Şuan bilincimin çok çok alt katmanlarına gömülü olsa da, unutmanın mümkün olmadığı, dört senemin geçtiği, iran'a sınır küçücük bir ilçe olan doğudaki ilk görev yerimi hatırlatır. Kar benim de gözümden yaşların dökülmesine sebep olurdu ancak sevinçten değil, soğuktan, üşümekten. Heryer o kadar beyazdır ki altı ay boyunca beyazla kaplı yerörtüsüne bakmaktan nasıl gözlerim bozulmadı, şaşıyorum. Sürekli, sürekli ama sürekli bir kar yağışı olur, yolda kardan tüneller oluşur, insanlar ordan yürümeye çalışılırdı. Donan suları ve onun yarattığı eziyeti hatırlamak dâhi istemiyorum. O yüzden benim kara yüklediğim anlam bambaşka, iyi şeyler düşünmek istesem de yaşadığım çetin şartlar buna engel oluyor, aklıma gelen tek hoş anı, ev arkadaşımla kol kola penguen yürüyüşü ile okulun yolunu bulmaya çalışırken, arkadaşımın ayağının kayıp düşmesi ve her seferinde benim de onun üstüne düşmem sonucu ağlanacak halimize gülmemizdi.
Şuan sıcacık evimden dışarda yağan karı izliyorum ama birşey hissetmiyorum, ne sevinç ne de üzüntü. Karın ve soğuğun eziyetini çekenlere allah yardım etsin duasında bulunuyorum sadece.
Henüz yağmayan anvak soğuğunu burnumda hissettiğim kışın olmazsa olmaz sembolü hava olayı.
Kar güzel yağıyor ama birbgün sonra buzlanma oluyor, sen de o sabah işe gidiyorsun ya işte orası dram. Allah korusun herkesi diyelim kırık çıkıktan.
| İletişim | Künye | KVKK Aydınlatma Metni | KVKK Başvuru Formu | Çerez Kullanımı | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
|

