1 2 3 4 5 6 7 8

germinal

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. madencilerin yaşamını konu alan realist yazar emile zola'nın kitabı.

     
  2. natüralist yazar emile zola'nın madenci ailelerin yaşadığı zorlukları, sıkıntıları detaylıca anlatan eser. emile zola bu eseri yazmak adına madenlerde birebir çalışmış, yaşamış ve izlenimlerinden doğan ilhamla bu eseri kaleme almıştır.

     
  3. Kelime anlamı tohum... Realistten ziyade realizmin bir tık ilerisinde olan Natüralist diyelim kendisine bu roman ile. Dolayısıyla ortaya çıkacak bir mefhum daha vardır; 'determinizm." Lakin eser insanı en çok da romantizmden zerre dem vurmayıp realizm ve Natüralizmi de içinde Yok etmesiyle olağanüstü bir saygı duyarak etkiliyor. Bu eseri yazmak sadece odasında oturup insanlara tepeden bakma ile olmayacağını anlıyorsunuz. kendisi, bu ortamda bulunarak ele almıştır romanı. Bildiğimiz üzere kimse salt bir tarafsızlık içinde hayatını idame ettirtmez düşünsel olarak. Ama burada bu çerçevede her şeye herkese kabul edebilecek çıkarımlar sunmuştur. Sözgelimi başta ya da normalde etik, şiddet-vari, kötü diyebileceğiniz insan, olay ve olguları hem dünyanın hem toplumun hem insanın bütün duyguları ve varoluş biçimiyle gözümüze sokması oradan akıldan muhakeme veya empati ile süzmesinden ötürü yukarıda saydığımız kavramların da olabilicesini size kolaylıkla kabul ettiriyor.

    Zola bu eseri hayatın içinden bir adam ile başlatıp birçok şeyin savunucusu veya eleştiricisi ile devam ediyor. Ortada var olan bir gerçek ve gerçek etrafında etraflıca bir görmeye vesile olan eser. Maden işçilerinin sık olduğu bir kasabada gelişen olayları ele alırken sosyalizm ve anarşizmden hatta proletarya diktatörlüğüne kadar dokunduruyor kalemi. Teorisiz pratik, kalabalıkların kontrolsüz bir şiddet eyleminde bulunmasına dikkat çekerek tabi ki. Ütopik sosyalizm... ve işçilerin hayatlarının çıplak hali. başarısız bir devrim, bu başarısızlığın sunduğu kat be kat acılar, sonunda kazanın sermaye olması...

    Ücretlere ve sömürüye grev ile başkaldıran işçilerin yaşadığı süreç insanı akıl almaz bir betimleme gücü ile sarsıyor.Teoriden uzak olan Étienne'nin düştüğü çelişkiler ve fiyaskonun oportünist ve anarşist kahramanları haklı çıkarması. Souvarin... "sizler hiçbir zaman gerçek sosyalist olamayacaksınız, yarın sizin de elinize para geçtiğinde o küçük burjuva kalabalığına katılmakta hiçbir mahzur görmeyeceksiniz." sanki gerçek olmayı biraz daha o hak ediyor. O umarsız ve anarşizmin doruk imgesi...

    rassenur... bir anda size birçok şeyi vaadine kapılmayın tepkisinin pratikte yer bulması.

    Eserin bir bölümü var ki hele insan bir tuhaf oluyor. maigrat'ın ölümü.

    Sefaletin tahayyül edilmeyecek hali ile insanların hayat mücadelesi. Tanrı'ya estetik bir biçimde sorulan hesap ya da zerafet ile Tanrı tasavvurunu sunan konuşmalar, kötü olmamanın kötülük fırsatına erişmediği özeleştirisini yapan kadınlar...

    Her şey bir yana belki bir umut aşılayan tarafı da vardır.

    Soma'da ve dünyanın herhangi bir yetinde hayatını kaybetmiş ve kaybetmemiş tüm emekçilere saygıyla ve minnetle...

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.