Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

bir ölünün anı defteri.

paylaş araştır

 

  1. ölmeden ölmek... ruhen ve kalben...

     
  2. Yine mezardayim.

    .bu gün bir milyon sekizyuz üç gün oldu

    daha dün gibi

    Üstümden bi koyun sürüsü geçti bu gün

    Otları yoldular

    iyi oldu az nefes aldım

    Bu mezarlığın kapısının acik kalması iyi oldu..

     
  3. ölmek.... düşünceleri öldürmek...duyguları öldürmek...en son da umudu öldürmek...

     
  4. ölüler konuşmasın ...

     
  5. Ruh ölmedikten sonra herşeyin bir çaresi vardır elbet...mühim olan ruhun ölmemesi...

     
  6. zaten ölüydüm ama bugün gömüldüm...

     
  7. okuması etik olur muydu acaba?

    kişi ölmüş, arkasında her gün özene bezene not ettiği anılar, özel ve kişisel bilgiler...

    aynı whatsapp mesajları gibi, mailler gibi.

    kişi ölmüş, yakınları tarafından telefon hattı kapatılmış, kapatılmış ama whatsapp geçmişi bizim telefonda acı acı bekliyor: ali, cuman mübarek olsun; ali, bayramın mübarek olsun; ali, doğum günün kutlu olsun; ali, mühendisler günün kutlu olsun...

    silmeye elin varmaz, okumaya gözün varmaz, galeride mutlu anların fotoğrafları diğer fotoğrafların arasından bağırır. allah'ım! dersin, gerçek mi bu? dersin. bir daha dünya gözüyle göremeyecek miyim? dersin... sonra ise acıyı içine gömmeye çalışıp hâlâ nefes alanlara tutunmaya çalışırsın. senin kabullenmekte zorlandığın acı durumu etrafındakiler unutuvermiştir bile, şaşırıp kendini suçlamaya başlarsın, acaba ben mi bu durumu abartıyorum? diye.

    anı defteri ya da günlük de aynı sayılır. bazı insanlar kendi el yazısıyla her gün neler yazar neler. sonra birden ölüverir, defter öyle sahipsizce ortada kalır. acılı cenaze telaşları biter, kalabalıklar seyrelerek yok olur, evde yalnız başına kalıverirsin. gözüne bir defter ilişir. ne olduğunu bilirsin de açıp okumaya cesaret edemezsin ilk başlarda. elinden kimlerin romanları, hikayeleri geçmiştir ama hiçbirisi bu anı defteri ya da günlük kadar seni hem meraklandırıp hem de okumaya korkutmamıştır.

     
  8. nereye gittiğim hakkında bazı ipuçları bırakmak elbette isterdim ama,

    yeryüzünde birlikte yiyip içmediğimiz, birlikte gülüp eğlenmediğimiz bir ortamda

    nereye gittiğimi merak etmelerini de esefle kınardım açıkçası.

    aslında bir ölünün hatıra defteri değil de seyir defteri olsaymış.

    best seller olup gelmiş geçmiş en çok alınan kitap olurmuş.

    henüz bu işin bug ını bulan bir ruh çıkmadı ortaya.

    bulabilseydi, sistematik olarak şu ya da bu yolla, süptil varlığına uygun bir katmanda gereken mesajları iletirdi.

    hiçbiri yapamasa, içlerindeki acar gazeteciler mutlaka meslek alışkanlığı olarak bilgi geçerdi bize.

    tam olarak gidebilenlerin yani aniden ölüp de kafa karışıklığı ile arada sıkışıp kalmayanların içinde en beceriklileri ancak rüyalara gelebiliyorlar.

    hani diyeceksin nereden belli zihnimizin bir oyunu olmadığı.

    vallahi birinci elden bir arkadaşımın yalancısıyım.

    karşılıklı sorular sorup cevaplar aldığı bir yakınından bahsetmişti.

    neyse, acele etmeye gerek yok.

    dünyadaki görevlerimiz bitsin, çilemiz dolsun, vade dolsun...

    canlıyken görüşmediğim yaşayanlarla öldükten sonra teşriki mesaim olmaz zaten.

    bir iki kişiyi de hortlak olup korkuturum arada herhalde...

    ya da maun sandığın yerini söylerim.

     
  9. Şu ölüyü gömsek mi acaba?

     
  10. gülfeşan'ın hoşlanmadığı başlık.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.