1 2 3 4 5 6 7 8

ikinci bir şans vermek

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. verilmediğinde pişmanlığı sonsuza kadar sürecek eylem. verildiğinde ise ya tekrar pişmanlık getirecek, ya da her şey olumlu gidecek. ikinci şanstan sonraki pişmanlıktan sonra bir şans daha verilebilir, asla sınırlama yapılmamalıdır, ve bir şans daha.

    hayatımız boyunca sınavlara girip çıkmaktan başı dönmüş bir nesiliz. ilk girişte üniversiteyi kazanamayıp kendisine ikinci şans verip ikinci sınavında harikalar yaratan pek çok kişi var. keşke ilk girişimdeki kazandığımla yetinmeyip kendime ikinci şansı verseydim diye yıllardır pişmanlık yaşıyorum. o zaman kaybettiğim bir yıl, yıllar sonraki on yıllık kaybımın yanında devede kulak olurdu. benim için bu hikayede tren kaçtı maalesef.

    insanlara da ikinci şans vermekten pişman olmamalıyız. hatta üçüncü, dördüncü şans... ilk şansında bilmediğimiz başka olaylar yaşıyordur, ikincisinde de öyle. belki son şans diye vereceğimiz şansında arka plandaki olumsuzlukları çözmüş olabilir.

    hayvanlara ve bitkilere zaten şans vermede sınır olamaz. bir muhabbet kuşunu konuşturmayı başaranların en büyük iyeliği sabırlarıdır. sabırla uğraşırlar o reng-i şahane mübarek canlıyı dile getirmek adına. denemelerinin başlarında başarısızlıkları insanların umutlarını kırsa bile zamanla mutlu sona ulaşırlar. bunun nedeni kuşa verdikleri onlarca fırsattır.

     
  2. herkes ikinci bi şansı hakedemez...

     
  3. uzun yıllar önce şehrin birindeki bir hayvanat bahçesine gitmiştik.

    hava sıcaktı ve güneş tam tepedeydi.

    küçücük kafeslerin içinde şempanzeler ve başka hayvanlar güneşin tam ortasında öylece bekliyorlardı.

    herkes gibi kafese yanaştım ve bir şempanzeyi yakından görmek istedim.

    ne kadar uğraştıysam yüzüme bakmadı.

    arkasını döndü, başını önüne eğdi, omuzlarını düşürdü.

    kaç şans hak ediyorum bilmiyorum.

    Bir kadın anlatıyor:

    "12 dakika boyunca öldüm." diyor.

    trafik kazası geçirmiş.

    çocukken sahiplendiği ve titreyerek yürüdüğü için alay edilen bir köpeği nasıl başka bir mahalleye

    götürüp terk ettiğini anlatıyor.

    ölüyken bu duyguyla yüzleşmiş.

    sonra hayata geri yollanmış.

    mesela görevliler var.

    polisler, sosyal hizmet uzmanları, paramedikler, sahada çalışan başka görevliler...

    oturup anlatsalar, kaç şans hak ediyoruz.

     
  4. Beşer şaşar misali.herkesin en az bir şans daha hakeder.

     
  5. İki tehlikeli bir sayıdır, birden fazladır, üçün de habercisidir. Bir kişiye verilecek ikinci bir şans, karşı taraf için kapıyı aralamak demektir kapıyı sonuna kadar açabilmesi için. O yüzden bu şansın kime, neye göre, hangi şartlarda verildiği çok önemlidir.

    İdaremiz, öğrencilerin derse giriş çıkışta sorumluluk sahibi olduğuna dair inancının göstergesi olarak yıllardır zil uygulaması yapmaz. Her ne kadar bu inancın artık geçerli olmadığı, öğrencilerin derse geç kaldıkları ve bu nedenle her okul gibi bizde de zil uygulaması olması gerektiğini her sene başı toplantısında dile getirsem de geri çevrilir. Ben okulun en dakik öğretmeniyimdir. Yeni girdiğim her sınıfla, ilk tanışma gününde, ilk derste, üstüne basa basa vurguladığım kural, "derse benden sonra geleni yok yazarım" olur. Ona rağmen yıl boyu kaç öğrenci derse geç geldiği için yok yazılmıştır, tahmin dahi edemezsiniz. Bazısı bu ikinci şans olayına çok inanmış olmalı ki, "ama hocam daha ilk kez geç kaldım, bu seferlik yok yazmasanız olmaz mı" iyi de ben ilk gün "şu kadar geç kalma hakkınız var" demedim ki. Hatalarından dolayı sürekli affedilmeye alışmış olan öğrenci, aynı şeyi benden bekliyor. Ancak sınıfın en tembeli de olsa, okul birincisi de olsa fark etmez, kural kuraldır, bir kere affettin mi o ve diğer öğrenciler geç kalmaya devam edecektir ki affetmediğim halde hâlâ geç kalan oluyor. Bu aslında onlar için bir nevi hayat dersi, bu özelliğimden dolayı beni sevmediklerini biliyorum ancak amacım kendimi sevdirmek değil zaten. Karşıdaki beni sevsin diye ona defalarca şans vermek, doğru bir yaklaşım değildir benim nazarımda. "Bu seferlik affedeyim" demek ikinci bir şans değil, hatayı artık görmezden geleceğim demektir. O zaman kurallar neden var?

    Bu anlattığım örnekte kural önceden koyulduğu için uymak çok daha kolaydır aslında. Ancak insan ilişkilerinde yazılı olmayan, hatta bazen sözle de dile getirilmeyen kurallar vardır. Bu kurallara uymayanlar, yakın çevreden sonsuza dek uzaklaştırılmalıdır, kapıyı aralık bırakmaksızın. "Ben bayılırım bana yalan söylenmesine, bir kere yetmez, iki kere, üç kere, on kere söyle, ben yine kanarım", "Aptal yerine konmak çok hoşuma gider, sürekli beni aptal yerine koy, dolandır, arkamdan iş çevir, fark etmez ben yine kabul ederim seni" diyebilecek kaç kişi vardır? Oturduğun yerden herkes ikinci şansı hak eder demek kolaydır, ancak kişi, böyle bir durumla karşılaştığında o şansın öyle kolay kolay verilmeyeceğini anlayacaktır. Herkese bol keseden şans dağıtıp, "affetmek büyüklüktendir" düşüncesine girilirse kişi sürekli yara alıp durur, karşısakini büyütüp, kendini küçültür. Şans vermektense karşıdakinin o şansı elde etmeye çabalaması en doğrusudur. Çabalamıyorsa da zararlı bir kişiden kurtunulduğu için kâr demektir.

     
  6. hayati manada kritik bir mesele yok ise -bir kare önce yaşanan o durumdaki hatanın tekrarlanmaması adına- herkese tanınması gereken bir hak bu.

    ancak takdir yine de bu kararı verecek kişinin tasarrufundadır. bu hakkı verebileceği gibi vermeyebilir de.

     
  7. İkinci şans verilir ama her olayda durumda olmaz,kesin dönülmeyecek hatalar vardır buna ikinci şansı verirsen yine aynısını yaşarsın o nedenle değişebiliyor duruma göre,bir de kendi adıma tecrübelerden mütevellit artık kimseye 2.şansı vermiyorum:)

     
  8. Cenabı Allah bile bize yaşamak ve yeniden doğmak için ikinci bir şans tanıyorken kulun kula bunu çok görmesi anlaşılabilir bir şey değil bana göre...

    Hatasını anlayan ve özür dileyen her insan ikinci bir şansı hak eder..!

     
  9. Zamanı ziyan etmektir çoğu kez.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.