1 2 3 4 5 6 7 8

hüvel baki

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. mezarlığı ziyaret ettik.

    uzamış otları temizledik.

    kabirlerin yönlerine pek dikkat edilmemiş. Demek ki pek umursayan yok.

    taze bir mezarla karşılaştık. Akrabayız.

    henüz etrafı çevrilmemiş.

    üzerinde bilgiler olan basit bir ahşap başlık, etrafını çeviren çıtalar, bir adet tesbih, kadın olduğunu belli eden başlığa sarılı bir oyalı yazma...

    onu tanıyordum, bizden birkaç yaş belki on yaş kadar büyüktü.

    yasin okunuyor telefondan, sessizce dinliyoruz, çocukluğuma gittim:

    bana sürekli vasiyetini söylüyordu:

    daha altı yedi yaşındayım, yerine getiremem, kimseye söz geçiremem ama anlatıyordu.

    şekerleri mezarların taşına bırak, bu ağacı deden dikti, yayladan getirmişti, içeride duvarda resmi asılı olan, beni bu çam ağacının dibine gömün, babamın yanına ... işte benim yerim tam burası ( elindeki bastonu oraya uzatıyor ) öldüğüm zaman sakın ağlamayın, gülerek türkü söyleyerek gidin. sonra mezarlarda yatan kişileri tanıtıyor.

    Bu babam, bu kız kardeşim, bu deden/ resmi olan ( eski insanlar eşim ya da kocam demiyor kendi deyimleriyle ar ediyorlar ) sonra hikayelerini anlatıyor. aslında bana anlatmıyor sayıklıyor sanki ama ben dinliyordum ve hepsini de hatırlıyorum.

    Ne zaman mezarlığa yavaş yavaş tırmanarak çıksak

    aklıma ilk o cümle geliyor.

    Hüvel baki.

     
  2. Ölümdüzlerin mezar taşı imzası

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.

 

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam