![]() Türkiye'nin memur portalı |
|
![]() |
LarminaBu üye YazarBu üyenin profil sayfasına git |
|
||||||
|
||||||||
"hay ben senin...." deyip sıralı cümlelerin serbest düşünce haliyle at koşuşturmasına sebebiyet veren bir eylemdir.
.
hiç pişmanlık duymadığım ve hatırladıkça keyif aldığım bir vukuatım vardır bu konuda.
Şöyle ki;
Arkadaşımla buluştuğumuz kafeden çıkıp hasta bir arkadaşımızı ziyaret etmek için arabaya bindik. Soluksuz, gün boyu yağan, gökyüzünden yeryüzüne afili inişindeki endamından taviz vermeyen yağmur yoldaki çukurları doldurmakla meşguldü. Arabayı hareket ettirmemden çok kısa bir süre sonra, ki henüz hızım da minimal düzeydeydi, bir çukura girdiğimi ve kaldırımın yamacına yanaşmış, giydiği 13-15 pontluk tapuk boyuna sahip stilettodan dolayı omuriliği feryat eden hemcinsime su sıçrattığımı fark ettim. Hemen arabayı selvi boylu hanımefendinin (!) yanına çekip özür diledim. Kendisini gideceği yere götürebileceğimi söyledim.
Söyledim, söyledim de, herhalde rüzgar savurdu cümlelerimi.
Kadın açtı ağzımı, yumdu gözünü. Ne annem kaldı , ne de babam. Dirilerimin hepsini elden geçti, ölülerimi uyandırdı. Bir insanın, hele ki bir kadının bu kadar had bilmez, edepsiz olabileceğini asla tasavvur edemezdim; ama deneyimledim.
Nefesi kesilip soluklanınca, "peki" dedim ve aracıma bindim. Neredeyse daha önce arabayı park ettiğim yere kadar geri geri gittim. Arabanın camını kapattım, o an çalan müziği son ses açtım. Yaklaşık 5 dakika önce kısmen ıskalayıp bir miktar yağmur suyu sıçratmama sebep olan çukuru ortalayarak daha yüksek bir hızla geçtim. e tabi daha büyük bir sıçratmayla.
Herkesin ve her şeyin bir kalıba sığdırıldığı maskeli bir dünyada kendin olmak çok zor değil,
imkansıza daha yakın bir durum.
Kendin olmak sadece takdir gören yanlarını değil, aynı zamanda tüm kusurlarını da görünür hale getirmektir. Bu desturla da yola çıkıldığında varış noktamız, en çok kendimiz olduğumuz/olabildiğimiz bebeklik evremizdir. e bu da sonsuz olmadığına göre...
Sosyalleşme süreciyle yaşadığımız coğrafyanın, aldığımız eğitimin, akışına kapıldığımız toplumun, fikir fidelerimizin yeşerdiği ailemizin ve genetik mirasımızın benliğimizde oluşturduğu tabular, bizi gerçek benliğimize ulaşmaktan alıkoyar.
Toplumsal normlara göre, sürekli uyum sağlamak ve değişmek zorunda kaldığımız bir ortamda, özellikle de gerçek benliğimiz normal kabul edilenle uyuşmadığında kendimiz olmak ziyadesiyle zor.
Zaten bir çoğumuz gerçekte kim olduğumuzu bile bilemez hale geldik.
Velhasılıkelam, değerlerimize ve prensiplerimize göre yaşayalım. Hayatın realitesi ütopik dünya hayallerini bir tarafa bırakıp biraz distopik takılmayı gerektiriyor.
Dünya özgürlük arenası değil.
Yine de ben özgürüm ve özgün takılırım diyen varsa.... Mars yolcusu kalmasın, kalkıyoor son kuyruklu yıldız.
| Takipçi bulunmuyor. |
| Takip edilen yazar yok. |
| İletişim | Künye | Reklam | Sitene ekle © 2026 MN Yazılım |
