1 2 3 4 5 6 7 8

momentumun korunumu yasası

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. ilk olarak Newton'un açıkladığı temel fizik yasalarından biri.

    Cisimler kütlelerinden dolayı sahip oldukları momentumlarını korurlar.

    Prensip bu.

    İyi de momentum nedir ?

    Basit tanımıyla bir cismin kütlesiyle hızının çarpımı.

    Peki Cismin kütlesi nedir ?

    Maddenin fizik olarak miktarı ya da enerjisi ile ilgili, kilogram birimi ile gösterilen bir büyüklük.

    o zaman önce kütleden başlamak lazım.

    Kütle ile ağırlık aynı şey mi ?

    Değil.

    Tüm evrenden ayrışmış olarak, bir nesnenin içinde barındırdığı madde ve enerji miktarının bütününe kütle adını vermişiz. Bunu kilogramla ifade etmişiz fakat bu kavram o cismin ağırlığından bağımsız bir kavram.

    Ağırlık nesnenin bulunduğu konuma göre değişkenlik gösterebilen bir büyüklük.

    Ağırlık kütlelerin birbirlerine uyguladığı kuvvete göre değişebilen bir büyüklük.

    Madde ve enerji arasındaki bağlantı şimdilik bir muamma gibi göründüğü için bu şekilde tanımlanmış kütlenin ne olduğu. Bilimsel araştırmalar arttıkça kütlenin aslında tam olarak ne olduğu, madde ile enerji arasında nasıl bir bağlantı olduğu daha net ortaya çıkacak. Ya da ben öyle anladım bilmiyorum.

    Ağırlık ise nesneye uygulanan kuvvet olarak tanımlanmış.

    uygulanan kuvvet bir kütlenin başka bir kütleye uyguladığı çekim kuvveti.

    uzayın farklı bölgelerinde farklı ölçümler veren ve birimi Newton olan değer.

    Yani nesnenin kütlesi her yerde aynı fakat ağırlığı değişken.

    Bunun sebebi kütlelerin birbirlerine olan tesirleri.

    Peki kütleler neden birbirlerini çekiyorlar da mesela itmiyorlar ?

    cisimlerin kütleleri büyüdükçe etraflarına uyguladıkları çekim kuvvetinin de büyüdüğü belirtilmiş.

    Yani büyüklükleriyle doğru orantılı olarak etrafa bir çekim kuvveti uyguluyorlar.

    Yakınlarındaki cisimlere daha kuvvetli bir çekim gücü uyguluyorken uzaktaki cisimlere o kadar tesir edemiyorlar.

    bu çekim gücü, diğer cisimleri kendi merkezine doğru çekme çabası olarak tanımlanmış.

    Evrendeki tüm nesneler görünmez bir kuvvetle birbirine doğru çekiliyor.

    iyi de neden ?

    bunu araştırırken buna verilen cevaplar da bükülmeye başlıyor. :)

    Aslında olan şeyin kütlelerin birbirini çekmesi değil, kütlece büyük olan nesnenin evreni bükmesi nedeniyle oluşan yöne doğru daha düşük kütlenin yönelmesi olarak açıklıyorlar.

     
  2. Evreni nedense bir kumaş ya da masa örtüsü gibi kabul edip kütlelerin bu örtü üzerinde büyüklükleri nisbetinde yarattığı çöküntülerin çekim gücü olarak algılandığını Einstein belirtmiş.

    Yani aslında küçük kütleyi büyük kütleye çeken şey kütlenin kendisi değil oluşturduğu uzay bükülmesi demiş.

    iyi de gergin tutulan bir örtüyü üzerine bırakılan çeşitli büyüklükteki güllelerle aşağı doğru sündüren şey aşağıdan gelen yerçekimi kuvveti. ( Teoriyi öyle kurduk ya )

    O zaman burada şu sonuca ulaşıyoruz :

    İrili ufaklı bütün kütleleri uzayda birbirini çekiyormuş gibi gösteren çok daha büyük bir bir arada tutma mekanizması var.

    o mekanizma eğer Einstein'in teorisi doğruysa küçük nesneleri büyük nesnelere her nasılsa tabi kılıyor.

    Ayrıca uzay boşluğunu düz bir kumaş yüzeyi gibi düşünmek ne derece doğru düşünmemizi sağlar ki ?

    Uzaydaki bu hareketliliği sadece kütlelerin birbirini çekmesiyle izah edebilir miyiz ?

    Eğer öyle olsaydı uzay boşluğunda garip bir kümeleşme ya da daha kaotik bir ortam olmaz mıydı ?

    Düğünlerde atılan havai fişekler gibi her gece bir cümbüş izlemez miydik ?

    Uzayı eğmek hadi biraz anladım da zamanı eğmek neyin nesi kesinlikle anlamadım.

    Zaman diye bir şey zaten yok.

    bizim uydurduğumuz bir periyod sadece. İleri doğru tanımladığımız bir ok.

    Aslında entropinin bir nevi kabullenilişi.

    Ölümü aşabilseydik zamanı icat edip sorgulamayacaktık bile.

    Neyse kütleler birbirini neden çeker, Einstein olaya niye değişik bir bakış açısı getirmiş, başka bakış açısı getiren bilim insanı var mı ben başka bilgi bulamadım.

     
  3. buraya kadar bakındıklarımdan beynim iyice yandığı için daha ileri gitmeyip bu konu ile ilgili varsa diğer teorileri kurcalamak istediğimden açısal ya da çizgisel momentumla ilgili bilgileri konuya ilgi duyan bir arkadaş paylaşırsa çok güzel olurdu doğrusu.

     
  4. enerji ve kütlenin birbiriyle eşdeğer olduğu belirtilmiş.

    Bu nedenle bir enerji olduğu belirtilen ışık dahil her türlü enerjinin kütle çekimine tabi olduğu açıklanmış.

    Yani hem çekim yaratır hem de çekime tabi olur denmiş.

    Sanırım bu konuda kafalar bayağı karışık ve en temel konu aslında tam olarak çözümlenip bir kenara konulabilmiş değil.

    Kısaca her kütlenin ama her kütlenin içinde, açığa çıkmamış büyük bir enerji barındırdığı ifade edilmiş.

    Kütle eksilerek enerjiye dönüşebiliyor.

    Bazen bir kütlenin tamamen yok olarak enerjiye dönüşümü gerçekleşiyor.

    Peki enerji neye dönüşüyor ?

    enerjiyi tanımlarken " maddelerin yani kütlelerin iş yapabilme yeteneğidir." denmiş.

    Bu tanım yetersiz bir tanım.

    Hiçbir anlam ifade etmiyor.

    nükleer, kimyasal, ısı, ışık, ses, manyetik olayların hepsi "enerji" çatısı altında toplanmış.

     
  5. konuyu tam anlamak için fizik kanunlarına tam hakim olmak gerekiyor malesef.

    temelde termodinamiğin 1. yasasına dayanıyor. enerji yoktan var olmaz, var iken yok yok olmaz sadece dönüşür. mesela elektrik enerjisi mekanik enerjiye dönüşür. veya ısı enerjisi elektrik enerjisine dönüşür gibi.

    hareket olan yerde enerji olur. momentumda aynı şekilde cismin kütlesi ve hızı ile doğru orantılı olarak cisim belli enerji kazanıyor. bu kazandığı enerji yok olmaz, olamaz.

    mesela bir otomobil hareket halinde m.v'den dolayı bir momentuma sahip. otomobili durdurmak için ya frenlerden sürtünme ile enerjiyi aktaracaksın, yada otomobili bir yere çarparak var olan enerjiyi çarptığı cisme aktaracaksın.

    momentum sarkacı da aynı şekilde. enerji sürekli bir toptan diğer topa aktarılıyor, yavaş yavaş hava sürtünmesi ve yerçekimi sayesinde sönümleniyor. yani enerji yok olmuyor sürtünme ve ısı enerjisine dönüşüyor. eğer bu olay yerçekimsiz ve sürtünmesiz yerde gerçekleşse sarkaç sonsuza kadar durmadan hareketine devam ederdi.

    dönen cisimlerde aynı şekilde momentuma sahip, kütlesi var belli bir teğetsel (çizgisel) hıza ve açısal hıza sahip.

    açısal hız cismin dönüş deviri ile alakalı, ne kadar hızlı dönerse (devir/dakika) açısal hız o kadar yüksek olur. çizgisel hız ise açısal hız ile yarıçapın çarpımıdır. birde açısal ivme var ona hiç girmiyorum.

    mesela açısal hız, dünya sabit döndüğü için üzerinde her noktada aynıdır. ama çizgisel hız enleme göre değişir. en yüksek çizgisel hız ekvatorda, en düşük çizgisel hız kutuplardadır. çünkü 1 turda ekvator aldığı yol ile kutuplara yakın yerde aldığı yol çok farklıdır.

    dünya döndüğü için bir momentuma sahip. kütlesi ve hızı sabit, dolayısıyla momentumda sabit. bir anda dünyanın kütlesi aynı kalıp, çapı yarıya düşse, momentumun korunumu gereği dünyanın dönüş hızı da 2 katına çıkması gerekir. çünkü var olan enerjisi yok olamaz, onu hız artışı ile dengeler.

    sosyal medyadaki momentum korunumu deneyleri gerçektir, bilimle tamamen örtüşür.

    umarım okuyana anlaşılır gelir.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.