1 2 3 4 5 6 7 8

ağustos böceği ve karınca

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. Hikayeyi bilmeyen okumayan yoktur özetle:ağustos böceği yaz boyu saz çalar eğlenir kış oluncaya aç kalır ve karıncanın kapısına dayanır.

    karınca sıcak yuvasında ağustos böceğini evine almaz ve geri çevirmeklede yetinmez birde hayat dersi verir.

    " yaz boyu saz çalıp eğlendin haydi şimdide saz çalıp eğlen"

    Bana acıklı gelen ve ağustos böceğinin düştüğü duruma acıdığım hikaye

    kimse zor durumda kaderine terkedilmemeli ve biz bunu çocuklarımıza doğruymuş gibi okumamalıyız

     
  2. Cocuklara calismanin onemini anlatan hikayedir.

     
  3. Yanlışa yanlışla karşılık vermenin doğru olmadığını düşündüren hikaye

     
  4. agustos bocegini tuttugum versustur.

    keyfi gicirdir. o saz benim, bu saz senin dolasip durur, gununu gun eder. bunu yaparken ac da kalmaz, midesi doludur. eglencesine duskun oldugu kadar, dunyevî dertlerle de ugrasir.

    karinca oyle mi? degil.

    surekli bir kazanma hirsi ve mal toplama icgudusu ile hayatini zindan eder. kapitalisttir. giciktir. isirir.

    la fontaine'e "oh, mon dieu!' diyor, agustos boceginin siradaki sarkisini tum fabl ve bric severlere armagan ediyorum.

     
  5. bize karıncanın ağustos böceğini alt ettiği hikaye olarak anlatılmıştır hep. ama ağustos böceği açısından işler belki de hiç öyle değildir. ağustos böceği zaten ömrünün son bir ayında o da adı üstünde ağustos ayında topraktan çıkar güneşle, gökyüzüyle, doğayla karşılaşır. kim bir aylık ömrü kaldığını bilse çalışır ki? bu süre zarfında çalar!, yer, içer bol bol da çiftleşir ki ölürken en azından yaşadığım bir şeylere değdi be diyebilsin diye.

    karınca ise zaten önündeki kış da yaşayacaktır, eğer allah ölüm vermezse veya intihar etmezse!. bu nedenle çalışmak, biriktirmek zorundadır.

    la fontaine amcamız keşke hikayesini bir de bu açıdan yazabilseydi biz de okuyabilseydik.

     
  6. karınca maalesef sanatı ve sanatçıyı korumamış, ağustos böceğini horlamış ve ölüme terk etmiştir. ağustos böceği sanatkardır ve sanata değer vermeyen toplum ölü bir toplumdur.

     
  7. çocuklarımıza çalışmalıyız, geleceğimizi düşünmeliyiz mesajı veren hikayedir lakin kafamda soru işaretleri belirtendir.düşünün ki biz, komşusu açken tok yatanlar bizden değildir diyen bir toplumdan geliyoruz. peki örnek olarak neden karıncayı gösterip destekliyoruz. o değil midir kapısını çalanı boş gönderen, aç komşusuna sırt çeviren. bu ne yaman çelişkidir sözlük...

     
  8. adında ağustos geçiyor ve ağustos kelimesi bana aslan burcu gibi ender, değerli bir burcu hatırlatıyor diye küçüklüğümden beri, ağustos böceğinin taraftarı olduğum bir fabl türüdür.

     
  9. ilkokuldan üniversiteye kadar karıncaların ne kadar akıllı ve bilge bir hayvan olduğunu düşünmeme neden olan ama üniversite de entomoloji dersleri alarak böcek bilimcisi olup işin aslını öğrenince; meğerse karıncaların ne kadar koca burunlu olduğunu ağustos böceklerinin ise acınacak halde olduklarını anlayıp onlardan binlerce kez özür dilememe neden olan eksik zekalı la fontaine'in uyduruk hikayesi. hadi biz dersini okuyup bunların 4-17 yıl arasında yer altında nimf dediğimiz yavru şeklinde yaşadığını daha sonra toprak üzerine çıktığını, ve yeryüzünde sadece 2-3 ay ergin olarak yaşadığını, sonrada ölüp gideceğini, dolayısıyla da çalıp söylemesine halaylar horonlar çekmesine sadece alkış tutmamız gerektiğine kanaat getiriyoruz. ya ilkokulda beyni yıkanan ve daha sonra bunu hiç öğrenemeyecek yavrucaklar. bunun hesabını la fontaine nasıl verecek dedirten bir hikayedir.

     
  10. Şimdi ki gelinen zamana göre çok çalışan değil kafayı kullanan kazandığı için pek te sallamadığım hikayedir.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.