1 2 3 4 5 6 7 8

turgoood

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

82 entry 30 konu hiç puanı yok
21.02.2015 16:17 son işlem tarihi takip etme takip et

turgut uyar

"neden bilinmez

alırsın yarı tuğla gibi kitabını

sarılırsın yatağa giderken

okumadan kaparsın gözlerini

içindeki dizeler

geçer gider gözlerinin önünden

bilirsin nerede ne diyor kime diyor

uyursun sonra

büyük saat akmaya devam etmektedir

uyku sürer

tüm saat kuleleri

yanlış da gösterse zamanı

bilirsin biri var bir yerde

saatin kaç olduğunu saklayan"

20.02.2015 23:51
  1. çek cumhuriyeti

    schengen vizesi almak için başvurulmaması gereken ülkedir. eskiden yeşil pasaportlu olabilirsiniz. hatta o kadar ki ilk schengen vizeniz, hollanda'dan 6 aylık verilmiş olabilir. buna rağmen, bu ülke size 20 günlük vize verebilir. sakın sinirlenmeyin. huyları bu. sonra efendi efendi italya'dan 2 yıllık vize alabilirsiniz. neyse, yinede madem 20 günlük olsa bile aldınız vizenizi, hakkınızı sonuna kadar kullanıp gezin.

    2004 yılında avrupa birliği'nin üyesi olmasına rağmen, hala para birimini değiştirememiş olan ülkedir. birinci dünya savaşı sonrasında, 5 tane ülkenin birleşmesiyle çekoslavakya ismini almıştır. sonra 1993 yılında, slovakya ile ayrılarak, isminden slavakyası gitmiş, çek'i kalmıştır.

    ülkenin %70'inin dini inancı yoktur, bu sebeple birçok kilise, müze veya konser salonu olarak kullanılır. biraları, kristalleri ve cam eşyaları ülkenin sembolüdür. ama bu sembollerin ötesinde prag vardır. bence son yılların en popüler turistik şehirlerinden biridir. elini sallasan turiste çarpıyor. hatta türk turiste çarpıyor demek daha doğru olur. efendi efendi gezerken bir anda, "annneeeeaaa", "babaaaaaağğğ" sesiyle irkiliyorsunuz. tamam türkün türkten başka dostu yoktur ama efes'de geziyormuşuz gibi olmasına da gerek yok.

    tabii bu ülke sadece prag'dan ibaret değil. çoğu ülkenin bira üretirken isim hakkını aldığını pilsen ve kaplıcalarıyla meşhur karlovy vary'de gidilesi yerlerindendir.

     
  2. Galatasaray

    ezeli rakip, ebedi dostumuz olan takım. bu sözler içi boşaltılmış klasik bir cümle olarak gelebilir ama değil.

    sene 1932, istanbulda ciddi bir yangın çıkmış ve birçok ev yanmıştır. bunların içinde fenerbahçe spor kulübü binası ve futbolcu evleri de vardır. aynı dönemde selanik ile maçı olan fenerbahçe ise soyunma odasında 8 kişi beklemektedir. kaptan fikret bey kalkar ve bir konuşma yapar "7 veya 8 kişi çıkıp bu maçı oynayacağız" der. morallerin bozuk, umutların tükendiği bu anda aslan lakaplı galatasaray kaptanı ve 4 gs'li futbolcu kapıdan girer. aslan siz burda eksikken biz öylece bekleyemeyiz der, fikret bey ilk başta kabul etmesede ardından kabul eder.

    o gün galatasaraylı futbolcular fenerbahçe formasını giyip oynarlar ve selanik takımını 4-0 ile geçerler. maçtan 910 lira hasılat elde edilir, fikret bey parayı galatasaraylı futbolcular ile paylaşmak ister ama gs'li futbolcular kabul etmez. fikret bey de parayı kızılaya bağışlar.

    bu dostluk 3 günlük bir şey değil küfürünüzü ederken 100 yıllık mazinize biraz bakın.

    o gün fenerbahçenin formalarını da beşiktaş ve taksimspor dikmiştir.