Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

çatalhöyük

paylaş araştır

 

  1. konya ili sınırları içinde bulunan ve günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine tarihlenen yerleşim yeridir. bu alanda 8000 civarında nüfusun yaşadığı tahmin edilmektedir. Tarım yapan ilk topluluklardan biri olarak kabul edilir buranın sakinleri.

    2009 yılında unesco dünya mirasları listesine alınmıştır.

     
  2. çumra ilçesinde bulunuyor.

    Bu ören yeri de volkanik Hasan Dağına yakın.

    yapılan kazılarla doğu ve batı olmak üzere iki kısımdan oluştuğu tespit edilmiş.

    doğu kısmının bilinmeyen bir sebeple terk edilip hemen yakınında batı şehrinin inşa edildiği biliniyor.

    herhangi bir hiyerarşik yapılanması ve yönetim sistemi olmadığı için aksaray'da bulunan aşıklı höyükle büyük benzerlikler gösteriyor.

    2000 yıl boyunca kesintisiz olarak yerleşim alanı olarak kullanılmış.

    bunun en önemli sebebi çevresinin sulak, verimli bataklık ve ormanlık alanlardan oluşmuş olması.

    coğrafi koşulları ve iklim koşullarını günümüz koşullarına göre değerlendirmemek gerekiyor.

    evlerin yapılış sistemine bakılınca tıpkı bir kaleymiş gibi bitişik olarak ve bir merdiven yardımıyla tepelerinden girilecek şekilde yapıldığı görülüyor. evlerin arasında boşluk yok ve ulaşım evlerin çatıları üzerinden sağlanıyor. şehrin etrafını surlarla çevirme gereği duymamışlar. bir saldırı ya da düşmanlık kaygısı taşımıyorlarmış.

    evlere merdivenle giriş çıkış için yapılmış olan açıklığın hemen altına ocaklarını yapmışlar ve bu bölümün aynı zamanda baca işlevi görmesini sağlamışlar. Biraz tehlikeli bir uygulamaymış bu.

    çocuklar merdivenle eve girerken ya da evden çıkarken ateşe düşmemek için nasıl hareket ediyordu merak ettim.

    evlerine pencere ya da kapı yapmamışlar. evin aydınlık olması ya da havalandırılması için pek gayret etmemişler gibi duruyor.

    çatıları kille sıvanmış kamış ya da ahşap gibi malzemelerle yapmışlar.

    evlerinin yanına depo olarak yaptıkları bölmede aynı zamanda tuvalet ihtiyaçlarını karşılıyorlarmış.

    daha doğrusu böyle yaptıkları tahmin ediliyor ama bu bana pek mantıklı gelmedi.

    günümüz koşullarına göre çok da hijyenik kabul edilmeyebilecek bir durumları var gibi duruyor.

    Bana kalırsa tuvalet ihtiyaçları için su kaynaklarına yakın yerlerde sırf bu sebeple özel yerler yapmış olabilirler.

    Kim depo olarak kullandığı yere tuvaletini yapar ki ?

    eski çağda yaşamış olabiliriz ama aptal değiliz diye kesinlikle bize itiraz ederlerdi bunu duysalardı.

    evlerinin yerden yükseltilmiş bölümlerinde oturuyor, uyuyor ya da günlük işlerini yapıyorlarmış.

    ayrıca boğa başlarını sıvayarak ve boyayarak evlerinin çeşitli bölümlerine yerleştiriyorlarmış.

    Bir arada yaşayarak kendilerini çevreden gelebilecek doğal tehlikelere karşı korumaya almış gibi görünüyorlar.

    Belki de yırtıcı hayvanlara karşı tedbir amaçlı böyle korunaklı bir alan inşa edilmiştir.

    Bronz çağına girişle birlikte bu yerleşim yerinin birdenbire terk edildiği belirtilmiş.

    gerekçe olarak nüfusun çok fazla artması ve kaynakların artık yetersiz kalmaya başlaması gösterilmiş.

    el sanatlarında ilerlemişler.

    taş, kemik, obsidyen gibi malzemelerle iğne, bıçak sapı, kesici alet, kolye, boncuk vs. üretmişler

    çömlekten ve ahşaptan çeşitli kaplar üretip kullanmışlar.

    maden işlemişler,

    dokumacılık yapmışlar.

     
  3. ayrıca şu an tamamen cahil cesaretimle ve yetersiz bilgilerimle sallayarak şöyle şeyler hayal ettim:

    Duvar resimlerine baktım.

    av resimleri var,

    insan betimlemeleri var,

    dev boynuzlu boğalara , domuza hatta hipopotama benzer hayvanları avlıyorlar,

    geyik avlıyorlar.

    boğa o kadar büyük resmedilmiş ki insanlar yanında küçücük kalıyor.

    akbabaların yediği kafası olmayan insan resimleri var.

    şimdi tamamen salladığım bölüme geliyorum:

    eğer birileri bizi fena halde işletmiyorsa ve ortamlara yüklenen duvar resimleri gerçekse bu insanlar tamamen siyahi ve afrikalılara çok benziyorlar.

    üzerlerinde kıyafet pek yok, saçları kıvırcık ya da çok kısa olarak betimlenmiş, sakalları yok ve renkleri kahverengi olarak çizilmiş.

    sanki üzerlerinde de benekli kürk parçaları var ya da ben öyle salladım.

    sanki bellerine leopar avlayıp kürkünü bağlamışlar.

    Anadolu'da leopar.

    şaka gibi ama neden olmasın ?

    sadece resimler değil heykel figürleri de afrikalılara benziyor.

    tipleri belirgin olan heykeller var diyebiliriz.

    aslında afrika kültürlerinden hangisine daha çok benzedikleri bile araştırılabilir. :)

     
  4. heykellere bakıyorum.

    tanrıça oldukları belirtilenler var.

    tamamen çıplak gibi duruyor hepsi.

    ya da kısmen giyinikler.

    omuzlarından asılan bir askısı da var gibi.

    bereketi simgelediği ve tanrıça olduğu belirtilmiş.

    şişman bir kadın olarak betimlenmiş, hiçbir detay atlanmamış.

    havalar anlaşılan Çumra'da dahi yaz kış çok sıcak ve mutedilmiş.

    kadın, kabile şefi gibi bir koltukta oturuyor.

    sağında ve solunda köpekleri mi ne öyle evcil gibi duran hayvanları var.

    Afrika'da da öyle ya , kadınların şişmanlaması için gayret edilen kabileler var.

    ne kadar şişman o kadar değerli ve makbul.

    Bu bayağı bildiğin Afrika kabile şefi.

    tasvir bu haliyle Harkonen'dan farklı durmuyor.

    başında bir de başlık benzeri yapı var.

    belki saçları tepesinde sarılmış ya da bir şeyle toplanmış.

    Belki günün birinde dna analizi yapılabilecek materyaller bulunabilir ve çok daha aydınlatıcı bilgilere ulaşabiliriz.

     
  5. 1950 li yıllarda rastlantı sonucu bulunmuş.

    sokakları olmayan şehir olarak adlandırılmış.

    Buna benzer yapılaşmalar günümüzde halen İran'ın bazı dağ köylerinde de teraslar halinde var.

    dünyanın en eski yerleşim yeri özelliği taşımıyor fakat bilinen en azından Akdeniz havzasında bilinen döneminin en büyük yerleşim yeri olduğu tespit edilmiş.

    kazılarda sadece yüzde altılık bir kısmın gün yüzüne çıkarıldığı belirtiliyor.

    yiyecekleri depolayarak saklayan bilinen ilk uygarlıklardan biri.

    bulunan çömlek parçaları yani dönemin saklama kaplarının parçaları buna delil olarak gösterilmiş.

    boncuklu höyük ile aralarında genetik ve kültürel bir bağlantı olduğu açıklanmış.

    kısacası daha küçük topluluklar bir şekilde büyük çatalhöyük toplumunu oluşturmuş.

    çatalhöyük'ün büyüklüğü yaklaşık 25 futbol sahası olarak belirlenmiş.

     
  6. şehirlerine sur örmeyi düşünmemişler.

    rastlanan ilk sur örneği Sümer uygarlığına aitmiş.

    yapılan analizlerle, çatalhöyük'te üretilen ve tüketilen buğdayın genetik olarak günümüz buğdayına çok yakın olduğu tespit edilmiş.

    yemek pişirmek için ısıtılmış taşlardan ya da kil toplarından yararlanıyorlarmış.

    en azından tahıllarını doğrudan ateş üzerinde pişirmediklerini ve bunun için çeşitli yöntemler geliştirdiklerini söyleyebiliyorlar.

    elle öğüttükleri unu sıcak taşın üzerinde rahatlıkla pişirebiliyorlarmış.

    o dönemde evcilleştirilen boğaları günümüz boğaları ile kıyaslamamak gerekiyormuş.

    boynuzları arasındaki açıklık 1.5 metreyi bulabilen devasa canlılarmış o dönemin evcilleştirilmiş boğaları.

    duvar resimlerinde görülen dev kızıl akbaba figürü ve etrafındaki başsız insan figürlerinin neyi temsil ettiği tahmin edilmeye çalışılıyor.

    henüz ispatlanamamış olsa da bir tür ölüleri yolcu etme ritüelinin resmedilmiş hali olabileceği belirtilmiş.

    bunun haricinde evlerin altlarında bulunan mezarlar bu durumla çelişiyor gibi görünüyor.

     
  7. son bulgularla çok fazla insan iskeletinde kafa travmasına bağlı ölümler tespit edilmiş.

    şehrin dağılmasında bu durum tam olarak gerekçe olarak gösterilemese de kendi çapında devasa büyüklüğe ulaşmış olan bu kentte insanlar arasındaki çatışmaların da kaçınılmaz olarak ortaya çıktığı belirlenmiş.

    Hasan Dağı'nın üç kere aktif hale geldiği ve son aktivitesinin çatalhöyük medeniyetine denk geldiği belirlenmiş fakat uzaklık ve yanardağın faaliyet şekli bu uygarlığı bu patlamanın ortadan kaldırmadığını gösteriyor.

    şehrin iklim değişikliği nedeniyle yavaş yavaş boşaldığını belirlemişler.

    tarım olanakları azalmış.

    300 yıl gibi uzunca bir sürede şehir eski canlılığını yitirmiş.

    deprem faaliyetleri ya da buna benzer coğrafi değişimlerin de bu sürece etkisi olabileceği belirtiliyor.

    değişen koşullarla birlikte tetiklenen göç hareketleri bu kültürü avrupa kıtasına kadar taşımış.

    stone henge anıtlarının da bu kültürün bir ürünü olduğu belirtiliyor.

    evcil hayvanlarını, tohumlarını, alışkanlıklarını toparlayarak bir yolculuğa çıkmış, daha elverişli topraklara ulaşmaya çalışmışlar.

     
  8. dünyada bilinen ilk kumaş parçası bu antik kentte bulunmuş.

    yaklaşık 8500 yıllık olarak tarihlenmiş.

    hangi malzemeyle yapıldığı tahmin edilmeye çalışılmış.

    yün mü, pamuk mu, kendir mi kullanıldı diye analiz edilmiş.

    ilginç bir sonuca ulaşılmış.

    kendir vs. yetiştirmemişler ya da toplamamışlar.

    kumaşı oluşturan iplikler meşe ağacının iç kabuğundan elde edilmiş.

    elde edilen yapı ince ve iplik eğirmeye müsait lifli bir yapı.

    buna "Bast lifi" adı veriliyor.

    demek ki bu lifler de en az pamuk, yün ya da keten malzemesi kadar esnek ve dayanıklıydı.

    gözümüz aydın efendim. Konya Çumra'nın bir zamanlar meşe ağaçlarıyla kaplı olduğunu da hüzünle öğrenmiş olduk.

    sonra bu obruklar niye açılıyor, bu topraklar niye çöküyor, ödüm patladı içine düşsem kaybolur giderdim, bir anda arazim kaynadı gitti olayları gelsin efendim.

     
  9. tarihte bilinen ilk ayna çatalhöyük'te bulunmuş.

    dünyanın en eski aynası ilan edilmiş.

    yaklaşık M.Ö 6000 tarihli

    ayna obsidyenin bir yüzeyi parlatılarak yapılmış.

    ayna anadolu medeniyetleri müzesinde sergileniyor.

     
  10. çatalhöyük ( Konya/çumra )

    pınarbaşı ( karaman höyüğü )

    boncuklu höyük ( konya / karatay )

    tepecik çiftlik höyüğü ( Niğde/Çiftlik )

    bu dört arkeolojik kazı bölgesinde yapılan DNA analizleri sonuçlarına göre:

    orta anadolu'daki neolitik yerleşme kendi iç dinamikleri ile hareket ediyor ve bir süreklilik arz ediyor.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.