1 2 3 4 5 6 7 8

büşra

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. alper Çağlar'ın yönetmenliğini, Çiğdem Batur ve tayanç ayaydın'da oyunculuğunu yaptıkları ikibin on yılında gösterime giren sinema filminin ismi.birbirine zıt hayatlar yaşayan iki insanın aşkının anlatıldığı film izlenmeye değer.

     
  2. farklı hayat görüşüne sahip iki kişinin biraraya gelmesi ve aralarında duygusal bir bağ oluşması ve farklı bir kültüre sahip ailelerin çocukları adına bazı kararlar vermesi sonucu, olayların ne kadar kötüye gidebileceğini anlatan sinema filmi.

     
  3. Sözlüğün nitelikli yazarlarından.

    Yazmak isteyince uzun uzun, dolu dolu yazar ki okunsun da ibret alınsın.

    Bazen de keyfe keder, bol tebessümlü tespitlerle çıkagelir.

    Bakış açısı geniş, ifade biçimi oldukça özenli, sözleri, içinden çıktığı coğrafya gibi sert ve yalındır.

    Tanımla deseler herhalde buradaki #1360 kadar net ve edebi bir tanım yapamaz pek çoğumuz.

    İyi ki var dedirtir.

     
  4. sözlükteki nostalji uzmanı.

    nerede kıyıda köşede kalmış, unutulmaya yüz tutmuş bir başlık varsa günceller önünüze koyar. gerçi bu başlığı başka bir yazar güncellemiş ama olsun.

    ara ara kayboluyor ancak sürekli olarak burada bulunması ümidiyle.

     
  5. memurlar.net/editörlerimizden saygılı,hoşgörülü iyi niyetli yazar.

     
  6. gözüm bir yerden ısırıyor bu şahsı dediğim başlık

    (tebessüm)

    çok çok selam ile girizgah yapmak isterim en mahcup halle.

    (bir teşekkür şeysi)

    kendi yağında kavrulamayan - başı dertte son zamanlarda yağlarıyla-gülücük- etliyle, sütlüyle bir taşım kaynama noktasında hemhal olan,

    at gözlükleri (!) ile arası hiç mi hiç iyi olmayan -bu arada sol göz hipermetrobik astigmat(alışırsınız ben de ilk duyduğumda durmuştum accık-gülücük) çerçeveydi, camdı hepiciğine canı sıkılan,

    az insan, çok huzur felsefesini hayatına her daim uyarlayan,

    kıyıda, köşede ne varsa "unutulmak" dehlizinden çıkarmak için denizler, okyanuslar aşan -jack sparrow duysa gözleri yaşarır-tebessüm-

    bu kadar lagaluga yeter de sadede gel buşra derseniz şayet;

    evet, ben aslında bir kentin, bir coğrafyanın uzun, derin çizgileri ve yaraları ile bilenmiş yüzler toplamıyım,

    bir aynayım bazen; soğuk, unutulmuş, hor görülmüş, ötelenmiş (!) coğrafyanın.

    maviye vurgun olsam da, ne zamandır koyu kırmızıyım ben..

    kimi zaman bir zılgıt,

    kimi zaman bir stran,

    ama en nihayetinde bir insan

    etten, kemikten bir can..

    slaw u rez..

     
  7. buşra kullanıcı adlı yazarı gördüğümde bir kez daha tabiri uygunsa aşık olduğum isim.

    kız kardeşimin adını ben koydum, "büşra". ne iyi yapmışım.

    tınısı, zerafeti kulağıma çok hoş geliyor.

    belki bir gün kızım olursa onun adını zeynep büşra koyarım. bak bu da iyi oldu.

     
  8. "Ne gökyüzü, ne de deniz

    Yok artık bir anlamı, çaresiz...

    Ne mavi, ne de mavi

    Her şey artık hep gri..."

    ...

    Hanımefendinin rumuzu büşra değilmiş, kabul edemezmiş bu başlığı. Öyle diyor kendileri...

    Söz, buşra konusunu açmamıza izin verirse sözlük, entry'leri o başlığa alacağım.

    Her neyse...

    slaw u rez.. diyerek başlamalı değerli dosttan bahsetmeye.

    Bunun da bir hikâyesi var ama şimdilik kalsın.

    Bazı insanlar vardır; eksiklikleri ile çok çok azaltır ömrünüzü ve sizi. Bugünlerde biraz eksiğim sırf bu yüzden. Biraz uzaklık, biraz kırgınlık.

    Biraz paylaşamama, biraz biraz kıskançlık.

    Mehmed Uzun ile beni tanıştıran rengarenk bir insan, dost. Sonra mı; beni Mehmed Uzun'dan kıskanan bir hale bürünmüş kitapkurdu.

    (tebessüm)

    Film onunla izlenir,

    Kitap onunla anlam kazanır,

    Tatiller onunla keyifli hale gelir,

    Dost kitabevine sadece onunla gidilir,

    ve en güzel kavgalar onunla yapılır.

    Ama yemek keyif işidir diyor iseniz, onunla asla yemek yenmez. Çay içilmez, kahve içilir bir de güzelce votkaya eşlik edersiniz.

    Sıkı sımsıkı bir dost.

    Bir kültür birikimidir aynı zamanda. Donanımlı, nitelikli ve maalesef benim gibi tripli bir dost...

    Çokça tribal enfeksiyona sahipken, bize dokunanlar da bir nebze nasibini alıyor tabii.

    (tebessüm)

    İnsanlar uzağı yakın edebilirler... ve mesafeleri yok sayıp mükemmel dostluklar kurabilirler.

    Bizim gibi...

    slaw u rez..

     
  9. Mehmed Uzun'u seveni bizde severiz dediğim, gitmek için benim gelmemimi bekleyen, yazar olmadan önce uzun süre severek takip ettiğim yazardır.

    gerçekten eksikliği hissedilmiştir; sanırım benzer başlıkların altında okumak durumunda olduğumdan. kendini de okutan ve güzel yazan bir yazar, görüşlerinin çoğunu paylaşıyorum hatta altına imzamı da atıyorum (bu arada güzel imza atarım). güzel bir düşünce çizgisi var ve anlatmak isteğinde samimi oluşu, anlaşılmak istemesi bence kuvvetli bir vicdana sahip olduğunun göstergesi.

    Buradan kendisine diyorum ki; yazmaya geri dönmesi kendisi için faydalı bir hareket olmayabilir; lakin sözlüğe ve takip edenlerine gözlemlenebilir bir farklılık getirecektir.

     
  10. #18eo

    Sözlükten ve üyelikten ayrılmayan, sadece yoğun bir iş sürecinden geçtiği için vakit bulamayan değerli kalem.

    Gelecektir, yine yeniden yazacaktır.

    Ayrılamaz çünkü, öyle bir lüksü yok...

    (tebessüm)

    ...

    bir de;

    "en güzel gökkuşağına sahip ruh"tur kendisi.

     
    (Bkz: ruhun gökkuşağı)
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.