1 2 3 4 5 6 7 8

kamu'da ödül,ceza ve performans sistemini ölçen bir yapı yok

paylaş araştır şikayetçiyim

 

  1. spoiler

    çalışma ve sosyal güvenlik bakanı Mehmet müezzinoğlunun aynı unvandaki kişilerin farklı kurumlarda farklı maaşlar aldığını, kamuda çeşitli statüler ve sözleşme ile çalışanların olduğunu belirtirken kullandığı ifade.

     
  2. haber başlıklarından aşırılıp kopyala yapıştır marifetiyle bir sözlük başlığına dönüşen ifadelerden sadece biri.

    yorum yok, fikir yok, hazırı al, getir sözlüğe koy modasının bilmiyorum daha nereye kadar gidecek bir örneği aynı zamanda. bari virgül koyduğumuz yere dikkat etsek ama o da yok.

    her neyse. daha uzatmadan konuyla ilgili yorumumu bırakayım şöyle kenara:

    öncelikle hiç bir anlam ifade etmeyen bir cümle olduğunu söylemeliyim. bilmiyorum daha önce bakan ve başbakan düzeyinde bile kaç kez gündeme gelen, artık tadı kaçmış bir tespit. evet tespit. sayın bakan olaylara yabancı olduğu için sanırım ilk kez duyuyor veya görüyor böyle bir farklılığı. meslek icabı kamuya uzak olduğundan sanırım, bürokrasinin nasıl bir şey olduğunu görünce, kamu çalışanı ne demek öğrenince falan yaşadığı şaşkınlık bariz belli. sağlık bakanıyken öğrenme şansı olmamış sanırım, çalışma bakanı olunca olaya vakıf oldu. yıllardır kangren olmuş, neredeyse kendini güçlü hisseden her hükümetçe dile getirilen ancak ne hikmetse çözüm bulunamayan böyle bir sorunu "tespit" ettiği için kendisini kutlamak gerek. en azından bakan koltuğunda boş oturmuyor. sorumlu olduğu çalışma hayatını, çalışan tiplerini, özlük haklarını falan yakından incelemiş besbelli. biraz geç de olsa türkiye bürokrasisini tanımaya başlamış da diyebiliriz. ciddiyim, kendisini bu çabasından ötürü kutlarım.

    ancak yukarıda da söylediğim gibi bu içi boş bir tespittir. kendisi bir doktor olarak hastalığı teşhis etmiştir ancak doğru ilaç veya tedavi konusunda eksiktir. bu kendisinin suçu değil elbet. bu memlekette işler böyle yürüdüğünden böyle bu. evet, adaletsizlik var, kamuda çeşitli statüler var, her birinin saçma kanun ve yönetmelikleri var, var oğlu var. ama çözüm yok. gerçekten yok. öyle reformla falan düzelecek bir şey yok ortada çünkü. kesilip atılması gereken kangren olmuş uzuvlar var. onu yapmaya da hiçbir hükümet vakıf olamadı. eminim ki şimdiki hükümet de olamayacak.

    her yeni bakan, koltuğuna oturunca böyle "büyük" laflar eder, ufuk açıcı(!) tespitlerde bulunur. bu da öylesine bir tespittir. hiçbir hükmü yoktur nazarımda. zaten yaptığı açıklamalardan da bunu görebilirsiniz okuduysanız eğer yukarıda paylaşılan linki. zaten arkadaşlar link paylaşmayı öğrendiklerinden beri paylaşıp duruyorlar eksik olmasınlar. okumak da bize düşüyor. okudum ve "akıl teri" ifadesini komik buldum. ayrıca şu ifadeyi anlayabilen varsa rica ederim ulaşsın bana, kendisine sürprizlerim olabilir :"Alın teri döken akıl teri dökenin hak ve hukukunu merkeze alacak, akıl teri döken de alın teri dökenin hak ve hukukunu merkeze alacak."

    bir haber başlığından entry oluşturan yazardan konuyla ilgili bir cümlecik de olsa fikir kırıntısı bekliyor insan.

    sevgiyle kalın.

     
  3. iyiki olmayan durumdur.

    olunca ne kadar adil olunacağı meçhul öyle bir ülkeyiz ki maalesef likayata önem verilmiyor kim afedersiniz yalaka ise gaz vermeyi pohpohçu ise o kapar primi gerisi mi en küçük bir durumda ceza önünü alamayız.

     
  4. liyakat sisteminin ortadan kalkmasının sonucudur

    nerede kıyakçı, biatçı insan var onlar ödüllendirilir, boyun eğmeyen de cezalandırılır. al sana ölçme sistemi işte

    ne güzel çalışıyor bak

     
Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.