1 2 3 4 5 6 7 8

goetheminder

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

12 entry hiç konu açmadı hiç puanı yok
26.01.2022 15:00 son işlem tarihi takip etme takip et

eski diziler

genellikle aile kavramı üzerinde durulan ve iç ısıtan dizilerdir.

süper baba ile milli piyango satan bir adamın, bilet alıp "sende kalsın sonrasında alırım" dediği ve büyük ikramiyenin o kişiye vurduğunda dürüstçe "büyük ikramiye sana vurdu" diyerek bileti sahibine vererek haram lokma yememeyi, hakkımız olana el sürmemeyi öğrendik fiko'dan,

ekmek teknesinde, bir babanın en kıymetlisinin kızları olduğunu, kadınlara değer vermenin eziklik değil, büyüklük göstergesini öğrendik nusret baba'dan,

7 numara ile, kadınlı erkekli evde kalınılınca akla kötü şeylerin gelmeyeceğini, güzel dostluklarla bezenmiş büyük bir aile olmayı öğrendik vahit emmi'den, zeliha'dan, haydar'dan, recep'ten, cansu'dan, rüya'dan, ayten ve armağan'dan,

ikinci bahar ile, sevmenin yaşı ve zamanı olmadığını, sevdan için asla zorluklardan yılmamayı öğrendik, herkesin sevmeye, sevilmeye hakkının olduğunu öğrendik ali haydar ile hanım'dan...

eski dizilerin tadı damakta kalan bir çikolata idi,

biz ise o damaktaki tadın kıymetini bilmeden bir bardak su içtik, o çikolata tadının gideceğini bile bile...

26.01.2022 14:44
  1. tanımsız entry girişleri

    "sözlük" kelimesinin çok önemsenmediği durum sonucu oluşan üzücü bir durumdur.

    bilgi akışını detaylandıran ve bize yeni bir şeyler katan entryler yok mu? elbette ki var, ama beni asıl şaşırtan ve düşündüren durum ise buraya gelmeden evvel hayatlarının hiçbir yerinde muadil sözlüklere hiç rastlamamışlar mı? zira google'da aratılan herhangi bir "şey" için bile muadil sözlükler ilk sıralarda çıkmakta iken, bu sözlük kültürünün buraya yansımaması ve amacından uzak kullanılması şahsımı epeyce üzmüştür.

     
  2. eski diziler

    genellikle aile kavramı üzerinde durulan ve iç ısıtan dizilerdir.

    süper baba ile milli piyango satan bir adamın, bilet alıp "sende kalsın sonrasında alırım" dediği ve büyük ikramiyenin o kişiye vurduğunda dürüstçe "büyük ikramiye sana vurdu" diyerek bileti sahibine vererek haram lokma yememeyi, hakkımız olana el sürmemeyi öğrendik fiko'dan,

    ekmek teknesinde, bir babanın en kıymetlisinin kızları olduğunu, kadınlara değer vermenin eziklik değil, büyüklük göstergesini öğrendik nusret baba'dan,

    7 numara ile, kadınlı erkekli evde kalınılınca akla kötü şeylerin gelmeyeceğini, güzel dostluklarla bezenmiş büyük bir aile olmayı öğrendik vahit emmi'den, zeliha'dan, haydar'dan, recep'ten, cansu'dan, rüya'dan, ayten ve armağan'dan,

    ikinci bahar ile, sevmenin yaşı ve zamanı olmadığını, sevdan için asla zorluklardan yılmamayı öğrendik, herkesin sevmeye, sevilmeye hakkının olduğunu öğrendik ali haydar ile hanım'dan...

    eski dizilerin tadı damakta kalan bir çikolata idi,

    biz ise o damaktaki tadın kıymetini bilmeden bir bardak su içtik, o çikolata tadının gideceğini bile bile...

     
  3. En güzel şiirlerin en güzel kısımları

    iki boğaza bakıyorsun diye deniz diyorlarsa sana,

    ben evde altı boğaza bakıyorum,

    hem de ay ortasında biten bir maaşla,

    kızıp köpürme ama,

    hiç deniz görmesek yutardık belki marmara.

    (akgün akova)

     
  4. bsg

    "ben sensiz gerilmiyorum" şeklinde de yorumlanabilecek kısaltma.

    bazılarını görmemek, görmekten daha hayırlıdır...

     
  5. daha iyisini biliyorsan sen yap

    hiç sevmeyip hiç kullanmadığım cümle kalıbır.

    tavsiye niteliğinde olanlara kulak kabartarak "acaba bu doğru olabilir mi" diye düşünerek görüşlere uygun olarak davranırım, işe yaramazsa kendi yöntemlerime dönerim.