1 2 3 4 5 6 7 8

ademogretmen

Bu üye Yazar

Bu üyenin profil sayfasına git

21 entry 2 konu hiç puanı yok
08.07.2022 10:22 son işlem tarihi takip etme takip et

anekdotal anlatı

edebiyat derslerinde en çok baş vurduğum... bazen bir nefes aldırır. bazen üdebâ ile ilgili bilgileri pekiştirir veya akılda kalıcı hâle getirir.

05.07.2022 16:46
  1. sağlıkçılara uygulanan şiddet

    Kadına şiddete hayır!

    Çocuğa şiddete hayır!

    Öğretmene şiddete hayır!

    Öğrenciye şiddete hayır!

    Doktora şiddete hayır!

    Şuna şiddete hayır!

    Buna şiddete hayır!

    ...

    Say say nereye kadar?!

    Bir mefhumun gereksiz mufassal hâle getirilmesi özündeki hikmeti kaçırır. Zaten saymaya kalktın mı bütün şiddet alanlarını içeren bir tarif yapamazsın. Yaptım, desen de ortaya çok büyük hacimli bir metin çkıyor.

    Bunun yerine, şiddete hayır kardeşim! Şiddetin alayına hayır! Tekmiline hayır! Hepsine hayır! Bütününe hayır! Dağılın şimdi.

     
  2. 657 kafa

    bilgi paylaşımı yapmayan, oturduğu koltuğu babasının malı zanneden, mesai arkadaşlarına iş hayatını zehreden, amirlerinin bu duruma -her nedense- göz yumduğu, arkasından küfür - beddua ettiren, bütün dünyası ayın 15'inde aldığı maaş kadar olan, kendini alternatifsiz zanneden, yeniliğe açık olmayan, durmadan gençleri kötüleyen, yardımlaşmaya sonuna kadar kapalı, tepesindeki amirden rol çalan, ettiği lerzeler ortaya çıkıp da bir soruşturma/kovuşturmaya konu olunca 180 derece dönüp binbir özürler dileyen, "Allah ıslah etsin." dediğim kişi.

     
  3. iş kitlemek

    uyanıklığın bir göstergesi olarak nâmakbul kimselerce ahlak hâline getirilmiş iğrenç bir davranış.

    ay sonu geldiğinde oradan bir 500 kağıt mı atıyorsun ki "gerekli" olduğunu düşünüyorsun.

     
  4. Evlilikte mutluluğun sırrı

    doğru kişiyi bulmakla başlar. en zor aşaması da budur. sonrası kendiliğinden gelecektir.

     
  5. dilbilgisi gramer

    ösymnin yaptığı sınavlarda yıllardır inatla çok az sayıda sorduğu, meb'in müfredatta parça pinçik ettiği, "öğretilmesin de ne olursa olsun" demeye getirdikleri, hamza zülfikar'ın TDK dergisi haziran sayısında değindiği içler acısı bir konu.