Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

Yılan

paylaş araştır

 

  1. bu hayvancağız da hayvan katliamı yoluyla maddi çıkar sağlayanların vahşetinden kendisini kurtaramayan masum bir varlık.bu doğal hammaddenin, bir hayli pahalı olan derisi, ayakkabı ve çanta imalatında kullanılıyor."yüksek moda"sektöründe başrol oynayan Gucci, Puma, Yves Saint Laurent gibi markaların, özellikle uzakdoğu asya'da ucuz insan gücünden de yararlanarak yüksek cirolu üretim etkinliğinde olduğu uzunca zamandır bilinen dramlardandır.

    ve; şöyle de bir bilgi:Piton yılanları, Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesinde yer almaktadır.

    canlılığın zorunlu kıldığı gereksinimlerin dışında kalan ve bir başka varlığın yaşam özgürlüğüne kasıtlı, gösterişe ya da ego doyumuna yönelik lüx amaçlı böylesi ticaret türlerinin giderek yaygınlaşması insanlığın içini acıtıyor.

     
  2. etrafta kedilerin ve tavukların geziniyor olması yılanların uzak durması anlamında yeterli olur gibi geldi bana.

    kediler fareleri, kurbağaları, kertenkeleleri vs. uzak tutar.

    fareler, kurbağalar yılanları çeker.

    bunun gibi bağlantılar.

     
  3. Soğuk bir duruşu olan hayvan.

    Resimlerine dahi bakmaktan korktuğum,bir kaç kez de canlı gördüğüm ve ruhumu teslim edecek kıvama geldiğim hayvan,bir böcekler bir de yılandan çok ürkerim,aman evlerden ırak:))

     
  4. yılanlar kış uykusundan uyandı diyebiliriz.

    çalı çırpı toplayıp ateş yakmışlar.

    zaten altı dikenlikmiş tam temizlenmemiş.

    eşeliyorum eşeledikçe çer çöp, ot, diken, odun ne ararsan çıkıyor.

    tam yüzeye ulaştım kocaman bir delikle karşılaştım.

    Bu da nedir dedim. Yoksa köstebek mi ?

    Sonra dün izlediğim Heidi filmi aklıma geldi.

    Köstebek midir , dağ sıçanı mıdır nedir viyak viyak bağırıyordu filmde.

    bizimki de kapibara diyor, he he isviçre alplerinde kapibara, iyiymiş.

    neyse işime bakıyorum.

    Allahtan ayağımda uzun çizmeler var, çorap da giymişim, sinekler saldırmasın diye her tarafı sarmışım.

    biraz sonra delikten çok asaletli bir yılan çıktı.

    şaşkınlıktan donakaldım yılana bakıyorum.

    yarım metre boyunda, belki biraz daha uzun, koyu gri renkli, simsiyah gözlü, ben dişisini erkeğini ayıramam ama herhalde bir dişi çünkü çok hanımefendi, üzerinde pulları falan olmayan bir yılan, sessiz sakin ve temkinli bir şekilde aşağıya doğru su gibi akmaya başladı.

    saygı duruşunda bekler gibi durdum sonuçta ev sahibi oydu.

    kafamda şapka olsa onu dahi çıkaracaktım o derece acayip bir durumdu.

    aşağıdaki birikmiş otların altına daldı ve herhalde bulduğu başka bir delikten yeraltı dünyasına geçiş yaptı.

     
  5. yılanların uzak durduğu kokulara bakarken bir youtube içeriğine denk geldim.

    mazot ve kükürt kokusundan gerçekten kaçıp kaçmadığını kameraların önünde denediler.

    etrafı mazotla sarılan yılan bana mısın demiyor ve mazotu falan umursamayıp can havliyle dışarı kaçabiliyor.

    Kükürt konusu biraz daha ilginç.

    kükürtten ve kokusundan kesinlikle kaçındı.

    kıvrandı. döndü ama halkanın en ince ve zayıf bölgesini fark edip onu da yarıp geçti.

    yani kokusundan evet rahatsız oluyor, mecbur kalmazsa yanaşmaz bile ama zorda kalınca kükürt falan da dinlemiyor.

    kükürt aynı zamanda yakıcı bir malzemeymiş ve temas ettiği her yerin suyla yıkanması gerekiyor. bu nedenle test ettikleri yılanı daha sonra suyla yıkadılar.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.