen Entryler

  1. ezan sesine rahatsız olan insanlar

    İnsan gibi insandır.

    Hic kimse sizin tapınaklarınızdan çıkan böğürtüleri çekmek zorunda değil.

  2. Yasak elmayı ben yemedim ki isyanı

    aslında islam'ı ve dolayısıyla müslümanları doğrudan ilgilendirmeyen bir anlatı olsa da, muhammed'in bilmeden topa girmesiyle kafaların karışmasına neden olan olay.

    aslında "yasak elma" yeme muhabbeti, yani ilk günah, keferelerin "original sin" dedikleri bir kavram. katoliklerin bugün dahi bebelerini vaftiz ettirmelerine neden olacak kadar vahim, bir o kadar da elim bir olay bu yasak meyve yeme işi.

    anlatıya göre, güya, adem ile havva'nın cennette adeta fink atarken, şeytanın onlara yasak meyveden yedirtmesi sonucu gelişen olaylar sonucunda cennetten kovulmuşuz, ceza olarak dünyaya çile çekmeye gönderilmişiz. yasak meyvayı ilk yiyen de havva bu arada. o nedenle kadına bakış sakattır hristiyanlıkta. onun yarım akıllı olduğu, kolay kandırılabilir olduğu, kısacası salak olduğu için biz dünyadayız. kadınların, neden koca bir ortadoğu orijinli dinlerin tarihi (aslında daha evvel paganizmde de örnekleri görülen) boyunca aşağılanıp cezalandırıldığını, ikinci plana atılıp hor görüldüğünü buradan anlayabilirsiniz. detaylı bilgi için, jack holland rahmetlinin "mizojini" isimli kitabını okuyabilirsiniz. geçelim...

    aslında sayın vita'nın açtığı bu konu, ciddi cevap verilemeyecek (çünkü masallara gerçekmiş gibi bakmamızı gerektireceği için) kadar eğlenceli idi. nitekim, eğer sözlüğün kara çarşaflısı, kendince açıklayıcı bir entri girmemiş olsaydı ben de bir takım şakalar, muzipliklerle olayla dalgamı geçecektim. fakat işin rengi değişti. şöyle ki;

    bir kere, kuranda bu olay ile ilgili yeterince bilgi verilmiş fakat kendisi son derece karışık ve anlamsız bir kitap olduğu için, mevcut kafa karışıklığı giderileceğine daha da artmıştır. o dönemin cahil bedevileri masallara çokça inandığından, masallarla düşünebildiğinden, bir de daha önce kitaplarında bu konuyla ilgili bilgiler bulunan yahudi ve hristiyanların da acaba muhammed'in allahı bu konuda ne düşünüyor, diye yerli yersiz muhammedi sıkıştırdıklarından, zavallı cahil muhammed bu konuda bir şeyler gevelemek zorunda kalmıştır sevgili sözlükçüler... islam'la hiç ilgisi olmaması gereken bu yasak meyve olayı da böylece gündeme ve kuran'a girmiştir. ayetlere bir bakalım.

    Araf Suresi, 19. ayet: Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.

    araf suresi, 22. ayet: Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?"

    inek (bakara) suresi 35. ayet: Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

    kuran'ı ciddiye alacak olursak, ağacın literatürde geçtiği gibi elma ağacı falan değil, bir sonsuzluk ağacı (ne demekse) olduğu anlaşılıyor:

    taha suresi 120. ayet: Sonunda şeytan ona vesvese verdi; dedi ki: "Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?"

    taha suresi 121. ayet: Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp-örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı.

    gereksiz tekrarlar olsa da, görüldüğü gibi kuran bu masalı farklı farklı zaman ve ortamda yineliyor. demek ki allah daha önce o konuda fikir beyan ettiğini unutuyor, ya da anlaşılsın diye tekrarlıyor. allah ne kadar da düşünceli bir minnoş, ve kuran ne kadar da ilahi bir kitap değil mi? yerimmm... neyse, konumuz bu değil.

    Hicr Suresi, 16. ayet: Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

    Hicr Suresi, 17. ayet: Ve onu her kovulan şeytandan koruduk.

    her ne kadar kuran'da böyle dense de, şeytan "kovulmuşlardan (diğer kovulmuşlar kim acaba?) da olsa, cennette yaşayanlara vesvese verme gücü, elan bulunmaktadır. (bu elan lafını hayatımda ikinci kullanışım sanırım. ehehehe.) yukarıdaki ayetlerde cenneteki saftirikleri halen vesvese vermek suretiyle kandırabildiği görülüyor.

    teolojik olarak tutarsızlıklar ortada. allah diye kudretli biri, kendi yarattığı, bir melekle, ki adı iblis veya şeytan olabiliyor; kendine denk görerek bir anlaşma yapıyor. biz de bu anlaşma gereği dünyadaymışız, sınav varmış, sınavın başlaması için bir gerekçe lazımmış, zaten dünya daha önce yaratılmışmış falan. uydur uydur ipe diz... ayrıca iradesiz, güya sadece hizmet etsin diye yaratılan meleklere de bak sen! nasıl da fikir beyan edip, allahı sorguluyorlar öyle:

    inek suresi 30. ayet: Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti. Onlar da: "Biz Seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?" dediler. (Allah:) "Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim" dedi.

    araf suresi 12. ayet: (Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."

    araf suresi 14. ayet: O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni ertele" dedi.

    araf suresi 15. ayet: (Allah:) "Sen ertelenenlerdensin" dedi.

    ben allah olsam, kendi yarattığım ve bana karşı gelen bir sefille ne diye anlaşayım? onu kendime denk kılmak değil mi bu? ne yani ben iyilik güzelliğe yönlendiren bir tanrıyım, o da kötülük ve şerre yönlendiren bir başka tanrı olmuş olmuyor mu şimdi? açıkçası oluyor sevgili mü'minler. masal bu ya, oluyor işte. bir şekilde yürümesi lazım.

    ayrıca zaten bu ikilik (dualizm) bütün dinlerin temelinde vardır. inanmayan araştırsın. sonuç ortada. hepsi kul yapısı olduğundan, allah ya da şeytan, enki ya da enlil, hürmüz ya da ehrimen, ra ya da osiris, zeus ya da hades... hülasa, sayısız iyi ve kötü tanrı vardır, sayıları da elan artmaktadır. (üç oldu, allahuekber wuhhuww) kısacası gençler, o çok kutsal kuran, kendinden önceki anlatıların yinelendiği sıradan bir masal kitabıdır, o kadar. üzgünüm ama gerçek bu...

    muhammed bunları yineledi dedik. buna mecburdu. her yeni ortaya çıkan din ya da peygamber, meşruiyyeti için, eskilere bir değinmek zorundadır. çünkü insanlar sorarlar. eskilerle kıyaslayarak anlarlar çünkü. kafaları böyle çalışır çünkü. göklerden gelen bir bilgi yoktur çünkü... napsın, zavallı peygamberler de bu nedenle çok iyi hikaye anlatıcıları olmak zorundadırlar. ekmek parası... ama muhammed onu da becerememiştir. yüzüne gözüne bulaştırdığı, ekleme çıkarma yapıp rezil ettiği, beğenmeyip değiştirmeye kalktığı böyle çok vukuatı vardır. bu yasak meyve, yahut cennetten kovulma hikayesi de bunlardan biridir. dikkat ettiyseniz, ya da diğer kutsal olduğunu iddia eden kitapları okuduysanız, onlarla paralel gittiğini görürsünüz. nasılsa şahit olan yok, uydur gitsin ekolünün ürünüdür hepsi. işte size örnek bir muhammed çelişkisi:

    taha suresi 117. ayet: Bunun üzerine dedik ki: "Ey Adem, bu gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursun.

    haydaa, yukarıda ne anlattı, gelip burda olayı nereye bağladı... hani ne güzel şeytan, iradesiyle adem ve havvayı kandırmıştı? çıkın dedik çıktılar falan diyordun? şimdi de güya haberi varmış gibi yapıyor. aaahh ahh...

    bu saçma konu için bu kadar uzun yazmaya değmezdi fakat, bunların burda durması gerek. okuyan bunu da okusun. aslında niyetim, sanıldığıgibi insanın özgür iradesi olmadığına değinmekti. güya melekten farkıymışız da bunun da sebebi özgür iradeymiş yalanını deşecektim biraz ama bugünlük bununla yetinelim. yoruldum zira. kendinize iyi bakınız, yalanlara teslim olmayınız...

    selam ve dua ile...

  3. kavga sırasında ceketi çıkarmak

    daha rahat hareket etmek adına yapılan eylemdir.

    oynayamayan gelin ''yerim dar'' dermiş, yerini genişletseler ''yenim dar'' dermiş, olmasın diye ceket yeninden kurtulma hamlesidir.

    kavga kötüdür ama.

  4. Kaoba

    lazca iyilik anlamına gelen kelimedir.

    #1noz

    link bana ait olsa benim profil sayfama giderdiniz. ayrıca kadın değilim..

    siz değerli yazarları sevindirebildiysem ne mutlu bana.. hepiniz değerli insanlarsınız. çocuğu olan sözümü anlayacaktır bir çocuğun gözünde annesi nasılsa benim gözümde de kadın odur. sizler geleceğin, geçmişin kısaca tarihin yazarlarısınız. hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. iyi ki varsınız..

  5. Kaoba

    Valla sayesinde iyi goygoy döndü (gülücük)

    Ayrıca;Ne meraklı millet olduğumuz ortaya çıktı sayesinde (gülücük)

    Akademikbaytar 'a bende çok güldüm.

  6. Kaoba

    bir tebriği hak eden yazar.uzun zamandır bu kadar şaşırıp,utanmamıştım.sonraki entyleri okuyunca istemsizce bir 'ohhh' demişim.insan teknoloji cahili olunca böyle şaşırabiliyor.(kulak ve yanak bölgemdeki kızarıklık hala geçmedi.)

    teşekkürler kaoba

  7. 8 mart

    cuma gününe denk gelen tarihi gösterir konu..

    dünya kadınlar gününün kutlandığı tarih olup tüm kadınların, kadınlar günü kutlu olsun. özellikle burada biri için söylüyorum onun her günü kutlu olsun. spoilerde açıklıyorum..

    spoiler

  8. idal sevgisinin yavaştan bayması

    idal de idal, idal de idal...

    her üç noktada uuvvv...

    her entrisinde aauuvv...

    her güzellemede ooovvv...

    artık yeter.

    idal kim arkadaşım, idal ne?

    idal de idal, ağam idal, paşam idal,

    aman idal,

    yaman idal...

    gören de idal'i övmeyeni döverler sanır.

    biri bir övse öbürü üç, beş, on övüyor...

    millet birbiriyle yarışıyor resmen.

    ne övüyorsunuz kardeşim?

    erol büyükburç mu bu?

    türk popunun kurucusu mu?

    saksı bile değil belki.

    ne belli sanal bir yazılım, bir bot olmadığı?

    hı?

    ....

    korkmayın kardeşim,

    kendiniz olun,

    idal size büyü mü etti?

    seçim otobüsten kafanıza satranç takımı mı attı, ekmek arası döner mi??

    çiçek bile atmadı.

    nerden geliyor bu idal hayranlığı anlamış değilim.

    yanağınıza bir tokat vursa

    öbürünü de uzatacaksınız resmen.

    cık cık cık...

    biraz kendiniz olun gençler,

    şeyh uçmaz, mürit uçurur.

    ayık olun...

    ayrıca idal sizi sevmiyo taam mı?

    sakinim.

    (Bkz: ka-fa 1500)
  9. kadın yazarlar günü

    Sözlükte İdal'in özgün anlayışıyla üç noktalar armağan ederek öne çıkardığı kadın yazarların günüdür.

    biz yazacağız bugün

    ya da

    bize yazılacak bugün.

  10. 8 mart

    yapamaz diyenlere inat,

    bir elimizde kalem,

    bir elimizde ayna,

    bir elimizde merdane,(gülücük), hatta levye, tornavida, kazma, direksiyon...

    tüm insanlığa gülücüklerimizi saçtığımız gündür.

    kutlu olsun, kut ile dolsun...

    tüm gülücüklerimiz hepimizin olsun.

    iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz.