![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
urfa'nın güneşi,
yaydığı enerji,
hissettirdiklerini tam olarak izah edememekle birlikte.
dün izlediğim içeriği anlatabilirim.
talha uğurluel kitabını tanıtıyor ve nemrud'un kim olabileceğiyle ilgili ipuçları verirken bir yandan da bölgenin tarihinden bahsediyor.
bütün ipuçlarını dikkatle dinledim ve yapay zekaya sordum.
Naram-Sin dedi.
Ur ismi her ne kadar şehir anlamında mezopotamya'nın pek çok küçük şehir devleti için kullanılsa da
iki nehir arasında kalan ve Harranla en yakın bağlantılı şehir Urfa.
Yani Basra körfezindeki Ur üzerinde durmaya gerek bile yokmuş.
Harran ise bilinen tarihinin çok çok ötesinde bir geçmişe sahipmiş.
Gertrude Bell ise sadece Cudi Dağını değil Harran'ı da ziyaret etmiş ve sanırım orada da fotoğraflar çekmiş.
Bir dedektif gibi; dedi tüm bulguları karşılaştırmalı olarak toparlayınca
hem dini metinler, hem tablet bilgileri, hem arkeolojik buluntular hem de yörelerde yerleşmiş geleneksel sözlü kültürler ve inançlar
bir kriminal olayı çözer gibi olayları çözebiliyoruz dedi.
Talha uğurluel dedi ki:
Naram-sin'i akıbetine ait şiirsel metinler bulundu.
suların çekilmesi, urfa'nın cennet gibi sulak bir yerden adeta bir bataklığa dönmesi, her yeri sivrisineklerin sarması ve herkesin evlerine kapanması,
hükümdarın sonunu da bir sivrisineğin getirmesi...
videoyu izleyin bence ve mümkünse görsellerle desteklenmiş kitabı da okumakta fayda var aslında.
bir de şu var.
Harran'ın bilinçli olarak çökertilmesi olağanüstü bir arkeolojik mirasa dönüşmesini sağlamışmış.
kademe kademe aşağılara doğru inilirken hangi döneme ulaşıldığı çok net bir şekilde okunabiliyormuş.
Urfa'yı ve göbeklitepe'yi görmüştüm ama Harran kısmet olmamıştı.
ziyaret etmeyi çok isterdim açıkçası.
yine aklıma urfa adamı geldi.
tarihte bilinen gerçek boyutlu ilk "insan heykeli"
çok tuhaf bir şekilde modern insana çok benzeyen bir stel.
hemen balıklıgölün yakınlarında bulunmuş ve çıkarılmış.
aslında bir tür mezar taşına da benziyor.
ne olduğu hakkında net bir bilgi yok ama sanki gözleri farklı bir taştan belki bir obsidyenden yapılmış ve halihazırda boşluk olarak duruyor.
üzerinde v yakalı bir tunik var gibi
kendisi tamamen tıraşlı.
herhangi bir hükümdar ya da rahip tasvirine hiç benzemediği gibi belki de onlardan çok daha eski bir dönemi temsil ediyor.
sonra aklım harran'daki ayak taşlarına gitti.
ters çevirmişler ve bakmışlar ki ay tapınağında ibadeti gösteren betimlemeler var.
bu taşlar yerlerinden sökülmüş ve ters çevrilerek ayak taşı olarak kullanılmış.
iklim+coğrafya+enlem
nem yok, bulutsuz gün ve gece sayısı fazla, ortalama 250-300 gece açık gökyüzü
arazi dümdüz ve ufuk çizgisi geniş, ışık kirliliği yok
32 ila 38 kuzey enlemleri arasında bulunmak, ekliptik yörüngenin, güney gökyüzünün neredeyse tamamının ve kuzey gök bölgesinin önemli bir kısmının kolayca takip edilebilir oluşu
takvimin tarım, ticaret ve üretimle doğrudan bağlantısı,
insanların iklim nedeniyle gecelerin önemli bir kısmını dışarıda açık havada geçirmesi.
gökyüzü ile en çok uğraşan kültürlerin ortaya çıkmasını sağlamış.
yine de günümüze kadar ulaşan hoyrat, türkü ve uzun havaları listele dedim.
çoğunda dağlar var, ceylanlar var, acılar vs. var.
sözlerde herhangi bir gök cismi, ay, yıldız, güneş vs. yok.
hoyratların ve uzun havaların antik bağlantılarından bahsediyor oysa.
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
