1 2 3 4 5 6 7 8

ibrahim bin ethem

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. 718 de doğmuş,afganistan'ın belh şehrinin sultanıdır,sırmalı kaftanlarla ALLAH'I arayan bir adamcağızdır.

    bir gün uykudan gürültüyle uyanır,sarayın damında bir adam vardır.

    ''ey adam ne ararsın damımda ?''

    ''devemi ararım sultanım'''' ,'''deli misin be adam ,damda hiç deve aranır mı''

    ''e be sultanım siz tacın tahtın ortasında ALLAH'I ararsınız ya''

    o dakika kalbine bir şeyler yazılmış,sarsılmış,ama hayat devam etmiş.

    bir gün adamlarıyla ava gitmiş ormana.

    bir ceylan dile gelmiş,kovalamacadan sonra''' eyyy ibrahim bin ethem sen bunun için yaratılmadın!!''.

    ceylan boynunu büker gider,ibrahim bin ethem yine sarsılır,çalkalanır ,savrulur,durulur ruhu. dolaşırken ormanda gördüğü çobandan kıyafetlerini ister,kendi kaftanlarını çobana verir,gidiş o gidiş....

    40 yıl dervişlik ettikten sonra bir gün ormanda başka bir dervişe rastlar.

    derviş ibrahim'e '''' ey erenler şükür bahsinden ne yaparsınız''' diye sorar.

    ibrahim '''bulursak şükrederiz,bulamazsak sabrederiz,siz ne yaparsınız'''

    ''''ey eren!! belh'in köpekleri de aynısını yapar,farkın ne ola!,biz bulursak dağıtırız,bulamazsak sabrederiz'' deyince bir kez daha kalbi sarsılmış,yanmış,kavrulmuş,divane dolanmış.

    oğlu hasretine dayanamış,babasını görmeye gelmiş,sarılıp kucaklaşmışlar hasret gidermişler

    bir ses kalbine işlemiş''' hey ibrahim hani sen bir kalbe iki sevgi sokmayacaktın'''

    kalp diliyle dua etmiş sessizce''eğer oğlumun sevgisi beni ''senden'' uzaklaştıracaksa ya benim canımı al ya oğlumun '''demiş.

    oğlu oracıkta yıkılmış can vermiş.

    yıllar sonra belh şehrine geri dönmüş,kendi yaptırdığı camiye girememiş,yatacak yeride yok,havada soğuk,girmiş bir köşeye kıvrılmış yatmış,bir süre sonra başında birileri ibrahimi tekmeliyor '''bu ,herhalde bu ,halılarımızı çalan bu'''.

    anlamış ki'''halk arasında zelil olmadan ,hak katında izzetli olunmuyor'''

    '''halk içinde kötü olmadan,hak katında değerli olunmuyor'''

    çıkmış bir köşede otururken sarhoşun biri gelmiş üzerine işemiş,hiç sesini çıkarmamış,rezil olmasın demiş.

    karnı aç ,hava soğuk bir fırıncının kapısını çalmış,misafir olmuş,sohbet etmişler,'''yahu demiş dost isteyipte olmayan bir duan oldu mu'''

    ''''oldu demiş,her duam oldu da ibrahim bin ethemi görmek istemiştim, o kabul olmadı'''

    ''''dost demiş oldu demiş,duan kabul oldu, sen ne kadar güzel bir adamsın ki ibrahim ethem yanına gelmek için itildi,atıldı,aç kaldı üşüdü'' demiş .oracıkta can vermiş.

     
  2. gönül adamı.

    ibrahim Bin Ethem, gözlerini bambaşka bir âleme açmış, ilâhî bir iklimin temaşasına dalmıştı. İşte bu temaşa, ondaki diğer güzellik telakkilerini tamamen silivermişti. Böylece her sabah ihtimamla giydiği saltanat elbiseleri ve göğsünü kabartan Belh sultanlığı, bütün ihtişam ve süsünü kaybetmişti. Öyle bir maneviyat sultanı oldu ki, dünya sultanları unutuldu, fakat o unutulmadı.

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.