Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

kızlarınız garsonluk mu yapıyor sorusu

paylaş araştır

 

  1. dün oynanan Adanaspor-Galatasaray maçı sonrası beyaz tv muhabiri sezgin gelmezin Galatasaray teknik direktörü jan olde riekerinke sorduğu soru. bağlı olduğu kanalı gerçekten yansıtmış.

     
    (Bkz: jan olde riekerink)
  2. sadece gazetecileri değil türk insanını utandıran sorudur.

     
  3. Garsonluk yapmak ayip mi sorusunu akla getiren, gereksiz kanalin, gereksiz programinin, gereksiz muhabirinin, gereksiz sorusu

     
  4. günümüzde garsonluğun ayıp karşılandığı durumdur. He haklılık payı yokmu? yok diyen çarpılır.ben şahsen günde 2 insan yüzüne zor katlanırken 500 yüze bakana allah kolaylık versin. 500'e bakan 1500'e de bakar :D

     
  5. soru ilk bakışta çok masum görünüyor. ne var bunda, garsonluk yapmak ayıp mı diyebilirsiniz.

    ancak erkek egemen bir spor dalında, bir babaya kızları ile ilgili alakasız bir soru sorulması kim olsa insanın sinirlerini zıplatacak bir eylem.

    sıkıyosa yabancı bir teknik direktöre değil de fatih Terim'e veya şenol güneş'e sorsalardı.

    veya durun durun... kızı var mı bilmiyorum ama yılmaz Hoca'ya sorsalardı aynı soruyu. çok aforizmik cevaplar geleceğine eminim.

    ayrıca daha anlamlı bir cevap için Mehmet Akif'in "baytar mısınız?" sualine verdiği cevaba bakmalı.

    tanım: işgüzar bir muhabirin Galatasaray teknik direktörüne sorduğu kel alaka soru.

     
  6. karşılaşma ile ne alası var diye düşündüren haber spikerinin, Galatasaray teknik direktörüne sorduğu absürt soru.

    ne diyelim bu arkadaşa allah akıl fikir versin.

     
  7. kadın ve kızları kullanarak kötü söz ve imaların mide bulandırıcı haLİ.

     
  8. belli meslek ve iş gruplarının özellikle de çok muhafazakar orta Doğu toplumlarınca hep küçümsendiğini hepimiz çok iyi bildiğimiz için aslında bizleri çok da şaşırtmaması gereken zihniyet. batı toplumlarında da benzer bir mantık var ama bizdeki kadar baskın ve yoğun değil. hem bilmem işte kibir küçük şirkmiş, insanları küçümsemek yasakmış da bilmem neymiş de blablabla. kardeşim bunlar senin yaşamında yer buluyor mu bulmuyor mu? hayır... e o zaman bunun sözde çok erdemli bir düşünce tarzı olmasının ne manası var? ancak böyle boş laflarla karnımız doyar o kadar.

    toplumun her kesimi birbirini şu köylü, bu temizlik işçisi, filan hizmetli, falan şoför gibi gibi gibi dışlayıp değer vermiyor. hiç kendimizi kadırmayalım. bunun böyle olmadığını iddia eden varsa bugün bu veya benzer kesimlerden hiç de tanımadığı birine selam versin ve yüzündeki ifadeyi görsün. bir insanın değeri yaptığı iş ile veya bulunduğu mevki ile mi belli olur? veya yukarıda örnek verdiğimiz kesimlerden hiç mi karakterli insan çıkmaz? vallahi de çıkıyor.

    öncelikle kendimize karşı dürüst olalım. bu soru tamamıyla bizim insan mantığımızı yansıtan bir düşüncenin dışavurumudur, fazlası değil. ve toplum olarak da aynısını laciverdiyiz o Kadar.

     
  9. kemal kılıçdaroğlu'nun kardeşinin belediyede asgari ücretli çalışan olduğu öğrenilince, bizim vatandaşlar daha kardeşine hayrı yok ülkeye ne yapacak ki bu kılıçdaroğlu şeklinde düşünmüştü, hatta bazı medya organları da bunun üzerinden gitmişti.

    nedense aklıma o dönemi hatırlatan soru.

    beyaz tv'nin tutuk zekalı muhabiri buradan vurmaya çalışmış, gündem de olmak istemiş ki kısmen de başarmış.

    yalnız bilinmeyen şu ki, Hollanda'da ne kadar zengin olursa olsun aileler, çocukları garsonluk, barmenlik gibi işlerde çalışırlar, bu da hiç bir şekilde ayıplanmadığı gibi fazlasıyla da takdir edilir çevrelerince. bizde tabi, işletme okuyan bir adam bile 25'inden sonra ilk kez iş deneyimi yaşadığı için böyle ayıplanıyor işte.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.