Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

sus scrofa

paylaş araştır

 

  1. akşam saat 7 civarı.

    önümüzden tek sıra halinde geçtiler.

    tam olarak 8 adet.

    tabi ben şoku atlatmaya çalışıyorum.

    kamera kamera diye bağırıyorlar.

    ne kamerası... ağzım açık geçişi izliyorum.

    en öndeki kocaman ve yukarı kıvrık dişleri var.

    sondakiler eşit boyda, ne çok küçük ne çok büyük.

    o değil de ben bunlarla 70 80 derecelik açıyla ormanlık alanda karşılaşsaydım acaba ne yapacaktım ?

    bir homurtu var bir homurtu var acaba kuruntu mu yapıyoruz ?

    Ne kuruntusu be.

    her tarafı eşelemişler. toprağın altındaki kökleri yumruları yemişler.

    toynaklarıyla su etrafındaki bataklık bölgeyi çiğnemişler, keçi toynağı gibi ama daha büyük.

    Bu dayılar burnumuzun dibinde biz bahçe toprağının peşinde.

    ne bileyim bilemiyorum verilmiş sadaka mı diyelim, paylaşılan habitat mı diyelim.

     
  2. bizim buralarda sürüsüyle mevcut. hatta bunları avlıyor olabilirler, hatta yurt dışından buraya avlanmak için gelenlerin olduğunu duydum.

    bazen iş servisinin önüne atlıyorlar, koşarak kaçmaya çalışıyorlar. bölgede yürüyüş yapmak pek tekin değil. bunları görünce mümkünse yüksek bir şeye çıkmak gerekirmiş çünkü boyunlarını çeviremiyorlarmış.

    çevredeki köylerde ekili alanları mahvetmekte üstlerine yok. yerli halkın dediğine göre bu hayvanlar topraktaki solucanları yemekten pek hoşlanırlarmış.

    .

    şimdi gidelim 19 aralık 2015'e. cumartesi günü sabahı memleketten çıkmışız gurbet yolundayız. (iki üç gün önce de eskişehir'den piyasada bulunan en ucuz sedan arabayı sıfır km olarak almışız. araba bembeyaz kar gibi, aile olarak böyle bir alışverişi otuz kırk yılda bir ancak gerçekleştirebiliriz .) saat 16 sularında mut'tan ermenek'in virajlı eğri büğrü yoluna dönmüşüz. şoför benim ve araba kullanma hızım tamamen kağnı hızı; yavaş ve sakin. hava sisli ve yağmurlu. babamın arka koltuktan dikkat! diye seslenmesi, domuzun görüş alanıma girmesi, frene sonuna kadar basmam ve paaat diye bir ses duymamız bir saniye içinde gerçekleşti. sanırım 5-10 km/saat hızla çarptım koşa koşa önüme atlayan domuza. şoför babam olsaydı belki de durmuş olurdu ve çarpmamış olurduk. durduk. domuz kenara bir yuvarlanır gibi olup hiç zarar görmeden kaçtı gitti. domuzun zarar görmemesine çok sevinmiştim. arabanın önüne bir baktık plaka düşmüş, plakanın bağlı olduğu plastik tampon çatlamış. ailecek böyle bir kazayla ilk defa karşılaşmamızın şokuyla elimiz ayağımız titriyordu. yepyeni araba ufacık bir çatlakla sanki hurda gibi göründü gözüme. aklıma sarı mersedes filmi de geldi o anda; allahım neydi günahım, günahım neydi allahım?..

    plakayı düştüğü yerden aldık, yolumuza devam ettik. birkaç gün sonra plakayı kendimiz yerine monte ettik, eskişehir'e gittiğimizde ise kırılan plastik tamponu kaportacıya tamir ettirdik.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.