![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
-Direksiyon başındaki acemiliğin, gerçekle ilk çarpışmasıdır.
Hayatın "hoş geldin" tokadı da denilebilir.
Kaza dediğin, önce aklı götürür insandan.
Şok gelir, dil tutulur, beyin "ben yokum" deyip kenara çekilir.
Sonra aradan zaman geçer...
O an ya içini sızlatır ya da kahkaha attırır.
Benim ilk kazam da tam böyle bir şey.
Direksiyon bende değil ama kader "gel, seni de yazayım bu sahneye" demiş gibi.
Hayatında hiç kazaya bulaşmamış ben, o gün afallamanın kitabını yazdım.
Tuğla yüklü koca bir tırın kör noktasına girdik.
Bir anda "çatır çutur" sesler ve tır aldı bizi altına.
Bizde akıl stop.
Arabada üç kişiyiz, üçümüz de ayrı telden:
Şoför, hala direksiyonu çeviriyor, sanki kaderin yönünü değiştirebilecek gibi.
Diğeri komple donmuş, ne ses var ne hareket; mumya desen, mumya utanır.
Ben? Ben apayrı bir hikaye.
Hareket eden arabadan indim, etrafa baktım, sonra geri bindim.
Şaka gibi ama gerçek.
İnsan kendi kendine soruyor: "Ne yaptın sen az önce?" cevap yok.
Akıl gitmiş, beden otomatik pilota geçmiş.
"İnmişken yardım çağırsaydın bari!" o da yok.
Bizde öyle yarı yolda bırakmak da yok.
"Anca beraber kanca beraber" dercesine geri bindim herhalde.
Tır şoförü zaten bizi fark etmemiş, sürüklüyor da sürüklüyor.
Biz de altına girmişiz, kader turuna çıkmışız sanki.
Tam o sırada bir inşaat işçisi yetişti.
İnşaatman; kahramanımız, resmen filmi durdurdu.
Tırın önünü kesti, bizi çekip aldı o hengameden.
O gün o adam olmasa, bugün bu hikaye yoktu.
Tırın tonluk su deposunun arasına sıkışmışız.
Bir rüya görmüştüm aslında ama insan işte, anlamıyor.
Bir sabi duası, bir de nasip; burnumuz bile kanamadan çıktık kazadan.
Şimdi anlatınca gülüyoruz.
Ama o an ben, şaşkınlığın canlı yayınıydım.
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
