1 2 3 4 5 6 7 8

Sofra tuzu

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. Yemek tuzu olarak da adlandırılan sodyum klorür , nacl formülüne sahip iyonik bileşiktir. 6:6 istiflenmiş na+ ve cl- iyonlarından oluşan kübik kristal yapıya sahiptir.

    Deniz, göl yatakları ve kaya gibi doğal kaynaklardan elde edilir.

    Yemekleri tatlandırmada ve bozunmasını önlemede, suları yumuşatmada, kışın yolların buzlanmasını önlemede, derileri tabakalandırmada vb. Pek çok alanda kullanılır.

     
  2. en sık kullandığımız baharat, tatlandırıcı türü. nedense tuz deyip geçiyoruz ama eksikliğini tatmadan önemi anlaşılmıyor. elde edildiği yerlerin farklı olması kalitesini de etkiliyor mu acaba diye merak ediyorum doğrusu. (gülücük).

     
  3. Günümüzde 14.000 çeşit kullanım alanı olan Tuzun bilinen tarihi 8000 yıldan eski.

    Her bölgede tuz çıkarılan tuzlalar bulunduğundan savaş nedeni vs. olmamış.

    Batı dillerindeki maaş kelimesi tuz kelimesinden geliyor.

    Roma döneminde lejyonların maaşları o dönemde tuz karşılığı ödenirmiş.

    Salary ( salıriy ) yani maaş kelimesi salariumdan ( salaryum ) geliyor.

    Salarium yani tuz parası.

    sal/salis: Latince tuz.

    Homeros tuz için kutsal madde demiş.

    Tuz, eski dönemlerde dondurucular olmadığı için ve gıdalar saklanırken kullanıldığı için kıymetli bir ürünmüş.

    Pahalı yerine "çok tuzlu" dememizin sebebi de eskiden beri pahanın tuz ile kıyaslanıyor olmasıymış.

    Avusturya Salzburg ( Tuz kalesi ) anlamına geliyor.

    Salz: Almanca tuz.

    Tuzla bakımından zengin bir bölgeymiş.

    Salça, salsa, salamura, sosis, salata ( turşu ) kelimeleri de sal/salis ( tuz ) kelimesinden türetilmiş.

    Tuz eski dönemlerde o kadar kıymetliymiş ki para yerine değişim aracı olarak dahi kullanılmış.

    tuza beyaz altın adını vermişler.

    Zengin sofralarını süslermiş ve belli törenleri kuralları varmış.

    Tuza parmakla dokunmak görgüsüzlük sayılır, sofraya tuz konmaması düşmanlık belirtisi olarak görülürmüş.

    Tuz sayesinde yiyeceklerini uzun süre bozulmadan saklayabilen insanlar uzun seyahatlere kolaylıkla çıkma imkanı bulmuşlar. Aynı zamanda sürekli avlanmak zorunda kalmadıkları için yerleşik hayata geçişi de tuz hızlandırmış.

    Via Salaria: Roma'yı Adriyatik denizine bağlayan tarihi tuz yolu. Appian yolu olarak da biliniyor.

    Mısırlılar mumyalama işlemleri için tuzu kullanmışlar.

    tuzu ise nil deltasındaki deniz suyunun buharlaşmasından elde etmişler.

    osmanlı döneminde Suriye ve İzmir limanlarından batıya ihraç ettiğimiz tuz, devletin malı sayılıyormuş. tuzlaların özel mevzuatı ve muafiyetleri prosedürleri varmış.

    Mali'de tamamen tuz blokları kullanılarak kurulan bir antik şehir var. İsmi Taghaza.

    İbni Batuta yazmalarında bu şehri ziyaret ettiğini belirtmiş.

    Taghaza'dan çıkarılan tuz 100 kilogramlık bloklar halinde Timbuktu'ya taşınıyormuş.

     
  4. #2na1 ile tuzun nelere kadir olduğunu, üç harften ibaret olmadığını anlamış olduk.

    bundan sonra soframa tuz koymayan düşmanımdır biline.:)

     
  5. sofrada olmayan.

    bizim evde masaya tuz gelmez. hatta tuzluk kayıp, tuz atmak istediğimde koca şişede sofraya getiriyorum ve linç edilmemek için el altından atıyorum resmen. bizim evde tuz yasak. :(

     
  6. Tuzu merak ederken rastladığım isimleri de eklemek istediğim başlık.

    Melih, Meliha, Melahat.

    Melahat Güzellik, yüz güzelliği anlamına geliyor.

    Diğer isimlerde de benzer anlamlar var.

    Osmanlıcada ise tuzluluk, tuzlu su anlamlarına da geliyor.

    Arapça kökenli bir kelime.

    Milh kelimesi arapçada tuz anlamına geliyor.

    Melih

    Meliha

    Melahat kelimeleri

    tuz kökünden türetilmiş. Bunun sebebi ise Arapların tatlılığı ve güzelliği şeker bulunmadan önce tuz ile kıyaslıyor olmasıymış.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.