Türkiye'nin memur portalı

Oturum aç Oturum aç Üye ol Üye ol Parolamı unuttum Parolamı unuttum

Abbiiee

Bu üye Çaylak

Bu üyenin profil sayfasına git

163 entry 25 konu hiç puanı yok
27.08.2018 15:10 son işlem tarihi takip etme takip et

Bayrama gitme telaşı

Evinden uzakta yaşayan bekar insanların bayramı aileleriyle geçirmek için bir kaç gün öncesinde girdikleri mutlu bir telaştır.

16.08.2018 11:20
  1. haram

    Başkasına ait olan her şey. Seninse helaldir.

     
  2. idealar kuramı

    Platon, örneğin "at" genel adının belli bir ata değil bütün atlara gönderme yaptığını söylediği kuramdır.

    Ona göre zaman ve uzamın dışında ideal bir at vardı. Bu at ideası gerçekti, tek tek atlarsa görünüşten ibaretti.

    Platon, görünüşle gerçeklik arasındaki farklılığı göstermek için ünlü "mağara benzetmesini" kullaniyordu.

    insanlar bir mağarada zincirlenmişlerdir. Yalnızca mağara duvarına vuran gölgeleri görür ve bunları gerçek zannederler, aralarından biri zincirlerinden kurtulmayı başarır, mağaranın dışına çıkıp gerçek dünyayı görür. Geri döndüğünde ışıktan gözleri kamaştığı için eskisinden daha aptal gözükür.

    Belki de ruh idelerin peşindedir.(gülücük)

     
  3. hacer ormanları

    Gidilip görülmesi gereken orman.

    Bayramın ikinci günü yolumuz torosların zirvesine düştü,

    Guatr suyu, acı su gibi bütün bilinen şifalı sulardan içtik.

    (Guatr suyu çok lezzetli, ama acı suyu içmek cesaret ister. Büyük ihtimalle çok yoğun mineralli.. yarım bardak içebileceginiz bir su için o kadar mesafe gidilmez bence ama oraya kadar gelmişken görmeden geçilmiyor.)

    Yaklaşık 250km yol yapmamıza rağmen sürekli dağ çıkmamızdan dolayı bize bu gezi 500km gibi hissettirdi.

    Turun sonunda hacer ormanlarına geldik,

    Öğle vakitleri..

    Zirveye çıkmanın heycanı sarıyor bedeninizi.

    Düzlük çakıl taşlı bir alan,

    Kampçıların çadırları,

    Tertemiz hava,

    Orman ayaklarınızın altında.

    Ahşap bir dağ evi karşıliyor sizi,

    Hemen arkasında kontrollü kamp ateşi yakabileceginiz bir alan mevcut.

    Halka açık,

    Balkonunda kibar bir adam 55 yaşlarında..

    Tanış oluyoruz,

    Suat bey, kendisi profesör spor eğitmenliği alanında.

    78 kez dağ tırmanışı gerçekleştirmiş bir dağcı.

    Bizi ahşap eve davet ediyor,

    -"önce gelen burada konaklayabiliyor, belediyenin yaptırdığı bir yer." diyor.

    -"biz kendi çadırımızı getirdik, tesekkür ederiz." Desek de ısrar edince balkonda yerimizi alıyoruz.

    Koyu bir muhabbet başlıyor,4 tane şiir kitabı çıkartmış, mutlaka okuyacağımı söylüyorum. Akademik çalışmalarından bahsediyor, 6 yıl sürmüş kohort çalışmaları mevcut. Hayranlığımı gizleyemiyorum.

    Kaizen diye bir kavramdan söz ediyor.

    Farkediyorum ki, üniversite yıllarımda kalite yönetimi dersinde öğrendiğim "pukö"(planla, uygula, kontrol et, önlem al)döngüsünün en başında uygulanması gereken bir felsefe..

    Adım adım problemleri ortadan kaldıracak çözümler üretmek, iyileştirmek, çaba harcayarak verimliliği arttırmak ve sürekli takip etmekle alakalı bir iş disiplini sunuyor size.

    Pek tabii hayatın içinde insanın kendi yaşamını düzenlemesi için de uygulanabilecek bir felsefe..

    Telefonumun en sevdiğim bölümü olan notlar bölümüne ilgimi çeken konuşmaları not alıyorum.

    Güneş tatlı tatlı batmaya başlıyor.

    Ormanda biraz yürümek istiyorum,

    Kayalar devasa, ağaçlar muntazam..

    Belirli bir yükselti üzerinde ağaç yetişmiyor, bu mevkiide yaklaşık 1800m'den sonra çıplak sarp dağ zirveleri..

    Bu dağların ihtişamı beni hep büyülemiştir.

    Kahverengi taşlı toprakta uçsuz bucaksız uzanan dağlara kafa tutmuş yemyeşil ağaçlar ve grinin en asil tonu dağ zirvelerinin gökyüzüyle birleşmesi..

    Annemin diğer kampçılarla samimi olmuş, evden özenle hazırlayıp getirdiği yiyecekleri paylaştığını görüyorum,

    Babam zirveye yakın yerlerde hala kar olduğunu farkedip keşfe çıkmış, yanında bir kaç çiğdem soğanı ve bir demet kantaron otuyla dönüyor.

    Bir sonraki gün misafirlerimiz geleceği için konaklamadan ayrılıyoruz, aklımın bir köşesinde tekrar gelmek istediğimi düşünerek..

    Dipnot: yazıda ismi geçen şahısların gerçek isimleri kullanılmamıştır.

     
  4. uçağa binmek

    Kanat tarafına denk gelmemek, cam kenarına oturmak ve keyfine bakmaktır.

     
  5. yemek yapan erkek

    Takdir edilesi ve kendine bakabilen erkektir. Şikayet etmez, mızmızlanmaz yapısı hemcinslerini kıskandırır.