Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

üniversitelerin ne zaman açılacağı sorunsalı

paylaş araştır

 

  1. güz döneminin artık yavaş yavaş bitmesiyle, öğrencilerin bahar dönemi için merakla bekledikleri ama henüz resmi bir açıklama gelmeyen ve tam olarak olmasa da çeşitli formüller düşünülerek şubat mart aylarından sonra açılabileceğini tahmin ettiğim durumdur.

    gerçi normal okulların açılması dahi sayıları hızla yükseltiyorken, üniversitelerin açılması ne olursa olsun hızlı bir yayılıma sebep olacaktır.

     
  2. daha henüz sona ermemiş olan coronavirüs vakalarının artmasına sebep olacak olan durumdur. okullar da kuvvetle ihtimal 15 şubatla birlikte açılacağından, salgını tam bitirmeden normalleşeceğiz diye yine yaymamızdan korkuyorum.

     
  3. büyük ihtimalle "bu yıl açılmayacak" olan sorundur.

    çünkü şehir dışından öğrenciler bir araya gelip yurtlarda yine birlikte olacakları için tehlike arz edecek.

    ilk öğretimde öyle değil, onların hepsi evinin yakınındaki okullarda ve akşam evlerinde ama üniversite öyle olmayacak.

    farklı farklı şehirlerden gelip başka bölümlerde okuyacak ama akşam aynı oda da kalacaklar bu yüzden riskli.

    yüz yüze eğitim veren bir üniversite var ankara'da ve artık haberlere çıktı bu olay, korona öğrenciler arasında patladı gitti diye.

    aşılama tam anlamıyla yapılana kadar açılacağını sanmıyorum o yüzden.

     
  4. Bu sene açılması mümkün olmayan durumdur. Şöyle ki, ülke içinde büyük bir hareketliliğe sebep olacağı gibi öğrencilerin barınma sorunu da ortaya çıkacaktır. Hele bir de son sınıf olup mezuniyetine 2-3 ay kalmış öğrenciye hadi derse gel demek daha büyük ihlale sebep olacaktır.

     
  5. açılmasını beklemediğim sorunsaldır.

    hazır vaka sayıları azalmışken aşı gelmişken olabildiğince tedbiri bırakmamak gerekiyor

     
  6. nüfus köylerden kentlere akıyor,

    nüfusun köylüsü de kentlisi de diploma sahibi olmak istiyor,

    lisans veya lisansüstü eğitime sahip olan kişiler arasında iş bulma rekabeti her geçen gün artıyor.

    hal böyleyken üniversitelerin açılmaması gerçekten bir sorunsal mı değil mi? tartışılır.

    dünyada sistem krizi yaşanıyor, covid-19 yaşanan krizi maskeleme konusunda kurtarıcı gibi yetişti. ölüm yaşı ortalaması 75 olan, öldürücülük seviyesi ishalle aynı olan bir hastalık köpürtülerek sahte bir felaket yaşatılıyor ki gündem değişsin, sistem krizi çözülmeye çalışılsın.

    ne oldu? çözüldü mü? tabii ki hayır, aksine sistem krizinin kesinlikle çözülemeyeceği anlaşıldı.

    sistem dediğimiz şey de paranın kimin elinde duracağı, isyan çıkartma potansiyeli olan kölelerin gazını almak için ne kadar kaynağın israf edileceği.

    sistemi baştan beri eleştiren gazeteci-yazar-akademisyen-araştırmacıları bir kenara bırakalım mahfi eğilmez, atilla yeşilada gibi sistemin en sadık neferleri bile artık itiraflara başladılar. dünya küçülmeye mahkum.

    makineler insanlardan daha kabiliyetli hale geldi, küçük ar-ge çalışmaları ile yakında tamamen insan gücünün yerini alacaklar. yakın, yakın, çok yakın, max 10 yıl.

    sanayide, eğitimde, mimaride, mühendislikte, markette, bankada, orada, burada, her yerde makineler çalışıyor olacak.

    e o zaman bunca insan ne olacak, bunca nüfusa ne gerek var. kayıtsız şartsız kölelik yapacak olan makineler geliştirildiğinde köle olduğunun farkında olmayan kendilerine öğretmen, polis, mimar, işçi falan denilen kölelere ne gerek var?

    aynen otomobilin icadından yani 1900lerin başından itibaren at popülasyonunun hızla azalması gibi,

    aynen tarımda makineleşme arttıkça tarım işçiliğinde çalışan sayısının azaldığı gibi...

    endüstri 5.0 devrimiyle dünyada da bu kadar insana gerek kalmayacak. yazarken aniden aklıma geldi, koç ailesi türkiye'deki en büyük efendidir, en çok kölesi olan en kudretli efendi. türkiye'de nüfus planlaması çalışmalarını devletten önce başlatan, sonrasında devlet imkanlarının bu yönde kullanılmasına sebep olan ve nüfus planlamasıyla ilgili ciddi fonlamalar yapan bir holding.

    https://youtu.be/bSGSypA6am8

    işte yukarıda linkte efendilerin köle nüfusuyla ilgili genel kanısı yer alıyor.ckoç holding'in nüfus planlamalarını fonlaması da tam olarak türkiye'nin nüfusu 50 milyon kişilerdeyken başlıyor zaten.

    neyse konu dallanıp budaklanmasın daha fazla, sanıyorum ki ilk elenenler veya hayatta kalmak için en çok zorlananlar da bedensel ve zihinsel gelişimlerini akademik eğitime endekslemiş olan kişiler olacaktır.

    geleneksel üretim ve hayatta kalma metodlarını tamamen unutarak, sadece tüketerek yaşayabilen bir türe evrilmiş olan insanların sorunları o kadar büyüyecek ki, bu sorunların ilk muhatapları da şüphesiz kentlerdeki nüfus olacak.

    covid sürecinde aldığım en ciddi kararlardan biri de çocuklarımı direkt ürettiğini satarak hayatlarını kazanabilecekleri mesleklere kanalize etmek, alaylı eğitimi teşvik etmek. eğitim serüvenimizde akademik eğitim, zurnanın son deliği olarak yer alacaktır.

    özgürlük elimizden alınmış olan en değerli hak. maaşla özgürlük satın alınamaz. hakkımızı satın almak zorunda olmamız da ayrı tartışma konusu :)

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.